ANKARA - Sahip olduğu 4,4 milyon dolayındaki kovan varlığıyla dünyada ikinci, 71 bin ton dolayındaki bal üretimiyle dördüncü sırada yer alan Türkiye, dünya bal ticaretinde ise yüzde 1,87‘lik payla onuncu sırada bulunuyor.

Arıcılık potansiyelini arttırmak için bal ormanları projesini başlatan Orman Genel Müdürlüğü bu kapsamda 2012 başı itibariyle 102 bal ormanı kurdu.

Orman Genel Müdürü Mustafa Kurtulmuşlu, AA muhabirine, Türkiye‘nin sahip olduğu 4,4 milyon dolayındaki kovan varlığıyla ikinci, 71 bin ton dolayındaki bal üretimiyle dördüncü sırada yer alarak hem kovan varlığı hem de bal üretimi bakımından dünyanın önemli ülkeleri arasında bulunduğunu kaydetti.

Buna karşın kovan başına ortalama bal üretiminin dünyada 20 kilogram, Türkiye‘de ise 16 kilogram olduğuna dikkati çeken Kurtulmuşlu, ‘‘Bununla birlikte Türkiye‘nin dünya bal ticaretinde yüzde 1,87‘lik payla onuncu sırada yer alışı, sahip olunan kovan varlığı ve bal üretimiyle uyum sağlamamaktadır. Hem dünya bal ticaretindeki payımız hem de koloni başına bal üretimimiz dikkate alındığında, ülkemizin sahip olduğu arıcılık potansiyelinden bugüne kadar yeterince faydalanmadığı ortadadır‘‘ dedi.

Geçmişte orman alanlarında arıcıların sadece konaklamasına izin verilirken, bugün Orman Genel Müdürlüğünce, artık Arıcılık Ormancılığı projeleri yapıldığını ve bu çerçevede bal ormanları kurulduğunu vurgulayan Kurtulmuşlu, üniversiteler ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Birlikleri ile iş birliği içinde kurdukları ve kuracakları bal ormanları ile Türkiye arıcılığını daha iyi noktalara taşımayı hedeflediklerini belirtti.

Projenin ilk uygulamasının, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu‘nun öncülüğünde, Afyonkarahisar‘ın Şuhut ilçesinde Ağzıkara Göleti ağaçlandırma projesi çerçevesinde başlatıldığını anlatan Kurtulmuşlu, 2012 yılı başı itibariyle Türkiye‘de çeşitli illerde toplam 102 bal ormanı kurulduğu bilgisini verdi.

-‘‘Arı ve orman birbirinden ayrı düşünülemez‘‘-

Arıcılık ve ormancılığın, birbiri açısından stratejik öneme sahip iki konu olduğunu belirten Kurtulmuşlu, arı ve ormanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.

‘‘Ormancıların görevi sadece ormanı korumak değil orman kaynaklarını da artırmaktır‘‘ diyen Kurtulmuşlu, bu amaçla yola çıkan Orman Genel Müdürlüğünün; ormanlık alanlarda arıcılık faaliyetine uygun olarak yalancı akasya, söğüt, akçaağaç, badem, sofora türleri ile ağaçlandırma yaptığını, ayrıca buralarda korunga, deve dikeni, karaçalı gibi bal verimi için önemli otsu ve çalımsı bitkilere yer verildiğini anlattı.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği verilerine göre; Türkiye‘de bal üretiminin yaklaşık yüzde 25‘inin çam balı şeklinde doğrudan ormanlardan elde edildiğine dikkati çeken Kurtulmuşlu, çam balını, arıların çiçek poleninden değil Akdeniz iklimine mahsus bazı çam ağacı türlerinin gövdesinde yaşayan bir aracı böceğin salgısını kullanarak ürettiğini belirtti. Kurtulmuşlu, çam balının dünyada sadece Türkiye ve Yunanistan‘da bulunduğunu söyledi.

Kestane, ıhlamur, akasya, orman gülü, ahlat gibi orman ağaçlarından ve orman sayılan alanlardaki otsu bitkiler ve çiçeklerden elde edilen bal üretimi de dikkate alındığında toplam bal üretiminin yüzde 85‘inin ormanlar ve orman sayılan yerlerden elde edildiğine dikkati çeken Kurtulmuşlu, Türkiye‘de arıcılığın gelişmesi için desteklerinin süreceğini kaydetti.

Muhabir: Haber Merkezi