Bedrettin'in hikâyesini biliyorsunuz artık, o sadece beş yaşında ve en az iki yıldır ailesi tarafından sokakta çalıştırılıyor. Geçen gün 'yanlış mıntıka'da görülünce kendisi gibi sokakta çalışmaya zorlanan dört çocuk tarafından öldürülesiye dövüldü.
Bu görüntü, yani sokakta mendil satan, araba camı silmeye kalkışan, düpedüz dilenen, 'sokak çocukları yararına kartpostal' satan, ayakkabı boyayan çocuk görüntüsü, maalesef alışıldık bir görüntü. Devletimiz 'sosyal devlet' olabilse, o çocukların hepsini ailelerinden alıp yurtlara veya koruyucu ailelerin yanına yerleştirmiş olurdu. Sorunumuz bu, devleti ve onu yönetenleri işlerini yapmaya davet etmekten, onlara görevlerini hatırlatmaktan hiç vazgeçmemek lazım...
O da çocuk, bizimki de çocuk. Bedrettin ve onun gibiler o anne babalara bırakılabilir mi? Bedrettin, eğer hasta yatağında iyileşirse (umarım iyileşir) tekrar anne-babasının yanına gönderilebilir mi? Bedrettin'in yalnız olmadığını da biliyoruz. Daha dün İstanbul'da bir vali yardımcısı, sokakta babasıyla birlikte dilenen 14 yaşında bir kız çocuğuna rastladı. Hiç okula gitmemişti kız, Allah bilir 3 yaşından beri sokaklarda dileniyordu o da.
Sorun sadece İstanbul'da da değil; hepimiz biliyoruz. Türkiye'nin dört bir yanında sokakta çalışmaya zorlanan köle çocuklar var. Bu çocuklar mafyalar tarafından alınıp satılıyor. Onlar bizim çocuklarımız, bu toplumun çocukları ve köle değil çocuk olmayı hak ediyorlar. 'Sosyal devlet' bunun için var olmalı.
(İSMET BERKAN / RADİKAL)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



