milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Tam olarak anlayamayız

29 EKİM 2011
CMT 00:15

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Geçtiğimiz hafta yaşadığımız deprem felaketi, hepimizi derinden sarstı. Yurt içinden ya da yurt dışından mağdurlara ulaşarak yardımcı olmaya çalışan insanlar bölgeye akın ettiler. Yardımlaşma duygusu insana has bir duygudur. Zor durumda kalan birini gördüğümüzde kim olduğuna bakmaz neye ihtiyacı olduğuna bakarız. Bu insanlığımızın bir göstergesidir. Felaketin yaşandığı şu günlerde mağdurlarımıza bir şekilde ulaşarak yardımcı olabiliriz. Fakat onların yaşadığı travmayı hiçbir zaman tam olarak anlayamayız.

  • Tam olarak anlayamayız -

Depremler hiç beklenmedik zamanda gelir

Depremler hiç beklemediğimiz zamanlarda gelir ve yediden yetmişe herkesi etkiler. Elbette her felakette olduğu gibi depremlerde de, kişi herhangi bir yara almasa dahi duygusal bir travmaya maruz kalabilir. Bu gibi durumlarda her insanın tepkisi farklıdır.

İlk yaşanan tepki şok durumudur: Bazı kimselerde şok süreci uzun sürer ve bu kişilerin yüz ifadeleri donuklaşır. Sanki olaydan hiç etkilenmemiş gibi görünürler. Oysa kişi yoğun bir ızdırap hali yaşamakta ve vücudu donuklaşarak olaya adapte olmaya çalışmaktadır. Duygular donuktur, kişi kendini uyuşmuş yaşamdan kopmuş gibi hisseder. Olayı yok sayar ya da uzaklaşmaya çalışır. Şok durumunu atlatan kişi ise, olayı anlamaya çalışır. Bu süreçte kişi korku, endişe suçluluk, pişmanlık, öfke karamsarlık panik çaresizlik ve utanç duyguları yaşar. Ancak duygular sık sık değişir, kişi kendisini eskiye nazaran daha sinirli hissedebilir ya da daha karamsar olabilir.

Paylaşmak istersiniz

Kişi, yaşadığı şok durumundan sonra olayı anlamaya çalışır. Uzun süre sorgular, kim neden niçin der, kendini suçlar. Ve duygularını paylaşmak, acıyı azaltmak ister. Olayla ilgili anılarını, sık sık anlatmak ihtiyacı hisseder. Yaşananlar film şeridi gibi canlanır ve kişi her an aynı olayları yeniden yaşayacakmış gibi olur. Böyle durumlarda işe odaklanmak güç hale gelir. Kafa karışıklığı yaşanabilir, kişi olup bitene inanmakta güçlük çekebilir. Bunun sonucunda ise, uyku ve yeme düzeni bozulabilir. Bu süre içinde güçlü kalmak ve olayları daha rahat atlatabilmek için mağdurun iyi beslenmeye ve dinlenmeye ihtiyacı vardır. Yaşanan felaketten sonra kişiler, aynı acıyı yaşayanlarla konuşmak ve paylaşım içinde olmak isterler. Bazı kimseler ise acıyı yok sayarak içedönük bir hayat yaşarlar. Ancak benzer acıları yaşayanlarla konuşmak ve paylaşmak daha faydalıdır.

Fiziksel belirtiler ortaya çıkabilir

Travma sonrası, yoğun strese bağlı olarak vücudumuzda bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Baş ağrıları, bulantı, göğüs ağrısı bu belirtiler arasında sayılabilir. Yaşanan acı fiziksel ve duygusal bazı sorunlara neden olabilir. Olayı atlatmak ve normal hayata dönmek zaman alır. Bazı insanlar hemen adapte olurlar ve hayata yeniden merhaba derler bazıları ise uzun süre olayın etkisinde kalırlar.

Durumu kabullenmek

Yaşanan acılar bir şekilde tolere edilir ve kişi hayatına kaldığı yerden devam eder. Ancak bu sürecin uzamaması için sosyal destek şart. Kişi kendi gayretlerinin yanında aile çevresinden de destek aldığında sorunu daha rahat atlatabilir.

Neler yapılabilir?

Yaşanan travmanın ardından eskisi gibi sağlıklı bir duruma gelebilmeniz için kendinize zaman tanıyın.

Yaşanan kayıplarınız için yas tutmanız doğal bir süreçtir. Bu konuda kendinize baskı yapmayın

Duygularınızın inişli çıkışlı olması doğal, her şeyin normalleşmesi için bekleyin ve kendinize süre tanıyın.

Ailenizle dayanışma içinde olun ve onların desteğini alın

Faydalı etkinliklere katılın ve yakınlarınızla birlikte vakit geçirin.

Allah'a tevekkül edin ve dualarınızı arttırın.

Deprem sonrası tekrar toparlanmak için ihtiyaçlarınızı ve yapılması gereken işlerinizi sıraya koyun ve tek tek ele alın.

Çocuklar için de zordur

Deprem sonrası yaşanan korku ve kaygı çocukları da etkilemektedir. Yaşanan felaketten sonra bazı çocuklar, parmak emme, altını ıslatma gibi davranışlarla tepki gösterebilirler, kabus görebilirler, yalnız yaşamaktan korkabilirler. Okula giden çocuklarda ise başarısızlık ve dikkat dağınıklığı görülebilir. Bazı çocuklar ise, içlerine kapanıp, yalnız kalmayı isteyebilirler.

Annelere düşen görevler

Felaket sonrası annelere büyük görevler düşüyor. Anne her şeyden önce çocukla daha fazla vakit geçirmeli ve onu anlamaya çalışmalıdır.

Bu süre içinde çocuk annenin boynuna sarılabilir ve yatmak istemeyebilir. Anne çocuğun verdiği tepkileri anlamaya çalışmalı ve onunla yakın temasta bulunmalıdır.

Çocuğun gerginliğini azaltmak için oyun imkanları tanımalıdır.

Küçük çocuklarda resim yaparak olayla ilgili gerginliklerinden kurtulmaları için yardımcı olmalıdırlar.

Anne çocuğun duygularını resmetmesi için teşvik etmelidir.

Çocuk büyükse, anne duygularını paylaşmasına yardımcı olmalıdır.

Çocuğun yaşanan felaketle ilgili sorduğu sorulara anlayacağı tarzda cevaplar vermelidir.

Anne çocuğu sevdiğini ve ona güvendiğini ifade etmelidir.

Anne çocuğa hayatın artık normale dönmekte olduğu duygusunu vermeye çalışmalıdır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 29.10.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: geçti, hafta, deprem, felaket, yurt,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Kardeşliğin zirvesi
    2. Vakit Nakittir
    3. İftira edenlerden Allah korusun
    4. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    5. Çocuklarda okul fobisi
    6. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    7. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    10. Gençlerde çatışma
  • Diğer

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Final programı belli oldu
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. İktidarda figüran çatlağı
    7. Şok Detay
    8. Yasa geri çekilsin
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Saadet Partisi Gazze'de yetimhane inşa edecek
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek