Türkiye‘nin en büyük sebze tohumu üreticilerinden Yüksel Tohumculuk‘un sahibi Mehmet Yüksel, İsrail ve Hollanda‘dan çok ileri durumda olduklarını ifade ederek, aslında tüketicilerin tohum ıslahını belirlediklerini söyledi.
Pazara, markete giden tüketicinin, alıştığı renk ve biçim dışında karşısında gördüğü sebze-meyveleri ‘‘hormonlu-GDO‘lu‘‘ olarak nitelendirmesine karşın, bu ürünlerin, aslında tüketicilerinin veya pazarın taleplerine göre geliştirilmiş çeşitler olduğu belirtiliyor.
Pazara yönelik sebze meyve üretiminin kaynağı olan tohumluk firmaları, çeşit geliştirirken, ıslah çalışması yaparken en önemli belirleyicilerin, tüketici tercihleri ve pazar istekleri olduğunu vurguluyor. Üreticiler, piyasaya sürülen ürünleri, semt pazarlarında bile takip ederek, tüketici eğilimlerini belirlemeye çalıştıklarını ifade ediyor.
Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliğinin (TSÜAB) düzenlediği tanıtım gezisi sırasında tohumculuk sektöründeki gelişmeler hakkında bilgi veren firma yetkilileri, tüketici ve piyasa taleplerine yanıt verebilmek için, her bir tohumluk üreticisi firmanın, yılda ortalama her bir sebzede binden fazla çeşit üzerinde ıslah çalışması yürüttüğünü ve ancak 4-5 çeşit ortaya çıkarabildiği söyledi. Verilen bilgiye göre, büyük Ar-Ge firmalarının her bir çeşitte her yıl denediği ürün sayısı 3-4 bine ulaşıyor. Bu çalışmalar sonucunda üzerinde durulmasına karar verilen çeşit sayısı 10-12‘yi geçmiyor. Yeni bir çeşit, ortalama 10 yıllık sürede geliştirilebiliyor.
Avrupa‘nın en büyük hibrit tohum işletmesinin, Türkiye‘nin en önemli tohumluk firmalarından biri olan Antalya‘da kurulu Yüksel Tohumculuk firmasının sahibi ve Genel Müdürü Mehmet Yüksel, tohum ıslah çalışmalarında tüketici tercihi ve pazar taleplerinin çok etkili olduğunu belirtirken, bu nedenle her bir sebzede binlerce çeşit arasında ıslah çalışmaları yürüttüklerini söyledi.
‘‘Bütün tüketiciler aynı çeşidi tercih etse, bütün pazarlardan aynı tip talep gelse, biz de o zaman tek bir çeşidi üretiriz‘‘ diyen Yüksel, şöyle devam etti: ‘‘Ama o kadar çok farklı talepler var ki, bir domateste bile yüzlerce çeşidi geliştirmek durumunda kalıyoruz.‘‘


