Türkiye'de yıllardan buyana yaşanmakta olan sorunların hiçbirisinin çözülmediğini ve AKP hükümeti döneminde derinleşerek devam ettiğini bildiren Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Necmettin Aydın, "Başörtüsü sorunu da dahil olmak üzere hiçbir sorun çözülememiş, aksine artarak devam etmektedir" dedi.
Memur-Sen'e bağlı Toç-Bir-Sen ve Enerji-Bir-Sen'in 4. olağan genel kurullarında konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Necmettin Aydın, ülkemiz ve dünya kamuoyunda yaşanan sorunları dile getirdi. AKP iktidarının 9 yıldan bu yana Türkiye'de iktidar olduğunu hatırlatan Aydın, sorunların bu partinin iktidarı öncesinden daha şiddetle devam ettiğini söyledi. Hiçbir sorunun çözülemediğini kaydeden Aydın, "Başörtüsü sorunu hala sıkıntılı olarak, derinleşerek devam ediyor. Katsayı zulmü devam ediyor. Hiçbir sorunu olmayan Kıbrıs bu hükümet döneminde bir sorun olarak görülüp gerçekten bir sorun haline getirilmiş ve bu sorun tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. İnsanlarımız, işletmelerimiz, devletimiz gırtlağına kadar borçlu hale getirilmiş, ülke kaynakları uluslararası şirketlere faiz olarak hortumlanmaktadır. Yoksulluk ve işsizlik artarak devam ediyor. Bütün stratejik kurumlarımız satıldı, ancak borçlarımız azalması gerekirken artmaya devam etmektedir. İşin daha vahimi ise bu sorunların derinleşmesini engellemeye dahi bir önlem alınmamasıdır" diye konuştu.
Sendikaların önemine de değinen Aydın, hakların elde edilmesi noktasında mücadelelerini sürdürmekte olan sendikaların desteklenmesi gerektiğini kaydeden Aydın, Saadet Partisi olarak kendilerinin de mücadelesi verdiklerini belirtti. Sendikal mücadelelerinin hak mücadelesi verdikleri oranda sendika olabileceklerine dikkat çeken Necmettin Aydın, "Türkiye'nin sorunlarının çözümü noktasında ve emekçilerin haklarının alınması konusunda mücadelenizi sürdürdüğünüz sürece Saadet Partisi olarak sizleri desteklemeye ve yanınızda yer almaya devam edeceğiz. Sendikacılık alanında yeni bir çığır açan Memur-Sen, bu alanda bir milattır. Yalnızca memur sendikacılığında değil diğer bütün alanlarda mücadele vermekte olan sivil toplum örgütlerine örnek bir model oluşturmuştur" şeklinde konuştu.
Kamplaşmaya dikkat!
Toç-Bir-Sen'in genel kurul açılış konuşmasını yapan Genel Başkan Günay Kaya, dünyayı dolaşarak kararlı, ilkeli duruşlarını sürdürdüklerini söyledi. Memur-Sen'i ve Toç-Bir-Sen'i sendikacılığın çağlayanı, coşkulu akan nehri olarak tanımlayan Kaya, ülke sorunlarına ve toplumun içerisine sokulmak istenen kamplaşmalara da değindi. Kamplaşmayı ve toplum barışını koruyacak ve sağlamlaştıracak kurum olarak kendilerini gördüklerini belirten Günay Kaya, "Bu toplumda kamplaşmayı yokedecek, yakınlaşmayı, barışı ve kardeşliği tesis edecek yegane kuruluşlar, Memur- Sen'e bağlı sendikalardır. Çünkü biz ideolojik söylemlere göre değil, hepimizin ortak medeniyet değerlerimizden aldığımız ilhamla üyelerimizin ve insanlarımızın, milletimizin hak ve hukukunu, talep ve beklentilerini merkeze alarak sendikacılık yapıyoruz.Memur-Sen ve Toç-Bir-Sen, sadece bir kesimin değil, sağcının, solcunun, liberalin, muhafazakarın, sosyal demokratların, milliyetçilerin, velhasıl her partiye mensup çalışanlarımızın sendikasıdır" şeklinde konuştu
Statükoculara cevap
Enerji-Bir-Sen Genel Başkanı Hacı Bayram Tombul ise yaptığı konuşmada, sendikacılığın önemine değindi. Demokrasilerin var ettiği en güçlü sivil toplum örgütlerinin sendikalar olduğunu bildiren Tombul, "Sendikalar; sadece üyelerinin değil insanlığın sorunlarının çözümüne de katkı sunacak politikalar üretmek zorundadır. Biz de sendikacılık yaparken bu ilkeyi gözönünde bulunarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yalnızca üyelerimizin sorunlarını çözmeye kilitlenerek ülke ve insanlığın sorunlarını bir kenara bırakmayarak, politikalarımızın bütün insanlığı dikkate alarak üreteceğiz. Hakk'ın rızasını kazanma ve himmeti millet olan insanlar olma arzusuyla; post modern darbelere, milleti tahakküm altına almaya kalkışanlara, statükocu derin güçlere, hak ettikleri cevapları verdik, vermeye de devam edeceğiz. Statükonun kalelerini sivil toplumun gücüyle yıkmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Hiçbir yargı başörtüsünü yasaklayamaz
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise her iki sendikanın genel kurulunda yaptığı konuşmada önemli konulara değindi. Danıştay'ın ALES'e başörtüsü ile girilmesini iptal kararını eleştiren Gündoğdu, bu kararın siyasi olduğunu ve referanduma evet diyenlerle hesaplaşma olduğunu bildirerek, "Bu, hangi millet adına karar veriyorlar, bunu kabul etmek mümkün değil. Danıştay'ın bu kararı referandumda 'evet' diyenlerle hesaplaşmadır. Anayasa Mahkemesi'nin yapısını düzenleyen yasada, Danıştay ve Yargıtay'a, sizden büyük Anayasa Mahkemesi var diyenlere bir gözdağıdır. Memur-Sen ise eğitimi bir hak olarak görüyor. Hiçbir yargı, başörtüsünü yasaklayamaz. Mecliste de, sosyal hayatta da serbest olmalıdır. Terörist başına bile haddini bildirmek için ayağa kalkmayanlar, başındaki örtüden dolayı haddini bildirmek için ayağa kalkanlar, ülkeyi düşürdükleri durumdan dolayı utansınlar. Bizim meclisten kovduğumuz Merve Kavakçı, yüzde 99'u Hıristiyan olan ülkede ayakta alkışlandı. Dün, Ergenekonculara ev sahipliği yapanların bugün milletin ve özgürlüklerin yanında olmasını yadırgamıyorum. Bu kararı veren yargıçlar, örtülü anneleri, babaannelerini görünce acaba tanıma güçlüğü mü çekiyorlar" dedi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




