milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • AVUSTRALYA DIŞİŞLERİ BAKANI: SURİYE'DEKİ KATLİAM ACIMASIZ VE ALÇAKÇA
  • “HATALI SÜNNET FONKSİYONEL BOZUKLUKLARA SEBEP OLUR”
  • VATANDAŞA KURS BULMADA TEK TUŞ KOLAYLIĞI
  • MÜSLÜMAN KARDEŞLER: ESED REJİMİ, ZULÜMDE CENGİZ HAN'I GEÇTİ
  • TIBBİ HATALARDAN KORUNMA REHBERİ
  • KREDİ KARTI SAYISINDA PATLAMA

Sosyal yaşam bir paylaşım alanıdır

01 HAZİRAN 2011
ÇAR 00:00

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İnsan yapısı itibariyle sosyal bir varlıktır. Ancak sosyal hayata uyum sağlayıncaya kadar geçen dönemde bencildir, benmerkezcidir.

  • Sosyal yaşam bir paylaşım alanıdır -

Yani, her birimiz bir çocukluk döneminden geçmişizdir ve bu dönem güçsüz ve çaresiz olduğumuzdan ilgi ve bakıma ihtiyaçlıyızdır. Sürekli aldığımızdan bencilizdir, sadece kendi ihtiyaçlarımızı biliriz. Ancak gelişim süreçlerinden geçerken çevremizdeki insanlarla hayatı paylaşmayı ve bir arada yaşamayı öğreniriz. Hayat aktif bir okul gibi her daim öğretmeye devam eder.

İlk bir yaşına kadar geçen dönemde, insan yavrusu olayları, elem ve haz duygusuyla tanır. Kendisine haz veren şeyleri iyi olarak, elem veren şeyleri kötü olarak algılar ve iyi kötü kavramı çocuğun şemalarında bu şekilde yer etmiş olur.

İnsan, hayatını sürdürürken sosyal-ekonomik ve duygusal bir alış veriş içindedir ve bu vesileyle bir tür güven duygusu elde etmektedir. Yani çevresindeki insanlara güvenmekte ve onların varlığından güç almaktadır. Zira, kişi hayatını, iki önemli güvenlik çemberinde südürür. Bir yandan, bedensel varlığına gelecek herhangi bir tehlikeye karşı koruma içgüdüsü içindeyken öte yandan ruh ve duygu dünyasına gelebilecek saldırıya karşı varlığını siper etmektedir. İnsan yaşamında sıklıkla adından sözedilen agresyon bir yerde bu iki güvenlik alanının korunmasına yönelik bir savunmadır. Bu anlamda, insanın sosyalize olma ihtiyacı kendini güvende hissetme gereksiniminin bir sonucudur diyebiliriz.

Kişi insani ilişkilerini yapılandırırken, sadece çevresini genişletmiyor aynı zamanda kendini geliştiriyor ve her geçen gün yeni şeyler öğreniyor.

İnsan yaşamını kolaylaştıracak araçlar icat ediyor. Doğada bulunan madenler su kaynakları, hayvansal ürünler ve bitkiler insanın yetenekleriyle işleniyor ve faydalı hale geliyor. İnsan evrende daha rahat bir hayat yaşamak için mücadele ederken, diğer insanlarla müşterek bir şeyler yapmanın hazzını yaşıyor, dostluklar geliştiriyor, yardımlaşmayı öğreniyor.

Benzerlikler insanları bir arada tutar

Toplum ve insan grupları için kullanılan kavramlar kısaca şunlardır:

Nation: Nation'un kökü nautre, doğmak anlamındadır. Burada bireyleri bir arada tutan ve onları kaynaştıran temel unsur akrabalık bağlarıdır. Akrabalık bağları, toplumun içinde küçük bir dayanışma grubu olarak manidardır. Çünkü karındaşlık çağı belki hiç kimsenin yapamadığı fedakarlığı ve dayanışmayı sağlıyor ve insanların ihtiyaçlarını bu yolla karşılamasına yardımcı oluyor. Gündelik hayatımızda bu bağın ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz. Özel günlerde, hastalık ve ölüm gibi durumlarda insanlar önce yakınlarını görmek, acılarını onlarla paylaşmak isterler. Fakat dünyanın modernleşmesi, sanayi toplumlarının gelişmesi, geniş aile yapısının yerini çekirdek aile organizasyonun almasıyla bu bağın ana hatları kırılmış, akrabalık ilişkileri zayıflamıştır. Akrabalık bir yerde insanları eğitiyordu. Eski geniş ailelerde, büyük baba ve büyükannelerin de yer alması, akrabaların mekan olarak ve duygusal bağ olarak birbirlerine yakın olması onların işlerini kolaylaştırıyordu. İnsanlar bu aile çatısı altında, hayatın güçlüklerini birlikte omuzluyorlardı ve bu onları rahatlatıyor, biz ruhu veriyordu.

Kabile: Kabile bir topluluğun bireylerinden oluşan ve onların hayatta kalmaları için bir amaç ve hedef seçerek ve seçtikleri hedefe doğrultusunda yaşamaya çalışan bir topluluktur. Burada insanları birbirlerine bağlayan temel etken sözkonusu hedeftir.

