Aylık tasavvufi dergi Semerkand, Temmuz ayında İslam dinini modernleştirme çerçevesinde ortaya çıkan ve Ehl-i Sünnet geleneğine aykırı bir anlayış olarak gelişen modernist görüşleri ve bu anlayışın neticesi olarak ortaya çıkan meal okuma modasını irdeliyor.
Dosyanın başlığı "Allah Kelamıyla Münasebetimiz" Dosyayı hazırlayan Ali Sözer, son zamanlarda çokça duyduğumuz "Kur'an İslâmı'na dönüş" ve "Kur'an'ı doğru anlamak" gibi ifadelerin kulağa ilk bakışta hoş geldiğini, ancak biraz irdelendiğinde göründüğü kadar masum olmadığını söyledikten sonra şöyle diyor: "Söz konusu dinde yenilik çabaları günümüzde de farklı görünümlerle devam etmekte.
Fakat bu çabalar genellikle, doğrudan adı konularak değil, çeşitli kamuflajlar altında yapılmakta. Öyle görünüyor ki bu ciddi bir 'yeniden yapılandırma' projesidir. En gözde yöntemi ise meal okumaya teşvik. Herkesi meal okumaya yönlendiren bu anlayış, bir adım sonra "Kur'an'dan başka kaynak yoktur, Kur'an tek başına yeterlidir" demeye başlıyor. İşte asıl tehlike de burada ortaya çıkıyor."
Semerkand dergisinin bu ayısında ayrıca, "Çevre Problemi Neyin Sonucu?" adlı yazısında Ebubekir Sifil, çevre sorununu ve bu sorunu ortaya çıkaran zihniyeti ele alıyor. Sifil şöyle diyor: "İnsanıyla, hayvan ve bitkisiyle, hatta bizim cansız dediğimiz varlıklarıyla bir bütün olan hayat normal seyri içinde akıp giderken insan, daha doğrusu "Batılı insan", bu denge ve ahengi altüst edecek bir yola girdi." Dergide Hasan Akçay'ın "Sevgimiz Güneş Olsun" adlı yazısıyla toplumuzda artan şiddet eğilimini ele alıyor. Ayrıca Ahmet Nafiz Yaşar "Buraya Kadar" yazısında Ahmet Yesevî Türbesi'ni anlatıyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



