milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Su ve sağlığımız

13 MART 2010
CMT 00:45

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Su her şeyden önce bedenimizi temizleyen genel temizleyicidir. Susuz yapılan bir temizlik düşünülemez. Bu durum diğer dış ortamlar için nasılsa aynı şekilde iç temizliğin de temel bileşeni her zaman su olmuştur. Su sadece temizlemeyle kalmaz aynı zamanda dolaylı yollardan kirlilik yapıcı maddelerin taşınarak bedenden uzaklaştırılmalarını sağlayıp bedenin temizlenmesi işlemine de katkıda bulunur.

  • Su ve sağlığımız -

Yeni doğmuş bebeğin % 97'si, sağlıklı bir yetişkinin % 75'i, yaşlandığımızda ise su kaybı nedeniyle vücudumuzun % 65'i sudur. Tüm organlarımızın yapısında değişik oranda su vardır, örneğin, beynimizin  % 75'i, kemiklerimizin  % 22'si sudur, hatta dişimizin minesinde dahi  % 2 su vardır. Bu oranlar suyun sağlığımızda ve dünyamızdaki değerini çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Vücudumuzda meydana gelen tüm fiziksel ve kimyasal değişimlerde suyun önemi büyüktür. Vücudumuzdaki trilyonlarca hücrenin içi sulu likit ile dolu olup, dışı da sulu likit tarafından sarılmıştır. Sağlığımızın kalitesi bu sulu iki likidin dengesine bağlı olup bu denge yine suyun yarattığı ozmoz sayesinde gerçekleşir.

Enerji eksikliği ve stres, susuzluktan kaynaklanıyor!

Bir kaç hafta yemek yemeden aç kalabildiğimiz halde susuz olarak bir kaç günden fazla dayanamayız. Vücudumuzdan % 2 su kaybedersek enerjimizde % 20 azalma olur. Su kaybı % 5'i bulduğunda koma, % 20'ye ulaştığında ise ölüm meydana gelir. İnsanın günlük yaşamdaki enerji eksikliği çoğunlukla bedeninin susuz kalması ve stres faktörleriyle ilişkilidir.

Yürüyüş yapın ve bolca su tüketin!

İnsanların stres faktörlerine açık olmaları bedenlerindeki su miktarının azalmış olmasıyla yakından ilgilidir. Çünkü özellikle ilerlemiş yaşlarda dolaşımdaki kanın akışkanlığındaki azalmaya bağlı olarak kanın içinde ve özellikle beyinde kılcal dolaşımdaki azalmaya bağlı olarak yeterli nörotransmitter geçişleri yapılamamaya başlar. Bu kanın kimyası yani suyun varlığı ile her an değişime uğrayan bir durumdur. Bu yüzden stres faktörlerine açık olanların kısa aralıklarla yürüyüş yapmaları ve bolca su tüketmeleri sağlıklarına yapacakları en önemli yatırımdır.

Vücudumuzda yoğun miktarda enerji değişimleri olmaktadır. Tüm bu değişimlerin sağlıklı olması için yeterli miktarda suya ihtiyaç vardır. Enerji merkezleri çok farklı ve sürekli olarak bedenin diğer organları ile etkileşim halindedirler. Bedenin enerji alanları olan birçok bölge önemli akupunktur ve organ etkilenmelerinin gerçekleştiği bölgelere isabet eder. Buralardan ufak enerji bölgelerine yayılan enerji yollarının, akupunktur noktalarının birbirlerine bağlanmış olduğu hatlar istikametinde olduğu tespit edilmiştir. Buralarda enerjinin akupunktur noktaları ve enerji alanları arasında düzenli akabilmesi için önemli şartlardan birisi de insanın su ihtiyacı bakımından doyurulmuş olmasıdır.

Su, hayattır!

Hücrelerimizin beslenmeleri ve fonksiyonlarını yerine getirebilmeleri için hücre içi ve çevresindeki suyun yeterli derecede sodyum, potasyum, kalsiyum ve magnezyum iyonlarına ve uygun polariteye sahip olması gerekir. Zengin bir doğal mineral kaynağı olan suyun önemi burada da ortaya çıkar. Doğal olan yapısıyla bu düzenlemeyi su kendiliğinden gerçekleştirerek olağan üstü bir değişimin önderliğini yapar. Hayat için oksijenden sonraki en önemli gereksinimiz sudur.

