Başkan Cuma İş‘in ifadesiyle "oturacak sandalyesi bile olmayan" Feke Belediyesi iki yıl içinde bizim gördüğümüz kadarıyla pırıl pırıl bir belediyeye dönüşmüş. Hem dışı hem de içi insanın kendi evi gibi son derece temiz, düzenli, intizamlı.
Tekeden süt çıkaran Başkan
Gazetemizin yeni promosyon döneminde okuyucularına vereceği "Mutfak Kültürümüz ve Pratik Yemek Tarifleri" isimli kitabın tanıtımı için Orta Güney Anadolu bölgemizdeki 14 ili kapsayan tanıtım turnemiz esnasında seyahatimizin son kısmında bir günümüzü Feke‘ye ayırdık. Daha önce verdiğimiz haberler ve Reşat Nuri Erol Beyin köşesinde yazdığı makalelerden hatırlayacaksınız. Feke Orta Torosların güneye bakan yüzünde yaklaşık 600 metrede kurulmuş Türkiye‘nin en eski belediyelerinden birisi.
Torosların zirvesine tırmanmaya başlanacak bir noktada stratejik bir konuma sahip Feke. Halkının tamamı Farsaklardan oluşuyor. Son derece sevecen ve sıcak kanlı insanlar. Feke adeta saklı bir bahçe. Teknolojinin ve modern hayatın etkilemediği tamamen doğal ortam içinde ve tamamen kendi imkanları ile varlığını bugüne kadar koruyabilmiş, sırtını Toroslara yaslamış haliyle bir elini Seyhan nehrinin ana kolu olan Göksu‘ya uzatmış. İçinden yine Göksu‘ya dahil olan Feke Çayı ile bir içinden ırmaklar akan dünya cenneti.
İşte böyle bir beldenin dünya efendisi Belediye Başkanı Cuma İş Beyefendi ile bir günümüzü birlikte geçirdik. Cuma İş Başkan Saadet Partisi‘nin 1999 Seçimlerinde kazandığı ender belediye başkanlarından biri. Bu güne kadar kendisini ziyaret edip bu başarısını sizlerle paylaşmak istemişsek de bu güne nasipmiş. Biz orada pek çok güzelliği yaşadık, sizlerle de paylaşmak istedik. Sizlere de tavsiye ederiz, yolunuzu düşerse Feke‘ye Cuma Başkana uğrayın. Düşmezse de düşürmeye bakın, pişman olmazsınız. Her şeyi bir kenara Feke‘de yörenin salepleri ve keçi sütü kullanılarak elde dövülerek yapılan dondurmadan yemeyi unutmayın.
Hak-İş, Türk-İş, bir de Cuma-İş çıktı
Oral Baytok isimli bir işadamı Feke‘ye Yatılı Bölge Okulu yaptırmış. Milli Eğitim Bakanı da açılışına gelmiş. Sayın Bakan Feke‘ye geliyor diye Belediye Başkanı Cuma İş bey "Sayın Bakanım Feke‘ye Hoş Geldiniz. Cuma İş. Belediye Başkanı" yazılı bir pankartlar asmış. Ardından bir kamyon pankartların "Belediye Başkanı" yazısını yırtıp gitmiş. Bakan geldiğinde arabasından pankartları okuyup "ya hu bu Cuma-İş de nereden çıktı. Şimdi bir de Cuma-İş‘le mi uğraşacağız" diye epey tedirgin olmuş. Sonra Cuma İş‘in bir sendika değil de belediye başkanı olduğunu anlayınca rahatlamış, hatta bu durumla biraz da eğlenmiş. Cuma İş işte böyle bir başkan. Adı bile hoştur.
Sayın Başkan, nasıl bir belediye devrandınız?
Arkadaşlar öncelikle Feke‘mize hoş geldiniz. Biz göreve geldiğimiz de bu binaya belediye binası demek son derece zordu. Bina yıpranmış, boyaları dökülmüş, doğru dürüst oturacak ne bir sandalye ne de bir masa vardı. Misafirlerimizi ve halkımızı bize yaraşır bir mekanda ağırlamak ve hizmetlerini görmek mümkün değildi. Hamdolsun şimdi bu odada gördüğünüz mobilya ve donanımla sizleri misafir ediyoruz. Aslında bunlar ikinci nesildir.
Görüyoruz ki, tavanlar ahşap kaplama ama onlar da yağlı boya ile boyanmış.
Bu konuda bizi eleştirmeyin, ben göreve başladığımda maalesef bu güzel ahşap kaplama tavan boyalı idi ama kirliydi. Mecburen temiz görünsün diye ben de boyatmak zorunda kaldım. Eğer bu bir eleştiri konusu ise bu bize yönelik olmamalı.
