milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU

Temiz dille kurulan hayat

18 KASIM 2009
ÇAR 02:35

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Osman Toprak, yeni kitabı Dil ve İmkân'da Türkçenin karşısında bulunduğu kuşatmayı ve bu kuşatmanın nasıl yarılacağı sorusu üzerinde sahici ve sadra şifa olacak cümleler kuruyor. Eğer gerçekten hayatımız dilimizle ve dilimiz hayatımızla kaimse -ki kesinlikle öyle- dil konusu üzerinde daha güçlü bir tavır belirlememiz gerekmektedir.

  • Temiz dille kurulan hayat -

Lois Bazin, Türk Dilbilgisi adlı kitabında, Türkçe ile ilgili şöyle bir örnek kullanmıştır: "Türkçe; Türkleştiremediklerimizden misiniz?" sözcüğünün Fransızcası şöyledir: "étes-vous de ceux que nous n'avas pas pu turquiser?"

Bununla ilintili olarak, Moliére de, Kibarlık Budalası'nda Türkçenin imkânlarıyla ilgili şu itiraftan kendini alamaz: "Şu Türkçe ne kadar hayran kalınacak bir dil! Keskin ve kısa bir anlatımı var."

Yukarıdaki iki örneği, elbette sebepsiz yere dikkatlerinize sunmuş değilim. Bu iki örneğe yerli olan ve meselenin hayatiyetini gösteren şu cümleyi de ekleyelim: "Dil milletin hayatıyla, millet de dilin hayatıyla mukayyettir." Bu son cümle, Millî Gazete'den olduğu kadar, Kırklar ve Dergâh dergilerinden de takip ettiğimiz Osman Toprak'a ait. Osman Toprak, uzun yıllardır dil merkezinde yaptığı çalışmalarını bir ilk kitapla sonuçlandırdı; Dil ve İmkân. Geçtiğimiz eylül ayında Profil Yayıncılık tarafından yayımlanan kitap, dil üzerine yazılan metinlerden oluşuyor. Dil ve İmkân için, bir ilk kitap diyorum zira bu kitap, önümüzdeki yıllarda diğerleri de atılacak bir ilk adım olduğunu hissettiriyor.

Türkçe düşünebilmek için Türkçenin işaret edilen anlamıyla muhafaza edilmesinin, sanıldığından çok daha hayati bir önem arz ettiğinin altını kalın hatlarla çizen Osman Toprak, içinde yaşadığımız zaman dilimi itibariyle Türkçenin çok ağır saldırılar altında kaldığını da, meseleyi temellendirerek izaha çalışıyor.

Dil ve İmkân kitabını iki bölüm üzerine inşa eden Osman Toprak, ilk bölümde anlamı dağılan, anlamı bozulan ya da anlamı taşınan kendi seçtiği bazı kelimeler üzerinden hem yaygın olan hatalı kullanışlara hem de Türkçenin karşı karşıya kaldığı bozgunun tehlikesine işaret ediyor. İkinci bölümde ise, Türkçenin süt dişleri Yunus Emre'den, İstiklal şairi Mehmet Akif'e oradan büyük usta Yahya Kemal'e uzanan, doğru, düzgün ve güzel Türkçe örneğini, doğru, düzgün ve güzel ifade biçimleriyle ortaya koyuyor.

Dünyayı anlama ve ifade etme biçimimiz, hiç kuşkusuz 'dil' vasıtasıyla gerçekleşmektedir. Hem olay ve durumlara yaklaşımımız hem de onları nitelendirme sürecimiz, kullandığımız ya da kullandırıldığımız dil aracılığı ile cesamet kazanmaktadır. Bugün hemen herkesin bildiği Heidegger'in meşhur 'dil varlığın evidir' yargısı, önümüze çok büyük bir düşünme imkânı açıyor aslında. Milletlerin yaşama alanları da varlıkları da dilleriyle sınırlanmaktadır. Burada Osman Toprak'ın 'Temiz bir hayat, temiz bir dille kurulur' sözünü anmamız gerekir. Doğru düşünmek ve düzgün yaşayabilmek için doğru ve temiz bir dille düşünüyor olmamız kaçınılmazdır.