Kavim: Bir grup içinde yer alan bireylerin, bir eylemi gerçekleştirebilmek ve ortak bir hareketi yönlendirebilmek için hareket eden kimselerden oluşur.

Şiab: Yeryüzünde şube olarak bulunan insanları kendi grubuna bağlayan bir unsur vardır. İşte her grubun kendine has özellikleri ve seçim hedefleriyle yolunu seçmesi sonucunda böyle bir mozayik ortaya çıkar. (A. Ş. Medeniyetler Tarihi)

Birlikte daha güçlüydüler

Günümüzde, manevi olarak yoksullaşan ve özünden koparılan insanlar, sadece para kazanmaya, karın doyurma yarışına sürüklenmekte ve bitmek bilmeyen bir yarışın içine terk edilmektedir. Oysa bu kısır döngü insanları bir süre sonra duygusal yalnızlığa manevi açlığa götürmekte ve insan tarafını zayıf bırakmaktadır. Manevi olarak yoksullaşan insan ise, bu çıkmaz yolda kendini bulmaya çalışmaktadır.

Osmanlı devletinde esnaf ve sanatkarlar teşkilatlarını oluştururken, bu yapılanmanın içinde yer alan kimseler hem sanatlarını geliştirmekte hem de bir dayanışma şuurunu elde etmekteydiler. Bu gruplar ahi tarikatına bağlı olduğundan, teşkilatlarına manevi bir boyut kazandırarak bu dayanışma ruhunu korumaya çalışmaktaydılar. "Yamak, çırak, kalfa, usta, pir ilişkileri bu insanlarda dini ve milli hiyerarşiye göre, düzenlenmişti. Ayakkabıcılar, dericiler bakırcılar tamirciler vb. bütün esnaf ve sanatkarlar bir başkan seçer, buna "pir" denirdi" (Necdet Sevinç, Osmanlı'nın Yükselişi ve Çöküşü, Kamer Yayınları, 1999, İstanbul, s, 12)

Her endüstri dalının pirleri kendi aralarında bulundukları şehri ya da kasabayı temsil etmek üzere bir pir seçer, buna ahi baba denirdi. (age) Pirlerin ve ahi babalarının da kendi içlerinde yardımcıları ve bunlar çırak, kalfa ve ustaların hem yaptıkları iş konusunda hem ahlaki prensiplerin muhafazası konusunda onlara destek verirler ve yetiştirirlerdi.

Kendini arayan insan

Günümüzde sanayileşmenin getirdiği tekdüzelik ve insanın yerini makinelerin alması bireyleri birbirlerinden uzaklaştırarak, makinaların, güdümünde hareket eden silik bir nesneye dönüştürmektedir. İnsanlar, güne fabrikaların soğuk ve ruhsuz duvarları arasında başlayıp, akşam geç vakte kadar burada, kendilerine biçilen görevi yerine getirmeye çalışıyorlar. İş onların hayatını esir alıyor ve sadece ellerindeki vidalarla irtibat kurabiliyorlar. Bu soğuk duvarlar arasında, konuşmaya, hatta bir tebessüm etmeye dahi hasret kalan insanlar, zamanla adeta bu makinelerin bir parçası haline gelerek, soğuk ve duyarsız birer varlık oluveriyorlar.

Oysa insanoğlu hayatının ilk başlangıcından beri, çevresindeki kimselerle arasında sevgi ve güven eksenli bir bağ kurmaya önem vermiştir. Bu bağın nasıllığı ve içeriği, kişinin bakış açısıyla orantılı olarak değişmektedir. İbn Haldun'a göre insan düşünce ve mizaç olarak kendine yakın bulduğu kimselere bir yakınlık beslerken, kendisine uzak gördükleriyle arasında bir muhalefet oluşturmaya müsaittir. Nerede olursa olsun, birey kendine yakın hissetiği bir kişi ya da grubun çatısında yer almak ve kendini buraya ait hissetmek istiyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 01.06.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: insan, düşünce, fikir,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Kardeşliğin zirvesi
    2. Vakit Nakittir
    3. İftira edenlerden Allah korusun
    4. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    5. Çocuklarda okul fobisi
    6. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    7. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    10. Gençlerde çatışma
  • Diğer

    1. EPDK'dan farklı fiyattan akaryakıt satışına ceza
    2. Yanık etlerde "kanser riski" uyarısı
    3. Sigara tiryakileri 4 yılda 4,5 milyon lira ceza ödedi
    4. Avukatlardan, İstanbul Barosu'na tepki: Tavrınız hukuki değil
    5. Türk aileye çocuklarının cesedi 620 gündür verilmiyor
    6. Hindistan'da zincirleme trafik kazası: 27 ölü
    7. Kaçak akaryakıt operasyonunda gözaltına alınan 9 kişi tutuklandı
    8. Suriye'deki olayların bilançosu 13.004 ölü
    9. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    10. Esed güçleri Hama'yı bombalıyor: 50 ölü
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. İktidarda figüran çatlağı
    7. Şok Detay
    8. Ya Allah!
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Fethin erleri hocasıyla buluştu
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek