Benden bir şeyler yapmam mı isteniyor? Okuyor ve okumalarını salık veriyorum çevremdekilere, ısrarla.
Yıllardır 'okumanın' öneminden bahsediyorum öğrencilerime. O kadar ki, okumayı, alışkanlıktan da öteye bir refleks hâline getirmelerini istiyorum onlardan. Bizler, diyorum, "Oku!" emriyle başlayan bir dinin mensupları değil miyiz?! Okumanın yeri ve zamanı yoktur aslında. Bu soruşturmada yer alan yazar ve şairlerimiz de bu görüşü paylaşıyorlar zaten. Ama yine de mevsim yaz ise, okuma eylemi biraz daha depreşir yüreğimizde. Kaptırır gideriz kendimizi; okuruz, okuruz, okuruz... Sonsuz teşekkürler yazar ve şairlerimize, okuyan herkese sonsuz teşekkürler...
Sözün en güzeline uyalım
Metin Önal Mengüşoğlu
Kur'an-I Kerim'in Mekke döneminde inen Zümer Suresi bir zamandır gündemimden hiç düşmüyor. Allah'ın kuluna neden kâfi olduğunu anlatıyor bana. On sekizinci ayet ise dilimden düşmüyor. Sözü dinleyip de en güzeline uyanların Allah'ın kurtarıcılığına sığındığını ve bu tutumun sağduyu sahiplerinin eylemi olduğunu düşünerek kalbimi teskin ediyorum. Çünkü yaşadığım çevrede gün geçmiyor ki kalbim şeytani fesat ve fitnelerle sıkıştırılmasın.
Başka ne mi okuyorum? Okumalarımdan usanan bir şiir kitabı var; her iki cildi de yüz yıldan beri her gün okunuyormuşçasına yıprandı şimdiden. Hâlâ soranlar varsa ve hâlâ hangi şairden söz ettiğimi bilmeyenleri ayıplayarak diyorum ki, nasıl unutursunuz: Cahit Koytak, Yoksulların ve Şairlerin Kitabı'nı yayınlamaya başladı, görmediniz mi? Bunca zamandır neredeyse bir koleksiyoner kadar kitap biriktirmiş birisi sıfatıyla kütüphanemde ilk defa Timaş markalı kitaplara da yer açıldı. Üstelik kitaplar benden usandılar. Robert Musil'in Niteliksiz Adam adlı romanı nazarımda hayli itibarlı mevkii bulunan kimi favori yazarlarımın ön habercisiymiş, okuyunca bunu anladım.
Hayri Kırbaşoğlu dostun Ahir Zaman İlmihali tek başına ansiklopedi vazife görecek besbelli. Dostoyevski'nin Bir Yazarın Notları adlı dev boyutlu eserinde Türklerden o kadar uzun boylu bahsettiğini görünce, atalarımın yabancılar nezdinde bıraktığı derin izlere benzer izlenimleri benim neslim bırakamayacak diye hayli hayıflandım ve bunu karamsar bir ruh hali olarak sanırım bir müddet sürdüreceğim. Cevat Akkanat'ın Okur Kitaplığı'ndan çıkan Edebiyat Hayat Memat adlı deneme-eleştiri eserini ise yeniden okuyorum.
Ve sırasını bekleyenler: Vefa Taşdelen, Hermeneutiğin Evrimi, Hece Yayınları; Maturidilik, Hazırlayan: Sönmez Kutlu, Kitabiyat Yayınları; Mehmet Aycı'nın 9 kitaptan oluşan şiir külliyatı vesselam.
"Aydın ve entelektüel" okumaları
Yunus Emer Tozal
Çeşitli bir okuma anlayışım var, Edebiyat-Felsefe-Tarih-Sözlük ve düşünce kitapları okuyorum. Bir şiir kitabı bitince bir başka şiir kitabını takip ederken, bir felsefe ya da sosyoloji kitabı bitirince diğer bir sosyoloji kitabına geçiyorum. Dolayısıyla masamın üzerinde birbirinden farklı türlerde 5-6 kitap oluyor.
Son zamanlarda okuduklarıma gelince: Mustafa Kutlu'nun "Zafer Yahut Hiç" isimli yayınlanan son kitabı, Ömer Sevinçgül'ün hazırladığı risalelerde kullanılan ama günümüzde artık kullanılmayan kelimelerin bulunduğu lügat, Hüsamettin Arslan'ın çevirdiği Jacques Ellul'ün Sözün Düşüşü isimli eseri, İletişim Yayınlarının 1500. eseri olan Tanıl Bora'nın çevirdiği Karl Marx'ın "Louis Bonaparte'ın On Sekiz Brumaire'i" kitabını okudum.
Bu yaz "aydın ve entelektüel" üzerine okumalarımı tamamlıyorum. Özellikle E. Said, Z. Bauman, J.P. Sartre, J. Benda okumalarımı Şerif Mardin ve Cemil Meriç okumalarıyla birlikte yapmaya çalışıyorum. Ayraç kitap tahlili ve eleştiri dergisi vesilesiyle son zamanlarda çıkan kitapları Ayraç ekibimizle mütalaa ediyor, kitap piyasasını takip ediyoruz.
Yaz sıcak ama yöntem aynı
Hüseyin Atlansoy
Yaz sIcak ama yöntem aynı. Yazar okumak. İhsan Oktay Anar kitaplarını bitirdim. Şimdi Sibel Eraslan, Sibel Türker ve Whitehead okuyacağım. Bir de Yasemin Karahüseyin'in Ademin Kanatları. Her yıl okuduğum kitapları da okuyacağım: Yitik Cennet, Bir Adam Yaratmak, Pedro Paroma bir de şiirler..
Paradoksal, birbirini besleyen eserler
Hasip Bingöl
"Paradoksal ve fakat birbirini besleyen, hatta yeniden yaratan modern zihinleri yeniden inşa eden Toby Clark'ın "Sanat ve Propaganda"sı; sanatsal yaratıcılık ve şiddetin ne denli biribirini beslediği, iç içeliği ve aralarında göz ardı edilemeyecek yakınlığı anlatan Frank Lentrcchia


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Adem Turan / Türkiye
Etiketler:



