Fransa'da sözde Ermeni soykırımının inkarını suç sayan kanunun kabul edilmesinin yankıları sürüyor. Cumhurbaşkanlığının da onaylaması halinde yürürlüğe girecek kanun iptali için çeşitli yol haritaları sunuluyor.
Siz de bireysel olarak AİHM'e başvurarak kararı tahkir edeceksiniz. İkincisi ise devlet olarak yine AİMH'ye başvurabilirsiniz." dedi. Devlet olarak başvurmanın çok etkili bir yol olduğunu aktaran Gültekin Avcı, "Daha önce Danimarka ve Kıbrıs Rum Kesimi bu yolu kullanmıştı. Devlet başvurusu etkili bir yoldur.
Bu noktada Türkiye Cumhuriyeti Devleti, konuyu AİHM'e taşıyabilir. Üçüncü olarak da Uluslararası Adalet Divanı'na götürmektir. Aslında Fransa'nın aldığı bu kararın tetkiki Adalet Divanı'nın birebir konusu değil, ama Türkiye ve Fransa'nın taraf olduğu 1951 tarihli Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nin hükümleri var. Bunların yorumlanmasıyla ilgili uyuşmazlıklar söz konusu olduğunda devreye girer. Türkiye burada Fransa'nın aldığı kararların, söz konusu sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki bir dönemde olduğu bahisle iddiaların hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesini, konunun bilimsel ve hukuksal yönden incelenmesini isteyebilir." şeklinde konuştu. Bu durumun bir riski de beraberinde getirdiğini, AİHM'nin siyasi bir karar verebileceğini vurguladı.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



