28 Şubat‘ı DYP Genel Başkanı Tansu Çiller‘in danışmanı olarak yaşayan Hüseyin Kocabıyık, Bugün gazetesinden Seda Şimşek‘e bu dönemle ilgili bilgi ve yorumlarını aktardı. İşte bu ilginç röportajdan bazı bölümler:

*28 Şubat‘ın 27 Mayıs ve 12 Eylül‘den farkı "post-modern" olması ve kan dökülmemesi ile açıklanıyor.

Kan dökülmedi ama devlet, siyaset, hukuk döküldü ve aslında ekonomi de döküldü. 28 Şubat‘a "post-modern" diyorlar, ama kelimenin içerik analizinden hareket edersek çok da 28 Şubat‘ı karşılayan bir kavramlaştırma olmadığını görürüz. Dile hoş geldiği için kullanılıyor.

İlkel bir hareketti

* Sizce nedir 28 Şubat?

28 Şubat ilkel ve Türkiye‘yi modern hayat tarzının, modern siyasetin gerisine çeken bir hareketti. Gerçekten post modern bir darbe olsaydı Türk halkının metafizik dünyasına bu derece hoyratça saldırmazdı bu hareket.

* 28 Şubat süreci nasıl oluştu?

28 Şubat piramidinin en üstünde büyük sermaye, onun hemen altında bu sermayeye eklemlenmiş medya, bu iki unsurun kullandığı operasyonel güç olarak da askerler vardı.

*Yani size göre siviller askerleri mi kullandı?

Sivil kavramına itiraz ediyorum. Siviller değil, seçkinler demek lazım. Evet askerler kullanıldı. 28 Şubat‘tan bugüne kadar yaşanan olaylar bize bunun böyle olduğunu gösterdi. 28 Şubat‘ın en bilinen aktörlerinden birisi "Beni kullandılar" demek suretiyle bu durumu itiraf etti. Nitekim, 28 Şubat sonrası oluşan yeni Genelkurmay karargahı 28 Şubatçılar‘ın neredeyse tamamını tasfiye etti.

AB‘ye karşılar

* Sivillerin size göre seçkinlerin darbeye önayak olduğunu söylüyorsunuz. Büyük sermaye neden böyle bir işin içine girdi?

Büyük sermaye sanıldığının aksine, Türkiye‘nin AB‘ye girmesine esastan karşıydı. Türkiye AB‘ye girerse her şeyi kaybedeceklerini sanıyorlardı. İrtica, laiklik gibi mevzular bugünden geriye bakınca ne kadar yapay gerekçeler olarak duruyor görürsünüz. Bana göre büyük sermaye 28 Şubat‘ın planlayıcısıdır ve şartları oluşturandır.

Muhabir: Haber Merkezi