Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) İdari ve Sosyal İşler Daire Başkanı Mustafa Kar, grizu patlamasının meydana geldiği kuyunun onarımıyla ilgili firma elemanlarının Türkiye'ye gelerek işe başlamalarının beklendiğini bildirdi.
Kar, yazılı açıklamasında, son günlerde yerel gazetelerde TTK'nın tüzel kişiliği, kurum yöneticileri ve çalışanları hakkında haksız, asılsız ve eleştiri maksadını aşan haber ve yorumlara yer verildiğini savundu.
Bilge eksikliği gerekçe gösterilerek yapılan eleştirilerin hakaret boyutlarına ulaştığını öne süren Kar, şunları kaydetti:
''Geçmişte, kurumda PKK'lıların işe alındığı, genel müdürün Ankaralıları işe doldurduğu, kurum kaynaklarının peşkeş çekildiği, kenti ziyarete gelen bazı dini kimliklerin kurum misafirhanesinde konakladıkları iddia edilmişti. Kurumumuz yöneticileri ile çalışanlarımıza ve özellikle kurumumuzun manevi kişiliğine yönelik iftiraya varan söz ve yaklaşımlar karşısında mevzuatlar çerçevesinde yasal yollara baş vurmamız kaçınılmaz olmaktadır. Maalesef geçmişte olduğu gibi benzeri asılsız iddiaların günümüzde de devam ettirildiği görülmektedir.''
GRİZU FACİASI
Kar, tüm ülkeyi derin üzüntüye boğan grizu infilakı sonrası TTK'nın büyük risk üstlenerek kazada hayatını kaybeden 30 madenciden 28'inin naaşını çıkarmayı başardığını işaret ederek, şöyle devam etti:
''Kuyuya düştüğü ön görülen iki madencimizin naaşlarına ulaşmak üzere tahrip olan elektronik, mekanik, elektro-hidrolik kuyu sistemlerinin temizlik, tamir, imalat ve yeniden montajı için 10 yıllık sözleşme ile anlaşmalı olunan Çinli firma hemen gereğini yapmak üzere davet edilmişti. Fakat Çinli partnerimizin uzun süren yazışmalar ve görüşmelerden sonra keşif yapmak üzere teknik heyet göndermesine rağmen, böyle bir işi yapamayacağını ifade eden cevap yazısıyla kurumumuzun herhangi kusuru olmamasına rağmen zaman kaybedilmiştir. Ardında da iş ihale edilmiş, yüklenici firma ile sözleşme imzalanmış, 26 Kasımda yer teslimi yapılmıştır. İhale sürecinin değerlendirilmesinde kullanılan 'Üzüm yemekten ziyade bağcıyı dövmeyi' hedefleyen yaklaşımlar, kurumumuzca izaha muhtaç konuların belli başlı olanları olarak değerlendirilmektedir. Firma elemanlarının bugünlerde ülkemize gelerek işe başlamaları beklenmektedir. ''
YILLAR SONRA ÇIKARILAN CENAZELER
Yer altı taş kömürü madenciliğinin doğası gereği bünyesinde barındırdığı olağanüstü risklerin görmezden gelinmemesi gerektiğini anlatan Kar, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
''Kurumumuzun bu risklerin tehlikeye dönüşmesini engellemek amacıyla yaptığı yatırımlar, gösterdiği üstün çabalar mutlaka dikkate alınmalıdır. Yine ülkemizde 1990 yılında Amasya Yeni Çeltek İşletmesinde meydana gelen grizu patlaması sonucu hayatını kaybeden madencilerden 9'unun naaşının çıkarılamadığı, 1992 yılında Kozlu'da meydana gelen patlama sonucu hayatını kaybeden 263 madenciden son ikisinin cenazesinin ise 5 yıl 4 ay sonra çıkarılabildiği hatırlanmalı ve eleştiriler insaf ölçüleri gözetilerek yapılmalıdır. Kurumun yaptığı bütün iş ve işlemler yasaldır ve her türlü denetime açıktır.''
Kar, kurumun lojmanlarına yönelik eleştirilerin anlamsız olduğunu savunarak, limanla ilgili de herhangi sorunun yaşanmadığını, uzun vadede giderilmesi ön görülen eksiklerle ilgili gerekli adımların atıldığını kaydetti.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



