Allah'a yaklaşmak amacıyla gerçekleştireceğimiz kurban kesme ve bu güzel günde bayramlaşma geleneğimiz tatillere kurban edilmeye başladı. Diyanet uyarıyor: "Tatile değil köyünüze gidin"
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Mehmet Keskin, ''Sevinç ve neşe günü olması gereken bayramlarda insanın sadece kendi egosunu tatmin etmeye yönelip tatile gitmesi, dostunu ahbabını, yoksulları unutması bayramla taban tabana zıt bir uygulama olur'' dedi.
Keskin, kurban kesmenin her şeyden önce bir ibadet olduğunu hatırlatarak, hür, akıllı, ergen, varlıklı kimselerin bu ibadeti yerine getirmekle yükümlü bulunduğunu söyledi. Varlıklı olmanın ölçüsünün zekat verecek durumda bulunmak olduğunu anlatan Keskin, temel ihtiyaçlarından fazla mala sahip kimsenin kurban ibadetini yerine getirebileceğini dile getirdi. Keskin, Hanefi mezhebine göre bir evde bulunanlar karı koca veya evlattan, belli ölçüde mal varlığına sahip olan her birinin kurban kesmesi gerektiğini ifade ederek, Şafi mezhebine göre ise bir evde tek kurban kesilmesinin bütün ev halkı için yeterli olacağı görüşünün bulunduğunu anlattı.
Tatil yerine dost, akraba ziyareti
Bazı insanların bayramın manevi havasını teneffüs etmek, dostlarını, akrabalarını, yoksulları sevindirmek yerine tatile gitmeyi seçtiklerini dile getiren Keskin, ''Oysa bayramda insanlar dostlarını akrabalarını, büyüklerini ziyaret etmeli, ihtiyaç sahiplerini ziyaret edip onların ihtiyaçlarını gidermeye çalışmalı, eğer böyle yaparsak bayramı gerçek anlamda yaşamış ve yaşatmış oluruz'' diye konuştu. Keskin, ''Sevinç ve neşe günü olması gereken bayramlarda insanın sadece kendi egosunu tatmin etmeye yönelip tatile gitmesi, dostunu ahbabını unutması, yoksulları unutması, bayramla taban tabana zıt bir uygulama olur'' dedi.
Durumları elverişli olanların kurban ibadetini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Keskin, kurbanlık hayvanların incitilmeden, hijyen kurallarına uygun şekilde kesilmesini tavsiye etti.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



