Wkileaks‘in yayınladığı belgelerde Amerikan ilaç devi Pfizer‘in ailelerin izni olmaksızın Nijeryalı çocukları denek olarak kullandığı belirtiliyor.
Diplomasinin 11 Eylül‘ü olarak adlandırılan Wikileaks belgeleri, küresel sermayenin ülkeleri nasıl yönettiği ile ilgili çarpıcı bilgiler içeriyor. BBC‘nin Wikileaks belgelerine dayandırdığı haberinde Nijerya‘daki petrol şirketlerinin, özellikle de Shell‘in faaliyetleri ile ilgili şok edici iddialar yer alıyor. Belgelerde "Shell her yerde. Her bakanlıkta gözü kulağı var. Her yerde maaşa bağladıkları adamları var. Bu yüzden tüm engelleri aşıyorlar. Nijerya Hükümeti‘nden daha güçlüler" deniyor.
BBC‘nin Wikileaks belgelerinden aktardığına göre, Shell yetkilisi, Amerika‘nın bilgi sızdırabileceği endişesiyle bunları paylaşmakta biraz gönülsüz davranmasına karşın, Amerikan elçisine Nijerya hükümeti içinde güçlü bağlantıları olduğunu söyledi.
Hükümeti kontrol ediyorlar
20 Ekim 2009‘da Abuja‘da gerçekleşen ve zaptı tutulan görüşmede, Ann Pickard, Nijerya Hükümeti‘nin Nijer Deltası‘nda açılacak petrol ihalesi için Çin‘e gönderdiği mektuptan söz etti. Petrolden Sorumlu Bakan, mektubun varlığını reddetti. Ama Shell‘e göre, Çin ve Rusya‘yla yazışmalar yapılmıştı. Amerikan Büyükelçisi Robin Renee Sanders gerisini şöyle anlatıyor: "Shell sorumlusu, ‘Hükümet ilgili her bakanlıkta adamlarımız olduğunu unutuyor‘ dedi. O bakanlıklarda olan her şeyi bildiklerini söyledi."
Petrol zengini ülkenin fakir halkı
Guardian, haberinde Nijerya‘nın dünyanın sekizinci büyük petrol ihracatçısı olduğunu, milyarlarca dolarlık petrol gelirlerine karşın halkın yüzde 70‘inin yoksulluk sınırının altında yaşadığını belirtiyor. Bazı sivil toplum örgütleri, Wikileaks‘in sızdırdığı bu belgenin, Shell‘in ülkenin petrol kaynakları üzerindeki hâkimiyetini ortaya koyduğunu söyledi. Social Action Nigeria adlı örgütün program sorumlusu ‘Shell her yerde. Her bakanlıkta gözü kulağı var. Her yerde maaşa bağladıkları adamları var. Bu yüzden tüm engelleri aşıyorlar. Nijerya Hükümeti‘nden daha güçlüler" diyor.
Nijeryalılar denek olarak kullanılmış
Bir başka belgeye göre Amerikan Dışişleri Bakanlığı‘na ait gizli bir yazışma, dünyanın en büyük ilaç şirketi Pfizer‘ın, hakkındaki davayı geri çekmesi için Nijerya Başsavcısı üzerinde baskı kurmaya çalıştığına işaret ediyor. Habere göre, 1996‘da Nijerya‘nın kuzeyindeki Kano eyaletinde 10 binden fazla çocuğun öldüğü menenjit salgını sırasında Pfizer uzmanları bir kasaba hastanesinde 200 çocuk üzerinde ilaç denedi. Çocukların yarısına o dönem Amerika‘da kullanılan en iyi menenjit ilacı olarak kabul edilen "Ceftriaxone", yarısına da ‘Trovan" adlı yeni bir ilaç verildi. Trovan verilen çocuklardan beşi, Ceftriaxone verilen çocuklardan da altısı öldü. Gazeteye göre salgında ölüm oranının yüzde 20‘ye kadar çıktığı dikkate alınınca bu, şirket için iyi bir sonuçtu.
Ailelerden izin alınmadı
Ancak, sonradan, Pfizer‘in ailelerden kurallara uygun olarak izin almadığı ve denemeyle ilgili belgelere ilişkin soru işaretleri olduğu iddiaları ortaya atıldı. Hem Kano eyaleti hem de federal hükümet şirkete dava açtı. Çocukların ilaçtan değil, menenjitten öldüğünde ısrar eden Pfizer, geçen Nisan‘da Kano eyaletiyle dostane çözüme vardı. 75 milyon dolar karşılığında dava geri çekildi. Ancak Guardian‘a göre, federal davada para ödemek istemeyen şirket, davayı geri çekmesini sağlamak için, Başsavcı aleyhinde bilgi toplayacak kişiler tuttu. Bu kişilerin sağladığı, Başsavcı‘nın yolsuzluk yaptığına dair bilgiler yerel basına sızdırıldı. Ekim 2009‘da altı milyar dolarlık dava geri çekildi. Gazete, başsavcının baskıya boyun eğdiğine dair bir işaret olmadığını ancak Nijerya ile Pfizer arasında gizlilik anlaşması imzalandığı için davanın geri çekilme nedeninin bilinmediğini aktarıyor.





