Gazikent Üniversitesi bünyesinde kurulacak olan Hukuk Fakültesinin yapılandırma sürecini devam ettiren hukuk dünyasının ünlü ismi Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, "Hukukun Üstünlüğü" konulu konferans verdi.
Gazikent Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Prof. Dr. Hüseyin Hatemi tarafından verilen Hukukun Üstünlüğü konulu konferansa Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Gazikent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özdemir, Gazikent Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencilerle çok sayıda davetli katıldı. Gaziantep'le entegre olmuş bir üniversite olma yolunda başarılı çalışmalara imza attıklarını ifade eden Gazikent Üniversitesi Rektörü İbrahim Özdemir, "Gaziantepli sanayici ve iş adamlarımız dünya genelinde 180 ülkeye ihracat yapmakta, üniversite olarak bizimde hedefimiz en az 100 ülkeden öğrencilerin Gaziantep'e gelerek burada üniversite eğitimini almasını sağlamak ve kent ekonomisine olduğu gibi ülke ekonomisine de katkı sağlamaktır." dedi. Gazikent Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin kuruluşunu gerçekleştirmek üzere Gazikent Üniversitesiyle anlaşma sağlayan Gaziantep'in sadece Türkiye için değil dünya içinde önemli bir merkez olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Hüseyin Hatemi de, "Gaziantep'in dünya kültürüne olduğu gibi Türk kültür hayatına büyük katkıları olmuştur. İşin özü sevgidir. Hukukun üstünlüğü ilkesi kesilmiş bir çiçek gibi uzun ömürlü olmaz eğer sevgi kökünden kesilirse. Hele sevgi köküyle alakası olmayan, kavram kargaşasından doğan, bu değerler, hukukun ve ahlakın temel değerleri ortaktır. İdeal hukuku pozitif hukuktan ayırmak lazım her şeyden önce. Hukukun üstünlüğü ilkesi denince ne olursa olsun her ülkede bilhassa yazılı hukuk kuralları ortaya çıkmışsa, birde yazılı anayasası varsa o ülke hukuk devletidir, daha ne isterseniz anayasası var diyemezsiniz. Yazılı hukuk kurallarının başında gelen bir anayasanın olması, anayasa üstünlük ilkesinin anayasada yer alması hukukun üstünlüğü ilkesinin gerçekleştiği anlamına gelmez" diye konuştu.
"Hukuk aslında pozitif ilim değildir, pozitif ilim mensupları materyalist sebep sonuç ilişkileriyle ilgilidir. Hukukun davranış felsefesiyle temelde ilgisi vardır" diyen Hatemi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Davranış felsefesi dediğimiz zamanda hukuk aklımıza gelir. Hukukun kurallarını ahlakın kurallarından, ideal ahlakın kurallarından ayıran husus hukuk kurallarının yaptırımlı müeyyideli olmasıdır. Asgari ahlaklılık şu anlamdadır. Bu ortak davranış felsefesinin sevgiden kaynaklanan normların bazıları temel öneme caizdir. Hepsi sevgiden doğar. Ama adalete uymak, adalete riayet etmek hukuk ve ahlakın birinci sevgiden doğan ilk değer ve değer ilkesi adalettir. Adalete uyma ilkesidir. Buna bağlı olarak ikinci ilke dürüstlük ilkesidir. Adaleti sadece bilme değil davranışlara hakim kılma ilkesidir. Dürüstlük ilkesinden kaynaklanan alt ilkeler vardır. Dürüstlük ilkesi adaletin her iki anlamıyla, adalete uymak ve kimseye zarar vermeme ilkesidir. Bu iki temel ilke de hukukun ve adaletin ortak ilkesidir. Her ikisinin ortak kaynağı ise sevgidir. Sevgi de yaradılıştan gelmedir. Yaradılışın özü sevgidir. Sevgi insanın yaradılışının insan hayatının yaradılışının yeryüzünde arz üzerinde bizim insanlık imtihanımızın özü sevgidir. Yeryüzü hayatımız sevgi imtihanıdır. Hukuk bu anlamda tabi hukuk demektir. Sevgi sonradan uzlaşmayla ilgili ortaya çıkmış değildir. Yaradılışın özünde sevgi vardır. Yaradılışın özünde sevgi oluşunun anne sevgisinden, annenin yavrusuna sevgisinden anlayabiliriz. Tabii hukuk demek sevgi hukukudur."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



