Millî Gazete, son teklif verme günü 11 Kasım'da dolacak olan Türkşeker'e ait portföy C grubunda yer alan Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba şeker fabrikalarına yönelik Özelleştirme İdaresi'nin ihale şartnamesini ele geçirdi.
2009 yılında satılan ancak ihale şartnamesinde üretimin devamlılığının garanti altına alınmadığı gerekçesiyle Danıştay tarafından özelleştirilmesi durdurulan bu fabrikaların, yine aynı mantıkla satışa çıkarıldığı ortaya çıktı.
Şeker özelleştirmesinde, Danıştay'ın iptal gerekçesi dikkate alınmadan şeker fabrikalarının tekrar satışa çıkarıldığı ortaya çıktı. 2009 Aralık ayında yapılan özelleştirme ihalesinde Türkşeker'e ait Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba şeker fabrikaları 606 milyon dolara Ak-Can Şeker'e satılmıştı. Ancak Danıştay, ihalenin üzerinden 20 gün geçmeden ihale şartnamesinde fabrikalarda üretimin devamlılığının garanti altına alınmadığı gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Danıştay'ın kararının ardından bu satış işlemini gerçekleştiremeyen hükümet, geçtiğimiz ay ani bir kararla bu fabrikaların satışına yönelik ihale takvimini yeniden açıklamıştı.
Milli Gazete, Türkşeker'e ait portföy C grubunda yer alan Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba şeker fabrikalarının özelleştirme ihalesinin şartnamesini ele geçirdi. Bir öncekinin bire bir aynısı olan ihale şartnamesi, Türkiye'de özelleştirmelerin ne adına yapıldığını bir kez daha gözler önüne serdi. 250 bin pancar üreticisiyle birlikte ülke ekonomisine yılda yaklaşık 3 milyar dolar civarında yerli katma değer sağlayan şeker sektöründe yapılacak özelleştirmelerde, üretimin devamlılığını garanti altına alacak bir yaptırımın bulunmaması soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
Son teklif verme günü 11 Kasım olan Portföy B ve Portföy C grubu şeker fabrikalarının ihale şartnamesinde, üretimde devamlılık yine 5 yılla sınırlanıyor. Bu ihale şartnamesinin bir öncekinden tek farkı 5 yıl içinde üretim şartını yerine getirmeyen alıcı firmalara karşı uygulanacak cezai müeyyide Portföy C'de yıllık 10 milyon dolardan 15 milyon dolara çıkarıldı. Yani özelleştirmenin ardından portföy gruplarındaki şeker fabrikalarını alan kişi veya kuruluşlar, Şeker Kurulu'nun bu fabrikalar için belirlediği şeker kotasını yerine getirmedikleri her yıl için başlangıçta verdikleri teminat mektupları Özelleştirme İdaresi'ne irat kaydedilecek.
Peki, burada sorulması gereken soru ise; üretim şartı neden 5 yılla sınırlanıyor? Bunun bir cevabı yok. Özelleştirme İdaresi, hazırladığı şartname ile bir anlamda şeker fabrikalarını alacak olan kişi veya kuruluşlara 5 yılın ardından üretimden çekilebileceklerini, birçoğunun üzerindeki fabrikadan daha değerli olan arazilerini farklı amaçlarla kullanabileceklerini beyan ediyor.
Özelleştirmenin ardından 10 fabrikanın büyük bir bölümü kapanacak
İhale şartnamesinde dikkat çeken bir konu da 5 yıl içinde istenilen şeker kotası fabrikalar nezdinde değil de portföy grubu olarak belirtiliyor. Portföy C grubunda 6 tane şeker fabrikası bulunuyor. Bu 6 şeker fabrikasının toplam şeker kotasını bir fabrikada üretmeniz takdirde Özelleştirme İdaresi'nin şartnamesini yerine getirmiş oluyorsunuz. Yani diğer 5 fabrikayı kapatmak için 5 yıl beklemenize gerek yok. Fabrikaların bulundukları konumları dikkate alındığında; C portföyü için yıllık 15 milyon dolarlık cezai müeyyidenin zaten alan firmalar için de bir anlamı olmadığı kendiliğinden ortaya çıkıyor. Söz konusu fabrikaların birçoğunun da sosyal amaçlı kurulduğu ve bu doğrultuda üretimlerini devam ettirdiği düşünüldüğünde, özelleştirmelerin hemen ardından bu fabrikaların kapısına kilit vurulacağını AKP hükümeti de, Özelleştirme İdaresi de çok iyi biliyor. 2009 yılında Danıştay'ın iptal gerekçesi ortada dururken, şeker fabrikalarının aynı ihale şartnamesi ile tekrar özelleştirilmek istenmesi de bunun bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Polonya Tarım Yasaları Departmanı Müdürü Kasperowicz:
"5 yıl sonra pancar üretmesi için çiftçiye yalvarır hale gelirsiniz"
Polonya Tarım Bakanlığından Tarım Yasaları Departmanı Müdürü Bogumila Kasperowicz, ülkelerindeki şeker özelleştirmelerine yönelik gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Geçmişte yaptıkları şeker özelleştirmelerinden büyük bir ders çıkardıklarını belirten Kasperowicz, "hükümet 5 fabrika satıyorsa bunun dördü kapanıyordu. Tarım ve Ekonomi bakanları olarak baktık bu iş böyle olmayacak. Çünkü şeker ve pancar toplumun önemli bir kesimini yakından ilgilendiriyor. Bir arayış içine girdik. Bu arayışın sonucunda, fabrikalar kapanmayarak üretimdeki devamlılığını ancak üretici ile sağlanabileceği görüşü hakim oldu. Bunun sonucunda bu fabrikaları pancar üreticisi ile şeker işçisine devretmeye karar verdik" diye konuştu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Sadettin İnan / Türkiye
Etiketler:



