‘‘Şehristan-Seyyahların Hayal Şehri İstanbul‘‘ adlı kitapta 12. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın yarısına kadar yaklaşık 1300 yılı kapsayan süreçte, Bizans döneminde İstanbul‘a seyahat eden Harun Bin Yahya, Mes‘udi, Hassan Ali El-Herevi, İbn-i Batuta, İdrisi, Fetihten sonra İstanbul‘a gelen Mirza Ali Han Eminüddevle, Katip Çelebi, Muzafferüddin Şah ve Batılı Arculf, Bertrandon De La Broquire, Arnold Von Harff, Pierre Loti ile François Rene De Chateaubrıand gibi seyyahların gözüyle İstanbul anlatılıyor.

İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul‘a yönelik araştırmaları kapsamında, ‘‘Şehristan-Seyyahların Hayal Şehri İstanbul‘‘ isimli kitabını yayımladı. Tarihçi Şafak Tunç tarafından hazırlanan kitapta, 12. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın yarısına kadar yaklaşık 1300 yılı kapsayan süreçte, Bizans döneminde İstanbul‘a seyahat eden Harun Bin Yahya, Mes‘udi, Hassan Ali El-Herevi, İbn-i Batuta, İdrisi, Fetihten sonra İstanbul‘a gelen Mirza Ali Han Eminüddevle, Katip Çelebi, Muzafferüddin Şah ve Batılı Arculf, Bertrandon De La Broquire, Arnold Von Harff, Pierre Loti ile François Rene De Chateaubrıand gibi seyyahların gözüyle İstanbul anlatılıyor. Osmanlı döneminde İstanbul‘un kültür ve tarihi hakkında zengin bir içerik sunan kitapta, İstanbul‘un camileri, çeşmeleri, suları, tekkeleri, dergahları, hamamları ve mezarlıklarına da yer veriliyor.

İstanbul‘un tepeleri hakkında gözlem ve bilgilerin de yer aldığı kitapta, Türklerde hayvan sevgisi, kıyafetler, ticaret hayatı, eski İstanbul insanları, Asitane-i Saadette düğün merasimi, Mecma-i Zürefa Osmanlı kahvehaneleri, harem ve eski İstanbul‘da sosyal hayattan örnekler sunuluyor. İstanbul içinde daha özel bir yere sahip olan Boğaziçi Medeniyeti‘nin de anlatıldığı ve eski resimlerle geçmişe ışık tutan kitap, Mustafa Nazif Duran‘ın günümüz İstanbul‘unu anlatan fotoğraflarıyla da ilgi çekiyor.

Ayrıca kitapta Batılı sanatçılar Topham, Radclyffe, Brudshaw, Griffiths, Benjamin, Adladr, Allen, Louis-François Cassas, Higham, Bentley, C. Biseo, Charles De Pertusıer, Warwick Goble, Alexander Van Millingen, Monnin Jouannin, R. Wallis, J. C. Bentley, Antoine Ignace Melling, Leanordo De Mango, Carl Gustaf Löwenhielm, Joseph Schranz ve Gaspare Fossati tarafından yapılmış gravür ve karakalem çalışmaları da bulunuyor. Bu gravürler İstanbul‘la ilgili olarak mekan, ibadethane, sosyal hayat, insan, manzara, mimari eserler, meslek erbabı, Osmanlı kıyafetleri gibi pek çok tarihi güzelliği günümüze taşıyor.

Seyyahların İstanbul ilgisi

Kitaba önsöz yazan İTO Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, batılı seyyahlar için Doğu‘nun her dönemde gizemli olduğunu belirtti. Bu yüzden bugünkü Avrupa‘yı merkez edinen anlayışa göre Doğu olarak isimlendirilen bu bölgeye farklı amaçlarla çok sayıda seyahat düzenlendiğini ifade eden Yalçıntaş, önsözde şu görüşlere yer verdi: ‘‘Böylece bu coğrafyanın insanlarını, kültürlerini, inançlarını, ekonomik yapısını ve sosyal yaşamlarını tanımak istemişlerdir. Batılı seyyahların ilgisini çeken ülkelerden en önemlisi de Osmanlı İmparatorluğu ve onun görkemli başkenti İstanbul‘dur. Batı literatüründe İstanbul ve Osmanlı ülkesi için yazılmış pek çok seyahatname bulunur. Bu metinlerde sadece sosyal ilişkiler ve kültürel yapı ile ilgili bilgiler değil, kültürel hayattan ticarete, sosyal yaşantıdan siyasete kadar çok geniş yelpazede ayrıntılı bilgiler de yer almaktadır. Biz de İTO olarak sunduğumuz yayınla, bu misyona katkı sağlamayı amaçladık. Tarihçi Şafak Tunç‘un hazırladığı bu kitabı, İstanbul‘un Avrupa Kültür Başkenti olduğu 2010 yılında yayınlamaktan mutluluk duyuyoruz.‘‘

Kitabı hazırlayan Şafak Tunç da yazısında, geçmiş zamanlarda özellikle 20. yüzyılda yapılan Osmanlı araştırmalarında ağırlıklı olarak Osmanlı İmparatorluğu‘nun siyasi yapısı üzerinde durulduğunu, kültürel yönlerinin ise daha az dikkate alındığının görüldüğünü belirtti.

Bu eksikliğin giderilmesi için özellikle seyahatname, mektup ve hatıra türü eserlere önem verilmesinin zaruri olduğunu bildiren Tunç, şunları kaydetti: ‘‘Seyahat etme arzusu her zaman insanların ilgisi çekmiştir. Yeni yerler görmek, yeni insanları ve kültürleri tanımak düşüncesi pek çok kimsenin uzun ve meşakkatli yolculuklara çıkmasının nedenlerini oluşturmuştur. Geçmiş zamanlarda en çok merak edilen toplumların başında Osmanlı ülkesi ve insanları gelmiştir. Bu konu hakkında pek çok kitap yazılmıştır. Değişik devirlerde Osmanlı ülkesine seyahat eden şahsiyetlerin kaleme aldıkları eserler, Osmanlı kültür tarihi hakkında değerli bilgiler veren zengin içerikli kaynaklardır. Bunlara bakarak Osmanlı‘nın gündelik hayatına dair pek çok konuda tafsilatlı bilgiye ulaşılabilir.‘‘

Bazı Batılı seyyahların kendi hayallerinde vehmettikleri Doğu ile gerçek Doğu arasındaki farkı gördüklerinde bunu kabullenmekte zorluk çektiğini anlatan Tunç, şöyle devam etti: ‘‘Olması istenen ile var olan arasındaki fark, onları bazı tercihler yapmaya mecbur bırakmıştır. Bu, bazılarında ileriye ve olumluya doğru bir gelişme sağlarken, bazlarında daha farklı yansımalar yapmıştır.  Önyargılar ne kadar kuvvetli ise onları yıkmak da bir o kadar zor olmuştur. Lakin Lady Montagu, d‘Ohsoon, F. Henri Ubucini, Pierre Loti gibi sağduyu, önyargıdan uzak seyyahların bulunduğunu ve bu seyyahların yazdıkları eserlerdeki bakış açılarında oldukça tarafsız davrandıklarını söylemek icap eder. Her seyyahın yazdığı eseri kendi tecrübelerine dayanarak ortaya koyduğunu söylemek zordur. Bir kısım seyyahlar kendi eserlerinde başka seyyahların tecrübelerini aktarmaktan öteye geçememişlerdir.‘‘

İstanbul‘un ışığında koşanlar

İstanbul‘un ruhaniyete sahip bir şehir olduğunu aktaran Tunç, ‘‘Bu şehir kendisini her meşrebe kendi meşrebince açmıştır. Kendisine nazar edenlere ayna olmuştur. İstanbul‘u en çok övenler, onu görüp de uzağında kalanlardır‘‘ dedi. Bu kitabın asırlardır İstanbul‘un ışığında koşanların hikayesi olduğunu bildiren Tunç, hazırladığı kitabı şöyle anlattı: ‘‘Pervanelerin ışık şehrine olan hasret dolu yolculuğunun hikayesi... Kayıp giden zamanların elimizdeki yegane tanıklığına yapılan bir yolculuk. Ne onu övenler aramızda şimdi, ne de övdükleri o masal şehri. Bu yaldızlı semanın devranından elimizdeki sadece o tanıklığın sözleri Şehristan...

Kuşkusuz İstanbul üzerine yazılmış bir çok benzer çalışma bulunmaktadır. Bu kitap ise farklı bakış açıları getirmek amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın içinde yer alan seyyahlar 12. yüzyıl sonlarından 20. yüzyıl ikinci yarısına kadar yaklaşık 1300 yılı kapsayan bir zaman sürecindeki İstanbul‘u anlatmaktadır. Bu kitap İstanbul‘un sadece belirli bir vechesini, onun hatırasını yüreklerinde taşıyanlara bir nebze ferahlık vermek amacıyla kaleme alınmıştır.‘‘

Muhabir: Haber Merkezi