Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON)'un Topkapı 1453 Tesisleri'nde düzenlediği geleneksel iftar programında konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Türkiye'de işlerin büyük bir kısmını Parlamento ya da bakanlar kurulunun değil, bürokratik oligarşinin hallettiğini söyledi.
Yargi denetiminde milletin hiçbir fonksiyonu yoktur
"Milletin ekonomik geleceğine millet karar veremez. Para basma yetkisi bu milletin elinde değildir. Yargı denetiminde bu milletin hiçbir fonksiyonu yoktur" diyen Kurtulmuş, "İnşallah önümüzdeki dönemde bu ülkenin tam manasıyla demokratikleştiği bir sürecin öncülüğünü yapacağız" şeklinde konuştu.
ASKON'un Topkapı 1453 Tesisleri'nde gerçekleştirdiği geleneksel iftar programı büyük bir katılıma sahne oldu. Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, D-8 Genel Sekreteri Widi Pratikto, Kredi Yurtlar İstanbul Bölge Müdürü Dr. Cemil Bağlama, Pakistan Başkonsolosu Dr. Yusuf Cüneyd, TGTV Başkanı Necati Ceylan, İTO Başkanı Murat Yalçıntaş ile ASKON üyeleri de iftara katıldılar.
Programında konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Türkiye'de işlerin büyük bir kısmını parlemento ya da bakanlar kurulunun değil, bürokratik oligarşinin hallettiğini söyledi. "Milletin ekonomik geleceğine millet karar veremez. Para basma yetkisi bu milletin elinde değildir. Yargı denetiminde bu milletin hiçbir fonksiyonu yoktur." diyen Kurtulmuş, "İnşallah önümüzdeki dönemde bu ülkenin tam manasıyla demokratikleştiği bir sürecin öncülüğünü yapacağız" şeklinde konuştu.
Kardeşlik, ekonomi, demokratikleşme..
ASKON'un iftar programında konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin üç temel sorunla boğuştuğunu söyledi. Kurtulmuş şöyle konuştu:
"Bu ülkenin en temel sorunlarından birisi, bu ülkenin birlik ve beraberliğinin sağlanması, kardeşliğin tesis edilme sorunudur. İkinci temel sorunumuz, siz ASKON üyelerinin de çok yakından hissettiği gibi, ekonomik sorunlardır. Sadece iş hayatındaki sıkıntılardan bahsetmiyorum. Ekonomik sistemin bünyesinden kaynaklanan ciddi yapısal sorunlarla karşı karşıyayız. Türkiye'de madalyonun bir tarafı son derece pembe tablolar ortaya koyuyorsa da, diğer tarafı son derece ağır, acıklı ve vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır. Gelir dağılımı adaletsizliği, fukaralık, borçlanma, bireylerin ve kurumların borçlanması, uluslar arası politikaları uygulamaktan kaynaklanan sorunlar Türkiye ekonomisini ciddi problemlerle karşı karşıya bırakıyor. Üçüncü temel sorunumuz bu ülkede demokratikleşme sorunudur. Demokratikleşme sorunu diğer bütün problemlerin de kaynağını teşkil eden bir sorun olmaya devam ediyor" dedi.
Değişiklik değil, Yeni Anayasa...
12 Eylül'de oylanacak Anayasa değişikliğinin kesinlikle yetersiz olduğunu vurgulayan Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Önümüzdeki referandumda gönül arzu ederdi ki, Türkiye kapsamlı bir Anayasa değişikliğini oylamış olsaydı. Türkiye temel sorunlarını çözebilecek, sistemin demokratik hale getirilebildiği bir Anayasa değişikliğini oylayabilseydi. Bu yapılamadı, böyle bir kararlılık ortaya konulamadı, şartlar elvermedi.
Saadet Partisi olarak biz ilk günden itibaren Türkiye'deki demokratikleşme sorununu bütünüyle çözüyor olmasa bile bu Anayasa değişikliği paketine evet oyu vereceğiz. Bu Anayasa paketi evet oyuyla oylanacak, ama bu referandumdan sonra Türkiye'de Anayasa tartışmaları bitmeyecektir. Şimdi mesele, milletin Anayasa'yı yapacak olgunluğa ulaşması meselesidir. Hala bu ülkede birileri, Anayasa yapmanın millet tarafından gerçekleştirilecek bir iş olmadığını, bu ülkenin sadece kendilerinin yapabileceğini düşünüyorlar. Bu ülkede insanlar, eksik de olsa bu Anayasa'ya evet diyecekler, 13 Eylül'den sonra da yeni Anayasa'yı yapacak sürece gireceklerdir."
"Faizi bünyemizden atmalıyız"
İlahiyatçı Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır ise infakın önemini anlatarak, "İnfak damarlarda dolaşan kan gibidir. Damarların sürekli açık olması için sürekli vermeliyiz. Kendi sistemimizi oluşturmalıyız, ekonomiyi daraltan faizi bünyemizden atmalıyız" diye konuştu.
Pakistan İstanbul Başkonsolosu Yusuf Cüneyd ise ülkesinin tarihindeki en büyük afetle karşı karşıya olduğunu belirterek, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Pakistan'ın yaşadığı afeti Asrın afeti olarak nitelendirmiştir. Yüzbinden fazla insana hala ulaşamıyoruz, 20 milyon insan yerini yurdunu kaybetti. Dünyada hiçbir memleket, böyle bir afetle tek başına başa çıkamaz. Müslümanlar olarak vazifemiz diğer Müslüman kardeşlerimize de el uzatmamız, dayanışma içinde olmamızdır" dedi.
İTO Başkanı Murat Yalçıntaş ise ASKON'un yaptıklarıyla, eylemleriyle güçlü bir dernek olduğunu belirterek, "Güç, millete sırtınızı yaslarsanız olur. ASKON'un gücü, halkı anlamasından, halkın sıkıntılarını yansıtmasından, milletin düşünceleriyle hemhal olmasından kaynaklanıyor" diye konuştu.
Ekonomik hastalığımızı teşhis edelim
İftar programı, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. İftar sonrasında Marufun Egemenliği başlıklı sinevizyon gösterisi izlendi. Açılış konuşmasını yapan ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, Türkiye'nin iyi sayılabilecek bir ekonomik hamle içinde olduğunu belirterek, "Herkes üzerine düşeni yapmak zorundadır. Kamuyu yönetenler işin gereğini yapacaklar, şirketleri yönetenler işin gereğini yapacaklar. Türkiye'de maalesef gerçek ekonomik düzenlemeleri gerçekleştiremedik. Büyüme arttıkça cari açık artıyor. Ekonomik hastalıklarımızı doğru teşhis etmeliyiz" dedi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Nedim Odabaş / Türkiye
Etiketler:



