B ve C portföyündeki 10 şeker fabrikasının özelleştirilmesi üzerine harekete geçen Şeker-İş Sendikası, aynı dertten muzdarip olan ülkeleri incelemeye aldı ve "Polonya örneği" üzerine çalışmalara başladı. Burada şeker sektöründen temsilcilerle görüşen Sendika ekibi, elde edilen bilgi ve belgeleri Türkiye kamuoyuyla paylaşacak.
Şeker fabrikalarının bilinçsiz bir şekilde özelleştirilmesine karşı verdiği hukuk mücadelesi ile hafızalara kazınan Şeker-İş Sendikası, şimdi de 'Polonya mücadelesini' başlatıyor. Özelleştirme İdaresi'nin geçtiğimiz ay ani bir kararla B ve C portföyündeki 10 şeker fabrikasının özelleştirilmesine yönelik ihale ilanını açıklaması, Şeker-İş Sendikası'nı yeniden harekete geçirdi. Şeker özelleştirmelerinden ağzı yanan ve Avrupa Birliği'nin en büyük şeker üreticisi olan ülkeleri inceleme altına alan sendika, bu çalışması ile özellikle Fransa ve Polonya'nın geçmişte düştüğü hatalardan Türkiye'nin ders çıkarmasını amaçlıyor.
Fransa ve Almanya'dan sonra Avrupa Birliği'nin en büyük üçüncü pancar üreticisi olan Polonya'da da Türkiye olduğu gibi benzer bir özelleştirme sürecinin yaşanması Şeker-İş Sendikası'nın dikkatini çekti. Geçmişteki özelleştirmelerden ağzı yanan ve yeni süreçte adımlarını ona göre atan Polonya'nın, bu süreçte izlediği stratejiyi yerinde görmek için bu ülkeye uzman bir ekip gönderen sendika, Türkiye'de şeker sektöründe oynanan oyunu "Polonya örneği" ile bozmaya çalışacak. Pancar tarımı ve şeker sektörü Türkiye ile bire bir örtüşen Polonya'da başta üretici ve işçiler olmak üzere, şeker sektörünün bütün tarafları ile görüşen sendika ekibi, buradaki bilgi ve belgeleri özelleştirme ihalesinin yapılacağı bugünlerde Türkiye kamuoyu ile paylaşacak. Şeker-İş Sendikası'nın daveti üzerine Milli Gazete de bu çalışmanın içinde yer aldı.
Şekerde özelleştirme 25 fabrikanın kapanması demek
Bilindiği üzere geçtiğimiz ay Özelleştirme İdaresi'nin B portföyündeki Malatya, Erzincan, Elazığ, Elbistan ve C portföyündeki Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum, Çarşamba şeker fabrikalarının ihale ilanını açıklaması ile birlikte, şeker özelleştirmelerine yeniden start verildi. Bu ihale süreci sadece bu fabrikaların geleceğini değil, 250 bin pancar üreticisi ile birlikte ülke ekonomisine 3 milyar dolar civarında katma değer sağlayan şeker sektörünün tamamını yakından ilgilendiriyor. Özelleştirme İdaresi'nin bugünkü mantığı ile fabrikaların özelleştirilmesi durumunda Türk Şeker bünyesindeki 25 şeker fabrikanın önemli bir bölümü üretimlerini durdurma tehlikesi ile karşı karşıya kalacak. Piyasa ise tamamen şeker kartellerinin ve tatlandırıcı lobilerini kontrolüne girmiş olacak.
Sektörde bundan önce yapılan ancak Şeker-İş Sendikası'nın hukuk mücadelesi sonucunda satışı gerçekleşmeyen ihalelerde, şeker fabrikalarının üretimlerinde devamlılığı sağlayacak yaptırımlar bulunmamıştı. İhale şartnamelerinde göstermelik olarak 5 yıl üretim şartı getirilmiş ancak bu şartın bile uygulanması için ağır cezai müeyyidelere yer verilmemişti.
25 şeker fabrikasında çalışan işçinin temsilcisi olan Şeker-İş Sendikası, fabrikaların kesinlikle 'parayı veren fabrikaları alır' mantığı ile özelleştirilmesine karşı çıkıyor. Bu karşı çıkışının haklı gerekçelerini de ortaya koyan Sendika, dünyanın en liberal ekonomisi olarak bilinen ABD ile AB'nin en büyük pancar üreticisi olan Fransa ve Almanya'da olduğu gibi sektörü, içinde devletinde olduğu bir yapıda 'sahibine' verilmesini istiyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Sadettin İnan / Türkiye
Etiketler:



