Peyami Safa'nın 50. ölüm yıldönümü nedeniyle Türk Dil Kurumu (TDK)'da düzenlenen toplantıda konuşan TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Peyami Safa'nın Türk edebiyatının usta bir kalemi olmasının yanında TDK üyesi olarak Türk diline çok önemli hizmetlerde bulunduğunu belirterek; "O, yeni sözler türetilirken canlı köklerden yararlanılması gerektiği düşüncesindeydi" dedi.
Peyami Safa'nın 50. ölüm yıldönümü nedeniyle Türk Dil Kurumu (TDK)'da düzenlenen toplantıda konuşan TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, romancı olmasının yanında Türk basınının mücadeleci bir kalemi olan Safa'nın siyasi olayları da kendi bakış açısıyla değerlendirip yorumladığını söyledi. Yazarın edebi eserlerinin de farklı bir düşünce örgüsüyle okurun karşısına çıktığını dile getiren Akalın, yarattığı roman kahramanlarının da düşünceleri, konuşmaları ve tavırlarıyla çoğu zaman yazarın düşünce dünyasını da yansıttıklarını belirtti. Peyami Safa'nın düşünceleri ve eserlerinin yanında giriştiği kalem kavgalarıyla da tanındığını anlatan Akalın, onun düşünce adamlığı, romancılığı, gazeteciliği, dergiciliği gibi kimliklerinin yanında bir başka özelliğinin de TDK olarak toplantıyı düzenlemelerinin gerekçesini oluşturduğunu, Safa'nın TDK'nın etkili bir üyesi olduğunu ifade etti.
TDK'nın İstanbul temsilcisiydi
Peyami Safa'nın TDK'nın üye defterinde 623 numarayla kayıtlı bulunduğunu belirten Şükrü Haluk Akalın; "Peyami Safa, TDK'nın İstanbul temsilcisi idi. TDK'nın çeşitli kurullarında görev yapmış, seçimle görevlendirilmiş bir yöneticisiydi. TDK'nın süreli yayınlarında yazıları yayımlanmış bir yazarımızdı. Kısacası, bizlerin öncüsüydü, seleflerimizdendi" dedi. Peyami Safa'nın TDK'ya büyük emeklerinin geçtiğini, düşünceleriyle kurumun çalışmalarına katkıda bulunduğunu ve Türkçe'ye hizmetlerinin olduğunu ifade eden Akalın, şunları söyledi: "Peyami Safa, yeni sözler türetilirken canlı köklerden yararlanılması gerektiği düşüncesindeydi. 'Bay' ve 'bayan' gibi sözleri türetmek yerine, 'mıntıka' ve 'murafaa' gibi ölüme mahkûm kelimeleri atıp yerine 'bölge' ve 'duruşma' gibi sözleri dilimize kazandırmak düşüncesindeydi. Sabah selamı 'günaydın' yaşarken, akşam selamı 'tünaydın'ın yaşamayacağını daha o günlerde görüyordu. Bunun sebebini de 'gün'ün canlı, 'tün'ün ise ölü olmasına bağlıyordu. Zaman, Peyami Safa'nın bu düşüncelerinde haklı olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte, Yeni Lisan Hareketi'ne karşıdır. Genç Kalemler'in konuşma dilini yazı diline yaklaştırma düşüncesini eleştirmektedir. Peyami Safa, konuşma dilinin yazı dilinden ayrılması gerektiği düşüncesindedir. Yabancı dillerden kelime almanın kaçınılmaz olduğunu savunurken, yabancı tamlamaların alınmasına ise karşıdır. Türkçe'deki terim karmaşasına son vermek için Batı terimlerinin kabul edilmesi düşüncesindedir. Ama bugün bilim dallarındaki terimlerdeki yabancılaşmayı görse herhalde bu düşüncesinden vazgeçerdi."
TDK'nın 623 numaralı üyesi
Akalın, TDK tarihindeki kırılma anlarında Peyami Safa'nın düşüncelerini de aktararak, yazarın TDK tarihindeki en köklü değişimin yaşandığı 1951 yılındaki olağanüstü kurultayın üyesi olduğunu söyledi. Atatürk'ün katıldığı son Dil Kurultayı olan 1936 yılındaki Üçüncü Türk Dil Kurultayı'nda kabul edilen tüzüğe göre Milli Eğitim Bakanı'nın aynı zamanda TDK'nın da başkanı olduğunu belirten Akalın, bu durumun 1951 yılına kadar sürdüğünü, Demokrat Parti'nin 1950'deki seçimleri kazanmasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı'na getirilen Tevfik İleri'nin bir bilim kurumu olan TDK'nın başkanlığını bir bakanın yürütmesinin doğru olmayacağı düşüncesini taşıdığını kaydetti. Yeni bakanı ziyarete giden TDK heyeti içinde Peyami Safa'nın da olduğunu, Milli Eğitim Bakanı'nın kurum başkanı olması maddesine Peyami Safa'nın da Tevfik İleri gibi karşı olduğunu dile getiren Akalın, o dönemde yaşananları şöyle özetledi: "Toplanacak olağanüstü kurultayda tüzükte yapılması gereken değişikliği savunanların başında Peyami Safa bulunmaktadır. Kurultayda birkaç kez söz alan Peyami Safa, bu düşüncesini dile getirecektir. Dil çalışmalarında ise tutulması gereken yolu Peyami Safa'nın bizzat yazdığı ve formüllendirdiği tebliği bakan da imzalamıştır. Yedinci Türk Dil Kurultayı'nda ise istifanın eşiğine gelir Peyami Safa. Ancak TDK'dan ayrılmayacak, Hakkın rahmetine kavuşacağı güne kadar üyemiz olarak kalacaktır. Bugün üye kayıt defterimizde 623. üyemiz olarak ölüm tarihi düşülmüş biçimde yer almaktadır."
Peyami Safa üzerine yüksek lisans tezleri yapilmiştir
Toplantıda konuşan Prof. Dr. Ramazan Kaplan da Peyami Safa'nın değerli bir yazar olmasının yanında toplumsal konuları eserlerinde işleyen bir düşünce insanı olduğunu söyledi. Kaplan, Safa'nın eserlerinin edebiyat tarihçileri ve kültür tarihçileri tarafından çok iyi biçimde incelenmesinin onlar açısından yararlı olacağını ifade ederek; "Zaten çok önemli bir fikir adamı olduğundan üzerinde çok öğrenci tezleri ve yüksek lisans tezleri yapılmıştır" dedi.
Prof. Dr. Kazım Yetiş ise Peyami Safa'nın kıymeti yıllar geçtikçe anlaşılabilecek bir kişilik olduğunu, eserlerinin değerinin de yıllar içinde arttığını belirterek; "Peyami Safa, eserlerinin değeri gün geçtikçe artan bir şahsiyettir. Onun için hiç eskimemektedir" diye konuştu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