Suyun polaritesi çok ilginç ve yaşamsal bir özelliktir. Suyun içinde bulunan ( ) pozitif yüklü alkali minerallerin (sodyum ve potasyum mineralleri) dengesi, yaşam dinamizmimiz için son derece önemli bir faktör olup bu dengenin bozulması hücre yeteneklerinin hasara uğramasına neden olabilir. Hücre hasarının başlaması yaşlanma sürecinin hızlanması demektir. Önce hücrelerimizde hasar meydana getirerek yaşlanırız, daha sonra hücre toplulukları, ardından organlarımız ve daha ilerleyen zamanlarda ise tüm bedene yayılan sistemlerimizin çalışmasını sabote eden bir bozulmaya maruz kalarak hem hastalanır ve hem de hızla yaşlanmaya başlarız. Saçlarımızın ağarması, cildimizin kırışması, kemiklerimizin içinin boşalmaya başlaması, yüksek tansiyon, kolesterol, romatizma, diyabet, kanser oluşumunun temel sebebi bu hücre düzeyinde yaşanan bozulmadan köken alır. Önce hücrelerimizden başlayarak daha sonra tüm bedenimizi tahrip ederiz.

Hücre beslenmesi, yeterli su tüketimi ile mümkün

Sağlıklı hücre beslenmesi, hücre dışı sudaki besinlerin hücre zarından osmoz yöntemiyle hücre içine geçmesi şeklinde yapılır. Sağlığımız, hücre yenilenmesinin devamına bağımlı olup bu eylemin herhangi bir sebepten aksaması hücresel bozulmayla beraber hastalık ve yaşlılık olgularının ortaya çıkmasına sebep olur.

Hayatımızı sürdürürken sürekli olarak yenileniriz. Örneğin karaciğerimiz kendisini yenileme ve iyileştirme gücü en belirgin organlarımızdandır. Tüm organlarımız kısmen kendilerini yenileme ve şifaya kavuşturma gücüne sahiptirler.

Suyu yanlış kullanıyoruz

Su içimi konusunda ciddi hatalarımız var. Bu durum zaman ilerledikçe tüm bedenimizde telafisi neredeyse mümkün olmayacak oranlarda rahatsızlıklara neden oluyor. Birçok hastama suyu nasıl tüketmektesiniz, diye soru yönelttiğimde hemen hemen yüzde doksan oranında verilen cevaplardan hatalı olduğumuzu anlayabiliyorum. Özellikle yaşlı hastalarım yemek yemeden su içilmeyeceğine kendilerini öyle bir inandırmışlar ki bunu kırmak ve doğru şekliyle değiştirmek gerçekten hiç kolay değil.

Su içtiğimizde maksimum oranda faydalanmamız ancak aç olmamızla mümkündür. Açken içilen su çok daha kolayca sindirim siteminden genel kan dolaşımı içine geçerek kanımızın temizlenmesini sağlar. Yemekle birlikte su içildiğinde sindirim sisteminin birçok bölümünde sindirim enzimlerinin salgılanması olamayacağından sindirim sistemi genel olarak enzimlerden mahrum kalmaya başlayacaktır.

Suyu yanlış tüketmemiz, anksiyete, depresyon, unutkanlık, kronik yorgunluk, eklem ağrıları, karaciğer yağlanması ve daha pek çok hastalığın oluşmasını kolaylaştırıyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 13.03.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Dr. Recai Yahyaoğlu / Türkiye
  • tags Etiketler: su, enerji, tasarruf,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Dinimiz aileye önem verir
    2. Sahabe ilme önem verirdi
    3. Aile hekimleri sigarayı bıraktıracak
    4. Düzenli egzersiz ilaç gibi
    5. "Antidepresanlar çocuk ve gençlerde intihar riskini artırmıyor"
    6. Karaşen: Özel hastanelerin tamamına yakınıyla sözleşme imzaladık
    7. Ne kadar tanıdık geliyor?
    8. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    9. Kulak temizleme çubuğu kullanmak işitme kaybına yol açabiliyor
    10. Şeker hastalığı, doğum anomalilerini 4 kat artırıyor
  • Diğer

    1. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    2. İrtica.org kuradan çıktı
    3. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    4. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    5. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    6. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    7. İktidar savaşı
    8. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    9. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
    10. Yunanistan acı ilacı içmek üzere
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    3. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    4. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    5. Tezkereyle mi dönecek?
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    9. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
    10. 'Yeşil'e yakalama kararı!
  • Çok Yorumlanan

    1. Haniye İran'a gidiyor
    2. İstifa eden başkana tutuklama
    3. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    4. Sinemanın Ankara'sı
    5. Humus'ta kan durmuyor
    6. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    7. Polonya'da 62 ölü var!
    8. İsrail'le sımsıkı biçimde birlikte çalışacağız
    9. Hamas ve El Fetih anlaştı; hükümeti Abbas kuracak
    10. 'Suriye ciddi bölünme tehlikesi geçiriyor'
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek