Türkiye‘de son aylarda kadın cinayetlerinde büyük artış oldu. 2011 yılının ilk 6 ayında 130 kadın cinayete kurban gitti. Bu durumu değerlendiren Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli, kadın cinayetlerini toplumun yozlaşmasına bağladı. Verimli, aile ve kök bağlarındaki kopmaların insanları kendilerine ve diğer insanlara yabancılaştırdığını söyledi.
Türkiye‘de kadına yönelik şiddetin önüne geçilemiyor. Araştırmalar, aile içi şiddete maruz kalan kadının sığınacak yeri olmadığı için şiddete katlandığını gösteriyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu‘nun verdiği bilgilere göre 2011‘in ilk 6 ayında 130 kadın çeşitli nedenlerle cinayete kurban gitti. Prof. Dr. Arif Verimli toplumun yozlaşmasının aile kavramını hızla yok ettiğini, cinayetlerin temel sebebinin de yozlaşma olduğunu söyledi.
6 ayda 130 ölüm
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, geçtiğimiz günlerde 2011 yılının ilk 6 aylık diliminde kadına yönelik şiddet raporunu açıkladı. Rapora göre, 6 ay içerisinde 130 kadın erkekler tarafından öldürüldü. 2011 yılında meydana gelen kadına yönelik şiddet olaylarının incelenerek oluşturulan raporda yer alan diğer verilere göre ise, 33 intihar, 8 intihar girişimi, 22 yaralanma, 16 kadın öldürmeye teşebbüs, 46 tecavüz vakası yaşandı. Ayrıca 10 kadının ölüm nedenlerinin de şüpheli olduğu belirtildi.
Toplumsal yozlaşma aileyi yok ediyor
Şiddetin temel sebebinin toplumsal yozlaşmaya bağlayan Verimli, bu durumun aile kavramını yok ettiğini söyledi. Verimli, "Aile ve kök bağlarındaki kopmalar insanları kendilerine ve diğer insanlara karşı yabancılaştırıyor. İnsanların içindeki boşluk artıyor. Eskiden en önemli sorunlarını ailesiyle eşiyle paylaşan insanlar paylaşımı sanal dünyadaki sanal aşk ve arkadaşlıklarda arıyorlar. Bu arayış kıskançlık krizlerine dönüşüyor. Yozlaşma bariz bir şekilde hayatımıza girmiş durumda."şeklinde konuştu. Verimli, aile içi şiddetin son zamanlarda artmasının temel sebeplerini de şöyle sıraladı: "Alkol ve madde bağımlılığında artış, nüfusun artmasıyla birlikte sayısal olarak hasta popülâsyonunun artması, ekonomik sebeplerin neden olduğu ağır stres ve stresin yol açtığı cinnetler, bireyselleşmenin artışı, zamanın ruhundan kaynaklanan hazza dönük yaşama heveslerinin artışı."
En çok çocuklar etkileniyor
Aile içersinde yaşanan şiddetin en çok çocuklarını etkilediğini belirten Verimli şiddete maruz kalan ya da şiddet ortamında bulunan çocukların gelecekte bunun etkilerini üzerlerinde taşıyacaklarını söyledi. Verimli, "İleride bu çocuklar ya aşırı derecede korkak ve içe kapanık olarak sosyal fobik ve kaçıngan bir karakter geliştirecekler ya da tam tersi aşırı saldırgan ve yıkıcı psikopatolojik bir karakter geliştirecekler. Topluma doğaya kendi eşlerine karşı son derece yıkıcı davranışlar geliştireceklerdir."dedi.
Medya dengeli yayın yapmalı
Toplumsal yozlaşmada medyaya da önemli görevler düştüğünü belirten Verimli, "Medyanın 4 görevi vardır. Bunlar bilgilendirme, eğlendirme, tanıtım yapma ve haber vermektir. Bu dört ayağının da eşit bir şekilde dağılması gerektirmektedir. Eğlencenin öne çıktığı medya da zararlı aşırı haberin öne çıktığı medyada topluma zarar verir. Dengeyi iyi tutturmak gerekir. Haberler özdenetim ve vicdandan geçirilerek halka sunulmalı."dedi.
Elektronik kelepçe yetersiz olur
Son zamanlarda kadına yönelik şiddet olaylarının önüne geçmeye çalışan devlet, eşine şiddet uygulayıp mahkeme kararıyla evden uzaklaştırılan kocaya elektronik kelepçe takılmasını gündeme getirdi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin‘in basına tanıttığı sistemde Evden uzaklaştırılan kocaya elektronik kelepçe takılıyor.
Koca, bu kelepçeyle an be an izleniyor. Koca, eğer eşinin bulunduğu mekâna yaklaşırsa ekipler kocanın yerini tespit ederek yakalayabiliyor. Ancak, sivil toplum kuruluşları birçok Avrupa ülkesinde uygulanan kelepçe sisteminin Türkiye‘de başarılı olacağını pek düşünmüyor. Kelepçe modelinin ülkenin her yerinde özellikle Doğu illerinde yeteri kadar iyi uygulanamayacağı belirtiliyor.




