Adana Barosu Başkanı Aziz Erbek, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü 2009 verilerine göre cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısının toplamının 116 bin 340 olduğunu belirterek, ‘‘Yasaya göre 7 yıla kadar cezayı gerektiren dosyalarda aslolan tutuksuz yargılanmaktır‘‘ dedi.

Erbek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, resmi verilere göre, Türkiye genelindeki cezaevlerindeki hükümlü sayısının, adli olaylardan 52 bin 512 kişi, terör suçlarından 3 bin 361 kişi, çıkar amaçlı örgüt suçundan 3 bin 886 kişi olmak üzere toplam 59 bin 759 kişiyi bulduğunu söyledi.

Cezaevlerindeki tutuklu sayısının ise cinayet, gasp ve hırsızlık gibi adli olaylardan 53 bin 67, terör suçundan 2 bin 967, çıkar amaçlı örgüt suçlarından da toplam 547 olmak üzere 56 bin 581‘e ulaştığını belirten Erbek, hükümlü ve tutuklu sayısının toplamının ise 116 bin 340 olduğunu ifade etti.

Tarkan‘nın serbest kalışı bir örnek

Erbek, yasaya göre 7 yıla kadar cezayı gerektiren hallerde tutuklamanın olmaması gerektiğini belirterek, ‘‘Çünkü tutukluluk bir tedbir ifade ediyor. Buna rağmen mahkemeler, tutukluluğu, adeta mahkumiyete dönüştürecek şekle dönüştürüyor‘‘ dedi. Tutuklamada, sabit adresin olmaması veya delilleri değiştirme, ortadan kaldırma gibi hallerin bulunması koşullarının dikkate alındığını anlatan Erbek, şöyle konuştu: ‘‘Örneğin bir Cumhuriyet savcısının iddianamesine göre, 5 yıl mahkumiyet verilebilecek bir davada adresi belli olan, delillerin çoğu temin edilmiş olan dosyanın şüphelisi tutuklanıyor. Hatta bu koşullarda tutuklandıktan sonra 7 veya 8 ay ya da 1 yıl sonra dava açıldığı oluyor. Bunların bir kısmı dava sonunda beraat ediyor veya verilen cezanın gerektirdiği süreden daha çok hapis yatmış oluyor. Bu durum, hem vatandaşın yasal haklarının çiğnenmiş olması sonucunu doğuruyor, hem de kapasitenin çok üstünde tutuklu veya hükümlünün cezaevlerinde kalmasına yol açıyor. Ceza yasasına göre 7 yıla kadar cezayı gerektiren dosyalarda aslolan tutuksuz yargılanmaktır. Gazetelerde yazan haliyle uyuşturucu kullanıcısı olduğu iddia edilen şarkıcı Tarkan Tevetoğlu‘nun da Cumhuriyet savcılığı tarafından serbest bırakılması buna bir örnek.‘‘

Ekonomik kriz, tv dizileri ve haber yayınlarının etkisi

Erbek, ekonomik krizin etkisinin de suç oranını artırdığını söyledi. Ekonomik krizin etkilerinin tamamen ortadan kalkması için herkesin üzerine düşün sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini belirten Erbek, şunları kaydetti: ‘‘Bir başka noktaya da dikkat çekmek gerekirse, televizyon dizileri ve haber bültenleri suç konusunda çok olumsuz etki yapıyor. Dizilere bakarak çoğunlukla gençler şiddete yöneliyorlar. Bu nedenle hem televizyon kanallarının, hem de RTÜK‘ün dikkat etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bir cinayet haberi yarım saatlik toplam haber bülteninin neredeyse yarısını oluşturuyor. Haber aynı görüntülerle ve aynı cümlelerle 5-10 dakika süreyle tekrar tekrar veriliyor. Bu bile bireylerde suç işleme psikolojisini tetikliyor.‘‘

3 katlı ranza talebi

Erbek, cezaevlerinde bir yatakta 2 kişinin veya yerde yatanların bulunduğunu bildiklerini ifade ederek, ‘‘Hatta son zamanlarda bazı cezaevlerinden 3 katlı ranza talebinde bulunulduğu söyleniyor. Cezaevlerindeki ranzalar bilindiği üzere 2‘şer kattan oluşuyor. Hükümlü ve tutuklu sayısının fazlalığı, cezaevlerindeki koşulları her anlamda zorlaşıyor. Avrupa‘nın herhangi bir ülkesiyle karşılaştırdığımızda bu durum, insan hakları açısından da ciddi bir sorun oluşturuyor‘‘ diye konuştu. Aziz Erbek, bu sıkıntıların aşılması için öncelikle birinci derecede yerel mahkemelerin tutuklama kararını verirken daha dikkatli olması, diğer yandan da yeni cezaevleriyle ilgili çalışma yapılması gerektiğini bildirdi.

Muhabir: Haber Merkezi