İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi, Gazze‘ye insani yardım taşıyan ‘‘Mavi Marmara‘‘ gemisine yönelik İsrail askerlerince Akdeniz‘in uluslararası sularında düzenlenen saldırıya ilişkin olay tarihinde İsrail Genelkurmay Başkanı olan Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin, Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levi hakkında hazırlanan iddianameyi oy birliğiyle kabul etti.
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Akif Ekinci tarafından hazırlanan 144 sayfalık iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı. Mahkeme heyeti, iddianamenin oy birliğiyle kabulüne karar verdi. Davaya ilişkin tensip zaptının daha sonra hazırlanacağı, duruşma tarihinin de tensip incelemesiyle kararlaştırılacağı öğrenildi.
İddianamede, olayın meydana geldiği 31 Mayıs 2010 tarihinde İsrail Genelkurmay Başkanı olan Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin, Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levi‘nin şüpheli askerleri azmettirerek, maktuller Furkan Doğan, Ali Heyder Bengi, Cengiz Songür, Cengiz Akyüz, Cevdet Kılıçlar, Fahri Yaldız, Necdet Yıldırım, İbrahim Bilgen ve Çetin Topçuoğlu‘nun silahla kasten öldürülmesine sebebiyet verdikleri belirtiliyor.
Şüphelilerin bu eylemlerine ilişkin ‘‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçuna azmettirmek‘‘ten 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, yaklaşık 2 seneden bu yana koma halinde olan mağdur Oğuz Süleyman Söylemez‘e karşı İsrail askerlerince gerçekleştirilen kasten yaralama eyleminin, kullanılan silah, atış şekli, yaranın niteliği göz önüne alındığında, Yargıtay kararlarına göre, kasten yaralama değil, ‘‘Kasten adam öldürmeye teşebbüs olduğu‘‘ kaydediliyor.
Canavarca öldürmeye teşebbüs...
Ashkenazi, Marom, Yadlin ve Levi‘nin Söylemez‘e yönelik eylemde azmettirici oldukları belirtilen iddianamede, şüphelilerin müşteki sayıları dikkate alınarak, ‘‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirmek‘‘, ‘‘silahla yaralama suçuna azmettirmek‘‘, ‘‘kemik kırığına neden olacak şekilde yaralamaya azmettirmek‘‘, ‘‘yaralama suçuna azmettirmek‘‘, ‘‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçuna azmettirmek‘‘, ‘‘haberleşmenin engellenmesine azmettirmek‘‘, ‘‘Eziyet suçuna azmettirmek‘‘, ‘‘Yağma suçuna azmettirmek‘‘, ve ‘‘‘mala zarar vermeye azmettirmek‘‘ suçlarından da toplam 8 bin 578 ile 18 bin 32‘şer yıl arasında hapis cezasına çarptırılmaları öngörülüyor.
Hayırlı bir adım olarak görüyoruz
Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği Başkanı İsmail Yılmaz, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi‘nin ‘‘Mavi Marmara‘‘ saldırısına ilişkin olay tarihinde görev yapan İsrailli komutanlar hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etmesine ilişkin, ‘‘Biraz geç olmakla beraber, hayırlı bir adım olarak görüyoruz‘‘ dedi.
Yılmaz, iddianamenin kendileri açısından çok anlamlı olduğunu söyledi.
Gecikmiş olmasına rağmen hazırlanan iddianamenin önemine dikkati çeken Yılmaz, ‘‘Biraz geç olmakla beraber, hayırlı bir adım olarak görüyoruz. Buradan sonra zannediyorum kişisel tazminat davaları arka arkaya gelecektir. Katılımcıların tazminat davası açmaları söz konusu olacaktır. Yurt dışından birçok savcı Türkiye‘nin iddianamesini bekliyorlardı. Türkiye‘nin olayı nasıl yorumlayacağını bekliyorlardı. Bize hep soruyorlardı, ‘Türkiye ne yaptı, hangi durumdasınız?‘ diye. Şimdi onların da olumlu adımlar atacağını düşünüyorum‘‘ diye konuştu.
Konunun Türkiye ile sınırlı kalmayacağını düşündüklerini belirten Yılmaz, sürecin takipçisi olacaklarını dile getirdi.
İddianamede adı geçen kişilerin Türkiye‘ye geldiklerinde tutuklanmalarının söz konusu olduğuna işaret eden Yılmaz, ‘‘Biz bunu hayırlı bir adım olarak görüyoruz. Diğer Avrupa ülkelerinde de bu tür davaların açılmasını bekliyoruz. Netice itibariyle ‘yaptıkları yanlarına kar kalmayacak‘ diye ümit ediyoruz. Bir nebze de olsa mağdur olmuş, şehit olmuş ve yaralı arkadaşlarımızın yüreğine su serpmiştir‘‘ ifadelerini kullandı.