Her neyse, genel durumunuz nasıl?
Ben göreve başladığımda belediyemizin bir tane bile bilgisayarı yoktu.
Şu anda ne durumdasınız?
Şu anda bilgisayarları koyacak yer bulmakta zorlanıyorum.
Fazlaları bize verebilirsiniz.
Fazlamız bizim itiyadımızdır. Belediye binamızda kışın ısınmak için soba kullanılıyordu. Bu yüzden de önemli ölçüde, zaman ve personel kaybı oluyordu. Aynı zamanda binayı temiz tutmak kolay olmuyordu. Şimdi biz ilk iş olarak merkezi bir sistem içinde binamıza kalorifer tesisatı döşettik. Hatta personelimiz diyor ki, "Biz şu koridorda çok odun kırdık".
O zaman şunu da söylemek bizim görevimiz olmalı. Biz burada pırıl pırıl bir belediye binası gördük. Hem dışı hem de içi insanın kendi evi gibi son derece temiz, düzenli, intizamlı. Sizi tebrik ederiz.
Teşekküür ederim. O sizin güzelliğiniz.
Binayı biz geliyoruz diye mi boyattınız?
Sizin için de boyatırım ama biz binamızı göreve başladığımız ilk günde "Aslan yattığı yerden belli olur" diyerek bu hale getirdik.
Bütün olumsuzlukları ortadan kaldırdık
Evet Sayın Başkan. Şimdi başlayabiliriz. Feke‘de görevi devralalı iki yılı geride bıraktınız. Bu iki yılı belediyecilik adına bir özetlemek gerekirse neler söyleyebilirsiniz?
Çağdaş belediye hizmetleri, bilgi ve görgülerim ile kafamda kurguladığım belediyecilik açısından baktığımda henüz istediğim başarıyı yakalayamadım. Bunu açıklıkla söyleyebilirim. Ama Feke‘nin imkanlarına, belediyemizin gelirlerine ve kapasitesine göre kıyas yaptığımda yüzde bin gibi yüksek bir oranda başarılı olduğumu düşünüyorum.
Tebrik ederiz. Bu başarıyı neye göre söylüyorsunuz?
Bir kere şöyle ifade edebilirim. Ben görevi teslim aldığımda personelimizin 14 aylık maaş alacağı vardı. Çok şükür şu anda bunları yüzde 95 civarında bitirdim.
Nasıl yani, kaç ay alacağı kaldı personelin?
Kimisinin iki ay, kimisin bir ay maaş alacakları var. Kimisinin ise hiç yok. Bu arada ciddi miktarda borç da ödedim. Bunlara ilave emekli olmuş ama ikramiyesini alamamış personelimiz de vardı. Çok eskiden emekli olmuş, işten ayrılmış personelin tazminatlarını şimdi ben ödüyorum. Diyebilirim ki, gelirimizin yüzde 25‘i bu ödemelere gidiyor. Bu durum beni çok rahatsız ediyor.
Bitmiş de değil o zaman?
Evet, henüz bitmiş de değil. Tahminen bir yıl daha devam eder bu durum. Endişem odur ki, bu bir yılın sonunda inşallah biz de bitmeyiz.
Allah korusun!
Dışarıya olan borçlarımız da vardı. Bir de devlete olan borçlarımız var. Onlar duruyor.
Dışarıya borç dediğiniz nedir?
Araç alım borçlarımız, bakım ve onarım borçlarımız, alımı yapılmış bazı ihtiyaçların ödemeleri vardı. Hiçbir aracımızın lastiği yoktu. Bir gün itfaiye aracımıza bir iş tarif ettim. Bana "Başkanım, aracımız oraya kadar gidemez, lastiklerimiz sakat" dedi. Hepsini bu zaman içinde yeniledik çok şükür. Dediğim gibi oturacak bir koltuğumuz bile yoktu.
Toros dağlarının orta yerinde bu güzel doğal ortamda dünya ile iletişiminiz nasıl? Telefonlarınız, internet bağlantılarınız var mı?
Her şeyimiz şimdi fazlasıyla var. En güzel masa sandalye, bilgisayar, ADSL gibi bütün alt yapımızı tamamladık.
Peki, personeliniz bu bilgisayarları kullanabilecek bilgi ve beceriye sahip mi?
Yüzde 90 oranında personelimiz bilgisayarlarımızdan en yüksek seviyede istifade edebilecek bilgi ve beceriye sahiptir.
Bununla ilgili bir eğitim çalışması yaptınız mı?
Bu durum personelimizin kendi özverileri ile oluşmuş bir durum. Biz de önümüzdeki günlerde yapacağımız eğitim çalışmaları ile onları destekleyeceğiz.