Bu yönüyle modernleşme hareketlerinin hızla bir yıkıcılığa dönüşmesi ile dil üzerine kurulan tuzakların artması arasında bir paralellik gözlemlenebilir. Öztürkçe adı altında, Türkçenin bin yıldır giyindiği türlü güzel libasları atıp, onu çırılçıplak bir iskelete dönüştürme gayretlerine dikkat etmek dahası gayretleri boşa çıkartmak için tetikte durmak gerekiyor.

Osman Toprak, 'Dil davamız' başlıklı yazısında, cumhuriyetle birlikte dilimizde iki inkılâp yaşadığımızı belirtiyor; İlki hepimizin hafızasını sıfırlayan harf İnkılâbı, ikincisi ise özellikle 1932'de başlayan Öztürkçenin geliştirilmesi çalışmaları. Güya dilimizi işgal eden, Arapça ve Farsça kökenli kelimeleri Türkçeden temizlemeye çalışanlar, bilinçsizce Öztürkçe adı altında yerleştirmeye çalıştıkları ne idüğü belirsiz uydurma kelimelere ve Batı kökenli kelimelere sadece bakmakla yetinmişlerdi.

Dil üzerinde, özellikle devlet eliyle, yürütülen sadeleştirme çalışmalarının ciddiyetini, Toprak'ın aktardığı bir bilgiyle görmemiz mümkün aslında: "Türk Dil Kurumu'nun Teknik Terimler Komisyonu danışmanı olan Nihad Sami Banarlı 1949 yılındaki altıncı kurultayda vuku bulan ancak tutanaklara geçmeyen bir olayı anlatır. Üyelerden yeni teknik terimlerin oluşturulmasına hâkim olan ilke hakkında bir soru gelir. Sorunun yaydığı sessizliği ve mahcupluğu etimoloji komisyonu başkanı Saim Ali Dilemre bozar. Dil doktoru değil ama cana yakın bir tıp doktoru olarak şu cevabı söyler: "Arkadaşlar, kem küm etmeyelim, bizim prensibimiz mirensibimiz yoktu, uyduruyorduk."

Aslında meselenin, modernistlerce hangi ciddiyette ele alındığını anlamak için sadece Güneş-Dil teorisine bakmak bile yeterli olacaktır. O halde, öncelikli meselemiz Türkçenin neden bir kuşatma altına alındığı ve bu kuşatmayı yarmak için ne yapılabilir sorusu etrafında düşünmek olacaktır.

İşte Osman Toprak, yeni kitabı Dil ve İmkân'da Türkçenin karşısında bulunduğu kuşatmayı ve bu kuşatmanın nasıl yarılacağı sorusu üzerinde sahici ve sadra şifa olacak cümleler kuruyor. Eğer gerçekten hayatımız dilimizle ve dilimiz hayatımızla kaimse -ki kesinlikle öyle- dil konusu üzerinde daha güçlü bir tavır belirlememiz gerekmektedir.

İsmet Özel'in dil devrimlerinin gerekçesini belirtirken kurduğu şu cümle, meselenin ne boyutta hayati olduğunu da biraz daha izaha kavuşturmuş olacaktır: "Amaç, Türkçe konuşan Müslümanların Kur'an dili ve düşünme yöntemleriyle olan bağlantısını koparmaktı. Nasıl? Yüksek sınıfa mahsus, yani devleti elinde bulunduran Kemalist kadroya has bir jargon türeterek..."

Özellikle Hasan el Benna'nın 'kardeşler'e ısrarla yaptığı 'dilinizi çok iyi öğreniniz' tavsiyesini de hatırlayacak olursak, Dil ve İmkân, şu günlerde muhakkak edinilmesi ve okunulması gereken kitapların başında olacaktır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 18.11.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Yusuf Genç / Türkiye
  • tags Etiketler: osman toprak, kitap, aslan, agd, edebiyat,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Kültür

    1. Şiirin kalesinde Türk şiiri
    2. Hece dergisinde Kalmak
    3. Tasavvuf Seni Çağırıyor
    4. Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı
    5. Goethe Enstitüsü 2012 Grimm Yılı Edebiyat Çeviri Yarışması yapıyor
    6. Altın Koza Film Festivali jüri başkanı belli oldu
    7. Van Kalesi surları restore ediliyor
    8. Tekkeler niye kapatıldı?
    9. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    10. Zile Kalesi restore ediliyor
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    3. 'El bombası attılar'
    4. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    5. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    6. "Öğretmenine sahip çık"
    7. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    8. 10 tane görevim var
    9. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    10. Birden fazla sınav dönemi
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek