Türkiye dış politikada bir yandan İsrail ile diplomatik alanda mücadele ederken diğer yandan ise İsrail‘in güvenliğini sağlayan NATO şemsiyesi altındaki Füze Kalkanı‘na da evet demesi dikkat çekti.

Türkiye dış politikada son yılların en önemli dönüşümünü sağlıyor. Türkiye bir yandan Arap Baharı yaşayan ülkelerde halkı demokrasi ile tanıştırma girişimlerine bütün yönleriyle destek verirken öte yandan ise NATO‘nun şemsiyesi bahanesiyle kendi ülkesine radar üslerinin kurulmasına da ses çıkaramıyor. Yaşanan tüm bu gelişmeler sonrası Türkiye‘nin eski hükümetler döneminde de olduğu gibi yine Batı endeksli dış politika serüvenine devam edeceği görülüyor.

Türkiye yönünü bir türlü dönemiyor

Soğuk Savaş döneminde SSCB‘ye karşı ileri karakol görevi üstelenen Türkiye yine aynı görevi üstleniyor. Soğuk Savaş‘ın başlamasından sonra tarafını Batılı ülkelerden yana koyan ve bu yüzden NATO‘ya üye yapılan Türkiye‘nin o dönemde birçok bölgesine kurulan NATO üsleri soğuk savaşı sonrası tek tek TSK‘ye devredilmişti. Varlığı bile yıllar sonra bilinen bu üslerin NATO‘nun yeni tehdit algılarına karşı yeniden kullanılmaya başlanması ise Türkiye‘nin dış politikasında hala bir değişikliğinin olmadığını gözler önüne seriyor.

Ortadoğu‘yu en iyi şekilde kontrol altına alabilmesi için Malatya‘nın Akçadağ İlçesine Bağlı Kürecik Köyü‘nde Soğuk Savaş döneminde kurulan NATO‘nun radar üssüne kurulması kararlaştırılan radar üssü ile ilgili önceki gün Türkiye mutabakat zaptına imza koydu.  Türkiye adına Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve ABD Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone tarafından önceki gün imzalanan anlaşma gereği radar sistemlerinin önümüzdeki günlerde kurulması için çalışmaların başlatıldığı da duyuruldu.

Neden Doğu Akdeniz ısrarı

Malatya‘ya daha önce kurulan NATO Hava Savunma Radarları‘nın bölgedeki daha çok Karadeniz ve Kuzey doğu bölgelerinin etkisinde olduğu yeni radarların ise Doğu Akdeniz ve Ortadoğu ülkelerini gözetleyeceği ortaya çıktı. Yeni radarların kurulmasından önce ABD‘nin Doğu Akdeniz ısrarının altında yatan sebep de anlaşılmış oldu. Doğu Akdeniz‘de İsrail‘in bulunması ise yeni radarların amacını da sebebinin ortaya çıkardı. Ortadoğu ülkeleri özellikle İran‘ın son teknolojik ileri füze sistemleri ile İsrail‘i kendi menziline alması sonrası bu yeni radarların İran‘a karşı olduğunu da gözler önüne sermiş oldu.

Türkiye‘nin dış politikada almış olduğu seyir önümüzdeki dönemde komşu ülkeler ile arasının aşmasına da neden olacak. Komşularla sıfır sorun stratejisinin Arap Baharı ile sona ermesinden sonra Suriye ile Türkiye arasında yaşanan gergin ilişkiler sonrası NATO şemsiyesi altında kurulacak yeni radar üssü ile sadece Suriye ile değil bölgenin en etkili güçlerinden olan İran ile de yeni gerginliklerin önünü Türkiye açmış oldu. Geçtiğimiz yıl 9 vatandaşımızı uluslar arası sularda hunharca katleden İsrail ile son günlerde yaşanan gerginlik sadece sözde kalıyor. İsrail‘in bölgede etkinliğini sürdürebilmesi için NATO ve BM‘nin sürekli güvenlik tedbirleri ayakta tutmaya çalışması önemli. Bu noktada İsrail‘e en büyük tepkinin NATO‘nun kuracağı radar üslerine Türkiye‘nin onay vermemesi olacaktı. Ancak Türkiye yapılan yorumlara göre ‘sözde posta koyarken‘ özde yine İsrail‘in güvenliğini sağlamış oldu.

ABD elçisi niye imzaladı

Kürecik‘e kurulacak olan füze radar sistemleri için Türkiye ile yapılan mutabakat zaptına ABD Büyükelçisi‘nin neden imza koyduğu ise anlaşılamadı. NATO adı altında bölgeye kurulacak olan sistemler için imza yetkisinin ise bir NATO yetkilisinde olmayışı de akıllara soru işaretleri getirdi. Radarların Türkiye‘ye kurulması imza altına alınınca dün Romanya‘da füzelerin kendi ülkesine konuşlandırılmasına müsaade etti. Aynı Türkiye‘de olduğu gibi Romanya‘da da karşı imzaları ABD‘lilerin atması dikkat çekti.

Malatya Kürecik‘e NATO‘nun yeni kuracağı radar üssün yıllar öncede kullanıldığı ortaya çıktı. ABD‘nin SSCB ile yaşadığı Küba Füze Krizi sonrası Türkiye‘yi ileri karakol görevi veren ülke daha sonra Kürecik‘e bir askeri üs kurdu. NATO adı altında kurulan radar üssünde SSCB gözetleniyordu. O dönemde ayrıca füzelerde Türkiye‘ye kurulmuştu. 1961 yılında radarlar Malatya‘ya kurulurken nükleer başlıklı jupiter füzeleri ise Manisa Akhisar bölgesine konuşlandırılmıştı. Kurulan bu sistemler ise 40 yıl sonra millete açıklandı.

Malatya‘ya NATO radar üssü gibi

NATO‘nun ileri teknoloji sistemlerle kuracağı yeni radarlar ile bölge ülkelerini gözetleme imkanı sağlanacak. Kürecik‘e kurulacak olan Füze Savunma Sistemi ile Malatya‘da NATO‘nun radar üslerinin sayısı ikiye çıkmış oldu. Hali hazırda bölgenin en büyük NATO Hava Savunma Radarlarının bulunduğu Malatya yeni kurulacak sistem ile adeta NATO üssü konumuna gelmiş oldu. NATO‘nun 2000‘lı yılların başında sessiz sedasız bir şekilde Yamadağ‘ına kurduğu Hava Savunma Radarları bölgede hâlâ çalışmalarını sürdürüyor.

Muhabir: Haber Merkezi