Saadet Partisi İzmir İl Başkanlığı‘nda, "Yeni dönem çalışmalarına ivme kazandırmak, il ve ilçe teşkilatlarının faaliyetlerini planlamak ve müzakerelerde bulunmak‘‘ amacıyla bölge toplantısı yapıldı.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sünnetçioğlu, Genel Başkan Numan Kurtulmuş‘un 2010‘u erken seçim yılı ilan ettiğini belirterek, "Erken seçim çalışmalarına başladık" dedi.

Yeni dönemde çalışmalara ivme kazandırmak, il ve ilçe teşkilatlarının faaliyetlerini planlamak ve müzakerelerde bulunmak amacıyla düzenlenen "Bölge Toplantısı", Saadet Partisi İzmir İl Başkanlığında yapıldı. Toplantıya başkanlık eden Saadet Partisi Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sünnetçioğlu, 2010 yılını erken seçim yılı ilan ettiklerini ve muktedir bir siyasi parti olmak için yoğun çalışmalar sergilediklerini söyledi.

Sünnetçioğlu, Bölge Toplantısı öncesinde düzenlediği basın toplantısında gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye‘deki yönetim biçimine bakıldığında hukuki düzenlemelerin AB‘ye, dış politikanın ABD‘ye, ekonomik durumun IMF‘den gelen rüzgârlara göre belirlendiğine dikkat çeken Ahmet Sünnetçioğlu, Saadet Partisi‘nin ise medeniyet ve değerler ekseninde hareket eden bir siyaset yürüttüğünü belirtti. IMF politikaları uygulandığı müddetçe ekonominin bundan bir adım öteye gitmeyeceğini savunan Sünnetçioğlu, işsizliğin tavan yaptığı, 100 gençten 23‘ünün işsiz olduğu, gelir dağılımı bozukluğu itibariyle en dar gelirli kesimin milli gelirden yüzde 6,1, en zengin kesimin ise yüzde 44 aldığı ülkede adil bir düzenden bahsedilemeyeceğini öne sürdü.

"2004 yılında İlerleme Raporu açıklandığında AB‘ye üye olmuşuz gibi düğün bayram yapıldı. O tarihte Saadet Partisi olarak bu raporu tercüme ettik ve özet bir kitapçıkla tarihi yanlışlara dikkat çektik. Dicle ve Fırat nehirlerinin uluslararası bir yönetime devredilmek istendiğini açıkladık. Hükümet yetkilileri o dönemde bunu inkâr etmişti. Şimdi bu konu tekrar gündeme geldi. Dicle ve Fırat‘taki 22 tane barajın idaresinin uluslararası yönetime verilmesini istiyorlar. Bu durum, Türkiye‘nin egemenlik haklarının devrinden başka bir şey değildir" şeklinde konuşan Genel Başkan Yardımcısı Sünnetçioğlu, Ermeni ve Kıbrıs konularında da büyük tavizler verildiğini bildirdi.

ABD‘nin 11 Eylül olayları sonrası Haçlı Seferi ilan ederek Afganistan‘a girdiğine işaret eden Sünnetçioğlu, Türk askerinin bu bölgeye gönderilmesinin son derece büyük bir yanlışa imza atmak olacağını dile getirdi.

Dört parti sınıfta kaldı

Danıştay‘ın YÖK‘ün katsayı konusundaki eşitsizliği ortadan kaldıran uygulamasını durdurduğunu hatırlatan Ahmet Sünnetçioğlu, ortada büyük bir adaletsizlik olduğunu kaydetti. Daha önce Danıştay‘ın katsayı konusunda YÖK‘ü yetkili gösterirken, şimdi yetkisini almasının adalet duygusunu zedelediğinin altını çizen Saadet Partili Sünnetçioğlu, hükümetin bu konuyu meclise getirerek kanunla sorunu çözmesini istedi. İrticayla Mücadele Eylem Planındaki imzanın ıslak mı kuru mu olduğu tartışmalarının fayda getirmeyeceğini de ifade eden Sünnetçioğlu, "Bu ülkede 27 Mayıs ihtilali, 12 Mart muhtırası, 12 Eylül ihtilali, 28 Şubat postmodern darbesi yapılmıştır. Gereksiz tartışmalar yerine hep beraber bunların hukuki önlemleri alınsın ki, bundan sonra kimse darbeyi aklından bile geçirmesin" dedi. Açılım konusuna da değinen Genel Başkan Yardımcısı Sünnetçioğlu, şöyle konuştu: "Başından beri kimsenin bu konuda rant hesabı yapmaması ve üsluba çok dikkat edilmesi gerektiğini söyledik. Ancak uygulamada hakaret derecesinde yaklaşımlar gördük. Bu konuda dört parti de sınıfta kalmıştır. Hükümet zaten en başta boş bir paketle ortaya çıkmış, diğer partiler de çatışmayı körüklemiş, böylece süreç başlamadan tıkanmıştır. Oysa biz Saadet Partisi olarak bu konuya ülkenin en önemli meselelerinden biri olarak bakıyoruz. Başından itibaren ‘Barış ve Kardeşlik İçin Gönüllü Birliktelik Projesi‘ adı altında bir proje ortaya koyduk. En net ve somut çözüm önerilerimizi açıklayarak bu konuda da farkımızı gösterdik."

Muhabir: Haber Merkezi