URUMÇİ - Çin‘de Uygurların yaşadığı Sincan özerk bölgesinin merkezi Urumçi‘de yaşayan Müslümanlar için camiler, ibadet edilen kutsal mekanlar olmalarının yanı sıra iyi ve kötü günlerde bir araya gelinen, acıların paylaşılıp, sevinçlerin çoğaltıldığı sosyal mekanlar olarak da önem taşıyor.
Urumçili Müslümanlar‘ın vazgeçemedikleri camilerin başında ise Turkuaz çinileriyle göz kamaştıran asırlık Yang Hang Camisi geliyor.
Urumçi‘nin yüzyılı aşkın süredir ayakta kalmayı başaran camisi Yang Hang Camisi, turkuaz rengi çinileriyle dikkat çekiyor.
Ana bölüm üzerine 15 sütunla çıkılarak yapılan ve 2 asma kattan oluşan camide, 10 yıl önce yapılan restorasyon nedeniyle geçip giden uzun yılların yorgunluk belirtilerine rastlanmıyor.
Yang Hang Camisi Derneği Müdürü Ebubekir Yakub, Çin Dışişleri Bakanlığı‘nın daveti üzerine bölgede bulunan AA muhabirlerine yaptığı açıklamada, Urumçi‘de 400‘e yakın cami bulunduğunu, 10 farklı etnik kökenden Müslümanlar‘ın bu camilerde namaz kıldığını söyledi.
Cemaatin zaman zaman camilere sığmadığını anlatan Yakup, 5 vakit namaz kılabilmelerine karşın, ezan yayınını cami dışında yapamadıklarını belirtti.
Yakup, bölgedeki camilerin çoğunluğunun Müslüman cemaatin katkılarıyla ayakta durduğuna işaret ederek, ‘‘Camiler, bizim sadece namaz kıldığımız yerler değildir. Camiler, bölge halkının buluştuğu, acılı ve sevinçli günlerini bir arada yaşadıkları mekanlardır‘‘ dedi.
Yakup, Urumçi‘deki Müslüman cemaatin Ramazan aylarında Yang Hang Camisi‘nde iftarlarda buluşup oruçlarını birlikte açtığını, mevlit okuyup birbirlerine ikramlarda bulunduğunu, yakınlarını kaybedenlerin de namazın ardından camilerde verilen yemekte acılarını paylaştığını kaydetti.
2009 yılında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu‘nun Urumçi ziyaretinde Yang Hang Camisi‘ni de ziyaret edip namaz kıldığını ve ardından verilen bir cenaze yemeğine katıldığını hatırlatan Yakup, Davutoğlu‘nun bu davranışının kendilerini gururlandırdığını, bugün bile o anı hatırladıklarında mutluluk yaşadıklarını belirtti.
-Camilerde Kuran-ı Kerim öğretilmiyor-
Uygur Türkleri‘nden ve Yang Hang Camisi Yardımcı İmamı Hacı Hüseyin Ahmed de Çinli tercümana ihtiyaç duymadan Uygur Türkçesiyle konuşarak, Kur‘an-ı Kerim okumayı çok küçük yaşlarda aile büyüklerinden öğrendiğini, sonraki yıllarda da İslam Enstitüsü‘nden eğitim aldığını kaydetti.
Camilerde, Kur‘an-ı Kerim öğretemediklerine dikkati çeken Ahmed, çocukların sadece evde Kur‘an-ı Kerim öğrenebildiğini vurguladı.
Ahmed, ayrıca kadınların camilere gelmediğini, Müslüman kız çocuklarının da başörtüsü ile okul ve üniversiteye gitmelerine Çin hükümeti tarafından izin verilmediğini ifade etti.
Öte yandan, camiyi ziyaret eden gazetecilere ikramda bulunan Ahmed ve beraberindekiler, Urumçi‘ye Türkiye‘den yapılan tüm ziyaretlerin büyük sevinç uyandırdığını da sözlerine ekledi.
Yakup, 1994‘te Hacca giderken Türkiye‘den geçtiğini, İstanbul Sultanahmet Camiinde Cuma namazı kıldığını hatırlatarak, Türkçe olarak ‘‘İstanbul güzel şehir, çok ama çok güzel şehir‘‘ diye konuştu.
Cami cemaati araçlarına kadar eşlik ettikleri Türk gazetecileri, Türkçe ‘‘Allaha emanet‘‘ diyerek uğurladı.




