Avrupa'nın 2. Dünya Savaşı'ndan sonra en büyük trajedesinin yaşandığı Srebrenitsa, savaş öncesi günlerini özlüyor.
Savaştan önce 36 bin kişinin yaşadığı, kaplıcaları ve doğasıyla çok sayıda turistin geldiği, eski Yugoslavya'nın gelişmekte olan 4. büyük belediyesi olan kent, şimdi savaşta kaybettiği kurbanları, göç eden insanları, uçsuz bucaksız ''beyaz zambaklar'' gibi dikilen mezar taşlarıyla adeta terk edilmiş bir kent görüntüsü veriyor. Sokakları boş olan kentin Boşnakların yaşadığı evlerde ise tam bir hüzün hakim... Erkeklerini kaybeden kadınlar, evlerinde kendilerine bırakılan emanete sahip çıkmanın mücadelesini veriyor. Geceler ise onlar için tam bir kabus oluyor. Çünkü evlerinde yalnız yaşayan bu kadınlar, hâlâ bölgede yaşayan Çetnikler tarafından sık sık rahatsız ediliyor. Ancak bu kadınlar, kendilerini rahatsız edenlere aldırış etmeden mücadelelerine devam ediyor. Bir araya geldikleri zaman ise çocuklarıyla olan anılarını birbirleriyle paylaşan bu kadınların en büyük mutlulukları ise rüyaları oluyor.
"Savaştan önce çok güçlü bir şehirdi"
Ailelerindeki tüm erkekleri kaybeden bu kadınların önemli kısmı, sadece doğdukları toprakları başkalarına vermeme adına, acı hatıralarının yaşandığı bu kente gelmeyi tercih ettiğini açıklıyor. Srebrenitsa Belediye Başkan Yardımcısı Kamil Durakoviç, Srebrenitsa'nın savaş öncesi ve sonrası durumu hakkında bilgi verdi. Srebrenitsa'nın savaştan önce çok güçlü bir belediye olduğunu belirterek, köklü tarihi ve zengin doğal kaynaklarıyla eski Yugoslavya'nın önemli bir kenti olduğunu dile getiren Durakoviç, ''Srebrenitsa, eski Yugoslavya döneminde gelişmekte olan 4'üncü büyük belediyeydi. Burada bulunan kaplıcalar ve şifalı su, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti Srebrenitsa'ya çekiyordu'' dedi. Srebrenitsa'nın şimdi halkıyla birlikte bir savaş kurbanı olduğunu belirten Durakoviç, savaştan önce kentte 28 bini Boşnak olmak üzere, 36 bin 666 kişinin yaşadığını bildirdi.
Durakoviç, şu anda kentte 4 bin Boşnak, 6 bin Sırbın yaşadığını ifade ederek, ancak Boşnak nüfusun önemli kısmını erkeklerin katledilmesinden dolayı kadınların oluşturduğunu söyledi.
Durakoviç, Srebrenitsalı kadınların erkeklerini kaybettikten sonra çok büyük bir hayat mücadelesi verdiklerini ve onların bu mücadelelerinin takdire şayan bulduğunu dile getirerek, ''Onlar devletten aldıkları yardımları kendilerine harcamak yerine çocuklarının eğitimine ayırdılar. Kadınlar güç koşullar altında çocuklarını okuttu. Şu anda 400 çocuğumuz üniversite öğrencisi. Bu da bizim en büyük kazancımız'' şeklinde sözlerini tamamladı.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



