Tescilli Markalar Derneği (TMD) Başkanı Vehbi Kahveci, ‘‘Sadece yaz aylarında sahil bandında 300 milyon dolarlık tekstil ve aksesuar taklidi olduğunun bilindiğini‘‘ söyledi.
Tüketici Tescilli Markalar Derneği (TMD) Başkanı Vehbi Kahveci, 1995 yılında çıkarılan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname‘nin bazı cezai hükümlerinin 1 Ocak 2009 tarihinde Anayasa Mahkemesi‘nce iptal edildiğini, bu nedenle Şubat 2009‘a kadar olan yaklaşık 9 bin davanın düştüğünü, toplanan taklit ürünlerin de sahiplerine dağıtıldığını hatırlattı.
Markalar Kanunu‘nun 21 Ocak 2009‘da çıktığını ifade eden Kahveci, ‘‘Oysa, Türkiye‘de markaların korunmasının kanun hükmünde kararname ile sağlandığı 1995-2009 yılları arasında, Markalar Kanunu‘nun çıkması gerektiğini sürekli gündeme getirdik. Çünkü, kararname caydırıcı olmadı. Nitekim Anayasa Mahkemesi de iptale gerekçe olarak, cezai uygulamaların kararname ile yapılamamasını gösterdi‘‘ dedi.
"Bir parçaya da bin parçaya da aynı ceza"
Kahveci, kanuna göre, bir parça taklit ürünle bin parça taklit ürün yakalatana verilen cezaların aynı olduğunu belirterek, ‘‘Buna göre, 1 ile 3 yıl arasında değişen hapis cezaları ile 5 bin ile 20 bin TL arasında para cezası uygulanıyor‘‘ dedi.
Türkiye‘de temsilciliği bulunmayan firmaların, markalarına sahip çıkamadıklarından taklitlerinin de daha çok satıldığını ifade eden Kahveci, şunları kaydetti: ‘‘Marka sahibi, taklit ürünü satan ve imal edenlerden tazminat alabiliyor ancak, alınan para ne kadar olursa olsun markaya verdiği zararı telafi etmez. Çünkü, taklit ürünü kullananlar çoğunlukla onun taklit olduğunu bilir ancak, bir başkası o ürünün yıprandığına tanık olduğunda markayla ilgili fikri olumsuz etkilenir.‘‘





