Günümüz insanı, fiziksel olarak kendi türüyle aynı alanda yer alsa da ruh ve duygu dünyasında gittikçe yalnızlığa çekiliyor. Yalnızlaşan insan bir süre sonra umutsuzluğa doğru yol alıyor ve derin yoksunluklar yaşamaya başlıyor.
Modernleşmeyle birlikte değişen hayat tarzları, çalışma hayatının yoğunluğu, bitmeyen rekabet duygusu insanlara ayakları yere basmayan ve gerçekçi olmayan bir bakış açısı veriyor. Bu karanlık dehlizlere sürüklenen insanlar hayatlarına anlam katan yüce değerleri hiçe sayarak yalancı mutluluklar peşinde koşuyorlar. Bütün bu çıkmazlar sadece bireyi değil aileyi de bir şekilde etki altına alıyor ve aynı çatı altında yaşayan yalnız ve kopuk bireyleri ortaya çıkarıyor. Anne, baba, çocuklar aynı evde yaşıyorlar birlikte yemek yiyorlar, televizyon seyrediyorlar, yan yana yürüyorlar ama; konuşmadan, birbirlerini tanımadan, anlamadan donuk bir yaşam sürüyorlar. İki yabancı gibi yaşıyorlar ve her geçen gün biraz daha yalnızlaşıyorlar.
Kendini yalnız hisseden kişi karamsarlığa kapılıyor ve olayların olumsuz taraflarını görüyor. Yalnızdır çünkü. Korkuları vardır ve kendini güven içinde hissedememektedir. Duygusal olarak insanlardan uzaklaşan ve yalnız kalan insanın hayatında önemli kayıpları vardır:
1- Kendini yalnız hisseden kişi, insanlara yakınlaşamaz ve onlarla paylaşım içinde olamaz. Hayatın içinde her daim var olan acı ve üzüntüsünü paylaşamaz, insanların desteğinden mahrum kalır.
2-Öğrenme alanı sınırlanır: İnsanlar birbirleriyle yakın ilişkiler kurarak her daim bir şeyler öğrenirler. Her insanın kendi hayatından çıkardığı dersler, edindiği tecrübeler vardır; ilişkiler bu deneyimlerin paylaşılmasına zemin hazırlar. Yalnız insan ise bundan mahrumdur.
3- Görme alanımız sınırlanır: Bizler çevremizdeki insanlarla ilişkilerimizde kendimizi görme ve kendimizi değerlendirme şansını yakalarız. Gün içinde sıradan ilişkilerimizde dahi, karşımızdaki insanları tanıma ve kendi davranışlarımızı yorumlama şansına ulaşırız.
4- Sanal arkadaşlıklara eğilim artabilir: Kendi türünden uzaklaşan insan bir süre sonra yalnızlığını gidermek için internet veya televizyon gibi aygıtlara bağımlı kalabilir ve gerçek hayattan uzaklaşabilir.
5- Akraba ve arkadaş ziyaretleri zayıflayabilir: Kendini yalnızlığa veren ve insanlardan uzak kalmaya çalışan kişi, akraba ve arkadaş ziyaretlerinden uzak kalır. Ve bir süre sonra da konuşacak, halini arz edecek birine ihtiyaç duyar, yoksullaşır gün geçtikçe kendine yabancılaşır.
Makineleşmenin ve bireyselleşmenin bizlerden alıp götürdüğü en değerli şey insani ilişkilerimizdir. Şimdi bunu yeniden inşa edebilmek için çocuklarımızla, arkadaşlarımızla ve yakınlarımızla ilişkilerimizi geliştirmeli ve ziyaretlere önem vermeliyiz. Akşamları eve geldiğimizde televizyonu kapatıp aile sohbetleri düzenlemeli ve birlikte hoşça vakit geçirmeliyiz. Aksi takdirde gelecek nesiller konuşacak ve kendilerini dinleyecek kimselere hasret kalacaklar ve konuşabilecekleri sanal kahramanlar icat etmeye çalışacaklardır.





