milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Yaşananların sorumlusu kim?

23 AĞUSTOS 2010
PZT 01:15

[-] Normal [+]
  • Medya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Taraf gazetesi yazarı Ahmet Altan dün köşesinde kaleme aldığı yazıda öyle bir kuşkudan bahsediyor ki, insanın kanı donuyor: "Başkalarını bilemem ama ben bütün bu yaşananlara baktığımda, ordunun bir bölümünün "savaşın hiç bitmemesini" istediğine dair derin bir kuşkuya kapılıyorum."

  • Yaşananların sorumlusu kim? -

Bizim ordu, gerçek bir ordu olsaydı, zaten bugün bu ülkede savaş yaşanmazdı. Ordu, siyasete müdahale etmez, Kürt meselesinin demokrasi içinde çözümünü engellemez, işleri çığrından çıkartmazdı. Darbe yapıp Diyarbakır Cezaevi'ni Kürtler için bir cehenneme çevirmezdi. Kendi içlerinde "illegal" yapılar oluşturup insanları sokaklarda öldürmezdi. Barış ihtimali belirdiğinde "33 asker" faciasını yaşatmaz, insanları kışkırtmazdı.

Ordu ordu olsaydı, mesele kendi doğal mecrasında akar, Kürtlerin dillerini konuşması yasaklanmaz, hoşnutsuzluklarını siyaset içinde anlatmaları engetlenmezdi. Ama bizim ordu, ordu olmak istemedi, ordudan başka bir şey oldu, siyasete müdahale etti, Kürtlere, dindarlara, solculara baskı yaptı, ülkeyi bir kışlaya çevirmeye uğraştı. Yıl 2010, hâlâ "darbe planları", andıçlar, lahikalar çıkıyor ordunun içinden. Daha önce de birkaç kere yazdım, bir ordu siyasetle uğraşmaya başladığında onun "askerliği" biter, askerî yeteneklerini kaybeder.

Dün Genelkurmay Başkanlığı, Hantepe baskınıyla ilgili bir açıklama yayınladı. Hantepe'deki çocukları "bile bile ölüme bırakmadıklarını" anlatabilmek için nasıl "beceriksiz" olduklarını, askerî yeteneklerini nasıl tümden kaybettiklerini anlatmak zorunda kalmışlar. Askerî yeteneklerini kaybettikleri zaten belli de açıklamadaki birçok iddiaları ne yazık ki gerçeklerle uyuşmuyor.

Mehmet Baransu da yazdı zaten, ona gelen "Heron görüntüleri" içinde "çatışma öncesi" görüntüler de yer alıyor. Sadece baskın sırasında yaşananlar değil, Hantepe'nin baskın öncesi hali, PKK'nın ilk atışları o görüntülerde var. Heronlar, Hantepe baskını sırasında başka yerdeyse, o görüntüler nasıl alındı? Ben, Genelkurmay Başkanlığına bir soru sormak istiyorum önce. Hantepe baskınının olduğu gece çekilen bütün Heron görüntüleri elinizde, değil mi? "Heronlar baskından önce PKK'lıları görmedi" iddianızı kanıtlamak için o geceki bütün Heron çekimlerini yayınlayabilirsiniz, değil mi?

"Biz o geceki görüntüleri sildik" derseniz pek inandırıcı olamazsınız. Rica etsem, o gece Heronların nerelerde olduklarını, saatleri ve koordinatlarıyla açıklayabilir misiniz lütfen? Bunlar işin "Heronlar Hantepe baskınına gelen PKK'lıları görmedi, biz onları ancak baskın başladıktan sonra gördük" iddiasıyla ilgili sorular. Ama sorular bu kadar değil elbette. Genelkurmay diyor ki, "Heron görüntüleri otuz noktadan izlenmedi." Peki, kaç noktadan izlendi? O gece Heronların yaptığı çekimler kaç noktadan izleniyordu?

Hantepe'ye baskın yapıldığı anlaşıldıktan sonra helikopterler havalanmış ama Çığlı Suyu Vadisi'nde sis ve toz bulutu olduğu için vadiyi geçememiş. Geçemediği için de Hantepe'ye ulaşamamış. Orgeneral Başbuğ, daha önceki bir baskında askerlere neden yardım gönderilmediği sorulduğunda, "yağmur yağdığını" söylemişti. Siz, yağmur, sis, kar olduğunda bütün yeteneklerinizi kayıp mı ediyorsunuz? Bakın, şu son üç yılda yaşanan bütün büyük karakol baskınlarında, baskına uğrayanlara yardım gitmedi.

Dağlıca, Aktütün, Sarıyayla, Gediktepe, Hantepe hep aynı kaderi yaşadı. Hiçbirine yardım gitmemesi tuhaf değil mi? Üstelik bu baskınların hepsi daha önceden istihbarat tarafından bildirilmişti. Genelkurmay açıklamasında, Hantepe baskınını yapan PKK'lıların elindeki "doçkalardan" bahsediyor, bu silahların ağırlığı 175 kilo, o silahlar o tepeye, hiç kimseye, hiçbir Heron'a görünmeden nasıl ulaştı, bu konuda bir şey söylemiyor. Hantepe'de yaralanan bir çocuk, baskından önce "ön mevzilerin boşaltıldığını" anlatmıştı, bu konuda da bir açıklama yapılmıyor.

Hatırlıyor musunuz, Dağlıca'da da aynı şey olmuştu, ön mevziler baskından önce boşaltılmıştı. Başkalarını bilemem ama ben bütün bu yaşananlara baktığımda, ordunun bir bölümünün "savaşın hiç bitmemesini" istediğine dair derin bir kuşkuya kapılıyorum.

Bunu yapmayın. Yaşanan bu garipliklerin sorumlularını bulup, hesap sorun. Artık bitsin bu savaş, bu düşmanlık, her ölümle insanların içine yerleşen bu keder ve öfke bitsin. Barışa bir imkân tanınsın. Eller tetikten çekilsin. Bir de konuşarak deneyelim sorunları çözmeyi. Barışı konuşmak, çocukların nasıl ve neden öldüğünü konuşmaktan daha iyi değil mi?

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Medya bölümü’nde 23.08.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: hakkari, çukurca, havan mermisi, terörist, şehit, karakol, ilker başbuğ, van, asker, diyanet, başbuğ, ohal, heron, israil, saadettin tantan, memur-sen, anne, ali bardakoğlu, diyarbakır,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Medya

    1. İlkeli ve ölçülü yayın yapmak medyanın görevidir
    2. Ajanslardan ortak deklarasyon
    3. İnternet medyasına sarı basın kartı
    4. GAP kendini amorti ediyor...
    5. TMSF, Cine 5'in El Cezire'ye devrini tamamladı
    6. Konya Tv, uydu yayınına geçti
    7. "Basın özgür olmalı ancak kontrolsüz güce de dönüştürülmemeli"
    8. Diyanet, 'tüketim ahlâkı'nı kapak yaptı
    9. Murdoch'un gazetelerine inceleme
    10. Murdoch: Daha güçlü çıkacağız
  • Diğer

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    7. 10 tane görevim var
    8. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    9. Birden fazla sınav dönemi
    10. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek