BDDK‘nın cari açığı kapatmak için, tüketici kredilerini kısıtlayan yeni önlemler alacak olması bankaların iştahını kabarttı. Görsel ve yazılı medya aracılığıyla kredi kullanımını özendiren bankalar, şimdi de vatandaşın, belini bükmeye hazırlanıyor.
Altın fiyatlarındaki artış, dövizin yükselen ateşi derken şimdi de bankaların tüketici kredilerini yeniden ve daha yüksek bir orandan yapılandıracak olması vatandaşı çileden çıkardı. BDDK‘nın tüketici kredilerini kısıtlayan yeni önlemler alacak olması bankaların iştahını kabartmış durumda. Görsel ve yazılı medya aracılığıyla kredi kullanımını özendiren bankalar, şimdi de vatandaşın, belini bükmeye hazırlanıyor. Vatandaşların kredi taksitlerini aksatmaları durumunda, bankalar karını kar ekleyecek. Ev ve taşıt kredisi dışında, ihtiyaç kredisi kullanan vatandaşlar ne yapacağını şaşırmış durumda.
Borcun büyük kısmını tüketici kredileri oluşturuyor
Haziran ayı başı itibariyle Türk halkının, toplam 152 milyar TL tüketici kredisi borcu var. Bu borcun 76 milyarını ihtiyaç kredisi ve diğer tüketici kredileri oluşturuyor. Geriye kalan 69 milyarını konut kredisi, 6 milyarını da taşıt kredisi oluşturuyor. Geçen yılın Haziran ayından bu borç 108 milyar TL idi. İstatistikler bakıldığında bu yıl borçlanma oranının yüzde 40 arttığı gözüküyor. Bankalar kredi musluklarını açarken, bu musluklardan faydalanan herkes borçlarını, günü gününe ödeyemiyor. Verilen kredilerin 3.3 milyar TL takipte, yani ödenmemiş. Bunun 2.3 milyar lirası ihtiyaç kredisi ve diğer tüketici kredisi kullananların borcundan kaynaklanıyor. Toplam banka kredilerinin yüzde 25‘ini de tüketici kredileri oluşturuyor.
Kazan kazan politikası uygulanıyor
Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya "BDDK, bankaların kredi verme şartlarını mercek altına alsın. Bu uygulama ile BDDK, karşılıktan hazineye finans kaynağı sağlamaktadır. Bu hükümetin de işine geliyor. Burada tam bir kazan kazan politikası geçerli."
Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya‘da BDDK‘nın bu tutumunu eleştirerek, bankaların tüketici kredilerine yönelik başlatacağı uygulamanın faydadan çok zarar getireceğini söyledi. Kaya "BDDK sürekli kredi kullandırmayı önlemek adına böyle bir uygulamaya gitmiştir. Bu uygulama ile sorunlar azalmaz tam tersi daha da artar. Taşıt ve ev kredisi dışında tüketici kredisi kullanan vatandaşlar bu kredileri ödeyemedikleri ya da aksattıkları durumda daha büyük bir borç faizi altına itilecektir. Bin lira borcu olan bir vatandaşın borcu bu yapılandırma ile 5 bin liraya yükselecektir. Buna icra ve vekalat masrafları da eklenecektir. Bin lirayı ödeyemeyen vatandaş, 5 bin lirayı nasıl ödesin. Bu zulümdür. BDDK oturduğu yerden çözüm bulmaya çalışıyor, ama bu çözüm değil. BDDK bankaların kredi verme şartlarını mercek altına alsın. Bu uygulama ile BDDK, karşılıktan hazineye finans kaynağı sağlamaktadır. Bu hükümetinde işine geliyor. Burada tam bir kazan kazan politikası geçerli."ifadelerini kullandı.
Cari açığı düşürmek BDDK‘nın görevi değil
BDDK‘nın görevinin cari açığı önlemek olmadığını söyleyen Prof. Dr. Osman Altuğ, "Cari açık, halkımızın anlaması için söylüyorum, zarar demektir. Cari açığı düşürmek BDDK‘nın değil, hükümetin görevidir. Bu tür girişimler BDDK‘nın saygınlığını zedeler" dedi.
BDDK‘nin görevinin cari açığı önlemek olmadığını söyleyen Prof. Dr. Osman Altuğ, Bu tür girişimler BDDK‘nın saygınlığını zedeler. Dünya‘da en yüksek faizi ödeyen ülkeyiz. Tüketici kredilerinde aylık faiz yüzde 2.5. BDDK bankalara, fazla kredi vermeyin diyor. Niye bunu diyor. Çünkü bütün bankalar dışa bağımlı. Bankalar yüzde 1 faiz ile dışa borçlanıyor, yüzde 1 faizle aldıkları bu parayı getirip yüzde 12 ile Türkiye‘ye satıyorlar. BDDK bankalara dışarıya az borçlanın, millete daha az kredi verin diyor. Tüketiciye az borç verin ki dolar talebi azalsın, böyle de cari açık düşsün diyor. Ama bu tip uygulamalarla cari açık düşmez. Birileri yine kesesini doldurur, vatandaş mağdur olur" şeklinde konuştu.
Sözleşme süresi bitmeden değiştirilemez
TÜKODER Genel Başkanı Av. Şükran Eroğlu da kanun gereği tüketici kredilerinde sözleşmenin tüketici aleyhine olacak şekilde değiştirilemeyeceğini söyledi. Eroğlu "Bu kararın geçmişe şamil olmaması lazım. Yasa açık sözleşme, süresi bitmeden değiştirilemez."
TÜKODER Genelbaşkanı Av. Şükran Eroğlu, kanun gereği tüketici kredilerinde sözleşmenin tüketici aleyhine olacak değiştirilemeyeceğini söyledi. Eroğlu "Bu kararın geçmişe şamil olmaması lazım. Yasa açık sözleşme, süresi içinde değiştirilemez. Eğer bankalar sözleşme süresi içinde bir değişiklik yaparak, tüketici aleyhine faizleri artırırlarsa, bu kanuna aykırı olur. Mahkemeler bu tip durumlarda tüketici lehine karar verir." dedi. BDDK‘yı da eleştiren Eroğlu, "Eğer BDDK zamanında bankaları denetleseydi, bankların kredi limitlerini ölçerek bunu bir kurala bağlasaydı, bugün böyle bir durumla karşılaşılmazdı. Bankalar neredeyse sokaktan geçen herkese kredi verdiler. BDDK o zaman neden devreye girmedi."şeklinde konuştu.
En karlı sektör bankacılık
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ‘‘Türk Bankacılık Sektörü Genel Görünümü-Aralık 2010‘‘ adıyla yayınladığı raporda, bankacılık sektörünün 2010 yılı kârının önceki yıla göre yüzde 8,7 arttığını açıklamıştı. Raporda bankların şube ve çalışan sayısındaki artışa da dikkat çekilmişti.


