Gazetemizin yayınladığı PKK'nın cenaze merasimi görüntüleri kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Medyanın yoğun ilgi gösterdiği fotoğrafların ortaya çıkardığı gerçek ise, malumun ilanı oldu. Fotoğraflara tepkiler gelmeye ise devam ediyor. Bölgenin ileri gelen kanaat önderleri bu fotoğrafların çok şeyi özetlediği görüşünde birleşiyor.
Yayınladığımız PKK'nın cenaze merasimi görüntüleri basında geniş yankı uyandırdı. İnternet ve yazılı basının yoğun ilgi gösterdiği fotoğraflar, Türkiye'nin gündemini değiştirdi. Fotoğrafların meydan getirdiği yankı sürerken, bölgeyi yakından bilen insanlar, fotoğrafların ortaya çıkardığı gerçeğin, etrafında fikir birliği yapıyor.
Kürtler dar ve sapkın inançlara boyun eğmez
Araştırmacı-Yazar Doğan Bekin de Kürtlerin dar ve sapkın inançlarla işi olamayacağını söyledi. Bekin "Kürtler İslamiyet bağlı bir millettir. PKK'ya boyun eğmedi eğmeyecek de. Terör Kürt halkını elde edememiştir. Bundan dolayı ikinci bir hamle yaparak son yıllarda dindar bir söylem geliştirmeye başladılar. Bu da onlara bir fayda getirmeyecek, Kürtler buna da prim vermeyecek. Fotoğraflarda görülen simgeler "FEROHAR" Medya İmparatorluğu'na ait bir simgedir. Bu simgeyi "NASTURİ" örgütler de kullanıyor. PKK'da bu örgütlere yakın olabilmek için bu tür simgeleri kullanıyor. Bu tür terör örgütlerine de batı ülkeleri destek veriyor. Terör örgütünün savunduğu inançlar Yezidi dinine ait Kitab-ı Reş (Kara Kitap) gibi tarihin karanlık sayfalarında kalmıştır. Örgüt bu tür sapkın inançlarla Kürt halkının sempatisini, desteğini kazanamaz sadece batı ülkelerinin beğenisini, desteğini kazanır. Kürt halkı İslam gibi kapsayıcı niteliği olan dini bırakıp, dar ve sapkın inançlara boyun eğmez." dedi.
Bu gerçeğin sıkça dillendirilmesi gerekiyor
İlahiyatçı-Yazar Mehmet Göktaş da "Bir durum tespiti yaparsak. Anadolu'nun en dindar bölgesi Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dur. O bölgede yaşayan insanlar için en önemli özellikleri Müslüman kimlikleridir. Fakat PKK ve KCK'nın üst düzey yöneticilerine baktığımız zaman bu kişilerin İslamla bir alakalarının olmadığını görüyoruz. Bu kişiler Marksist, ateistler. BDP'li yöneticilerin büyük çoğunluğu içinde bunu söyleyebiliriz. Biz bu insanları ne namazda ne de oruç tutarken gördük. Ne yazık ki bu yapıya destek veren tabanın içinde büyük bir kesim ise Müslüman ve dinar vatandaşlar. Yani tavan ve taban arasında bir uyuşmazlık var. BDP'nin eylemlerine katılan kadınların çoğunluğu beyaz başörtülü. Aslında burada durup düşünmesi gereken biziz. Bu insanlar bu duruma nasıl geldiler. Sizin yaptığınız haber bu açıdan çok önemli. İnsanlar artık bu çelişkiyi görmeliler. Ve uyanmalılar" şeklinde konuştu.
Gerçekler er yada geç ortaya çıkıyor
Prof. Dr. Nedim Urhan gazetemizde yayınlanan fotoğraflar üzerine "İnsanlar kutsal olan İslam dinini bile istismar edecek kadar ileriye gitmişlerse, bu onların ne kadar utanmaz, sıkılmaz olduklarını göstermektedir. Kürtler dindar bir millettir. Bu tür istismarcılara pabuç bırakmadı bırakmayacaktır da. Dindar söylemler gerçekleştirerek, Kürt halkının sempatisini kazanmaya çalıştılar, bu fotoğraflar halkın mahzun çocuklarını kandırıp ne hale koyduklarının göstergesidir. Bu fotoğraflarda ki yapılanlar ne insanlığa ne de Müslümanlığa sığmaz. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkıyor, çıkarda."ifadelerini kullandı.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Mustafa Kılıç İstanbul / Türkiye
Etiketler:



