Vatandaşa sahte tapularla yaklaşık 3 bin dönüm hazine arazisi satan eski Malatya Defterdar Yardımcısı Sadık Şehitoğlu, 97 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Malatya'da 2002 yılında hazineye ait 3 bin dönüm araziyi; Malatya Valiliği toplantı salonunda ihale yapıp sahte tapularla 20 kişiye satarak ve bunlardan yaklaşık 1 milyon TL para alan eski Malatya Defterdar Yardımcısı Sadık Şehitoğlu, yargılandığı mahkemece 97 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Malatya Defterdarlığı'nda görev yaptığı 2002 yılında Yeşilyurt ilçesine bağlı Çayır köyünde bulunan hazine arazilerinin ihale yoluyla satılacağını duyuran Sadık Şehitoğlu, 20 vatandaşa ve yetkili olarak tanıttığı kişilerin katılımıyla Valilik toplantı salonunda ihale yaptı. Kısa süre sonra vatandaşlara ulaşarak arazileri almaya hak kazandıklarını belirten Şehitoğlu, yaklaşık 1 Milyon TL karşılığında tapuları verdi.
Bir vatandaşın doğrudan gelir desteği almak istemesi ile ortaya çıkan sahtecilik olayında 20 vatandaşa hayali araziler satılarak sahte tapuların düzenlendiği ortaya çıktı.
2006 yılında dolandırıcılık iddiaları ve ellerinde sahte tapular bulunan köylülerin sayılarının artmasıyla hakkında inceleme başlatılan Sadık Şehitoğlu, o sırada Mersin'e tayin oldu. Hakkında dava açılan Şehitoğlu, Mersin'de emekli iken yakalanarak Malatya'ya getirildi.
Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Sadık Şehitoğlu, geçen yıl sonuçlanan davada 26 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak Yargıtay, cezayı az bularak kararı bozdu. Yeniden yargılanan Sadık Şehitoğlu, önceki gün gerçekleştirilen karar duruşmasında bu kez 97 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.
"Tapulu arazimi sattım tapusuz arazi aldım"
Mağdur olan vatandaşlardan Mahmut Özel, söz konusu arazilerden tarla alabilmek için elinde bulunan her şeyi sattığını ifade ederek, ''Arazilerin satışa çıkarıldığını öğrenince kendisine müracaatımızı yaparak ihaleye katılacağımızı söyledim. 2002 yılında gerekli olan yaklaşık 116 bin TL'yi temin edebilmek için üç gelinimin ziynet eşyalarını, traktörümü, bir tapulu bahçemi ve otomobilimi satarak parayı toparladım. Her şey usulüne uygun yapılıyordu. Yani bulunduğu görev nedeniyle kendisine güvenimiz vardı. Yaklaşık bir yıl sonra almaya çalıştığım bir gayrimenkul nedeniyle tapuyu ipotek ettirmek için tapu müdürlüğüne gittiğimde tapunun sahte olduğunu öğrendim. Dünyam yıkıldı. Şehitoğlu'nu bulmaya çalıştığım sıralarda başka insanların da aynı sebepten aradığını öğrendim. Nitekim mahkemede 20 mağdurun olduğunu gördüm. Adalet yerini buldu. Hak ettiği cezayı aldı. Ancak bizler ailecek çok zor günler geçirdik'' dedi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



