Sağlıklı bir aile ortamında, anne baba ve çocuklar arasında bir ahenk ve uyum vardır. Çocuklar bu çatı altında dünyayı tanırlar.
Sağlıklı iletişimin ilkeleri
Ailede herhangi bir sorun varsa dayanışma gerçekleşir ve sorunlar halledilir.
Aile üyeleri birbirlerini olduğu gibi kabul ederler ve değiştirmeye kalkmazlar.
Aile bireyleri arasında sağlıklı bir iletişim vardır
Aile ortamında bireylerin, birbirlerine duygu ve düşüncelerini açmalarına izin verilir ve aileyi ayakta tutan bağlar kuvvetlendirilir.
Aile içinde çatışma varsa burada taraf tutulmaz, çatışmanın aile içinde çözülmesi için teşvik edilir.
Sağlıklı aile ortamında, herkes sorumluluğunu bilir ve görevlerini aksatmazlar.
İletişim kanalları tıkanmışsa...
Aile içinde kimse kimseyi dinlemez ve herkes kendi düşüncesini karşı tarafa dayatır.
Aile bireyleri görev ve sorumluluklarını hakkıyla yerine getiremezler
Aile bireyleri sorunlarının çözümünü aile içinde aramak yerine dışarıda aramayı tercih ederler
Aile ortamında, kimse kimseyi dinlemez ve anlamak istemez
Aile bireyleri birbirlerini suçlayıcı bir tavır içinde olurlar, bu da duygusal olarak birbirlerinden uzaklaşmalarına sebep olur
Aile bireyleri arasında paylaşım ve dayanışma yoktur, herkes kendi dünyasına çekilir.
İlişkilerin temelini oluşturan saygı ve sevgi zayıflamıştır.
Sağlıklı bir aile için bunları yapmayın
Eleştirmek
İnsanlarla ilişkilerinizde, karşı tarafın hatalarına odaklandığınızda bu kişi sizden uzaklaşacaktır. Yani, hata aramak ve suçlamak insanlarla aranıza soğuk mesafeler örecek ve sizi yalnızlaştıracaktır.
Çatışma ortamı oluşturmak: Ben de senin kadar yorgunum, ben de senin kadar iş yapıyorum, benim de başım ağrıyor, benim de sorunlarım var tarzında bir uslup kullanarak uzlaşmak yerine çatışmayı tercih ettiğinizde aile içi sorunlara kapı aralarsınız.
Küçük dokundurmalarla karşı tarafı yıpratmaya çalışmayın
Küçük dokundurmalarla karşı tarafı yıpratmaya çalışmak: İlişkilerimizde açık olmak ve niyetimizi karşı tarafa uygun bir dille ifade etmek önemlidir. Bunu yapmayıp, karşımızdaki kişiyi, sürekli küçük düşürücü sözlerle hor gördüğümüzde bir süre sonra bu kişi bizden uzaklaşacaktır.
Kendini iletişime kapama
Bazı insanlar yaşanan sorunları ortadan kaldırmak yerine, kendilerini iletişime kaparlar ve hiç konuşmazlar. Bu sorun evli çiftler arasında geçiyorsa, ileriki yıllarda daha büyük sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Kendine odaklanma
Bazı insanlar, karşısındaki kişiyi hiç dikkate almazlar ve sadece kendilerine odaklanırlar. Siz istediğiniz kadar anlatın, kendinizi iletişime açın, onlar dinlemezler, empati yapamazlar ve kendilerinden bahsetmeye devam ederler. Bu durum bir süre sonra kişiyi yalnızlaştırır.
Aşırı alınganlık gösterme
Aşırı alınganlık kişiyi çevresindeki insanlardan uzaklaştırır. Küçük bir şeyde fırtınalar koparan bu kimseler, çevrelerindeki insanları yorarlar fakat bunun farkında değillerdir.
Aşırı müdahaleci ve baskıcı olmak
Özellikle eşler arasında görülen baskıcı tutum bir süre sonra kişiyi yoracak ve aile içi ilişkilerde sorunlar ortaya çıkacaktır.
Olayları abartma
Bu kimseler incir çekirdeğini doldurmayacak meselleri dahi abartarak aile içinde sorun çıkarırlar. Bu da bir süre sonra ailenin bütün fertlerini etkiler hale gelir.
Sorumlulukları yerine getirmeme
Aile içinde herkesin sorumluluğu bellidir. Birinin yaptığı küçük bir aksaklıkta bütün aile bireyleri etkilenir.
Bencillik ve çözümü karşı taraftan beklemek
İnsan ilişkilerinde her şey karşılıklıdır. Bu nedenle sabır göstermede de, iyilik severlikte de, fedakârlıkta da herkes üzerine düşeni yapmalıdır.
Organ ve doku naklinde yeni adımlar
Yurt dışında uzunca bir süredir yapılan kadavradan kıkırdak, menüsküs ve bağ nakilleri artık Türkiye'de yapılacak. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi (AÜ) tarafından, ''Organ ve Doku Naklinde Yeni Adımlar, Kas İskelet Sistemi'' başlıklı toplantı yapıldı. Toplantıya, alanda uzman ortopedi uzmanlarının yanı sıra Ankara'daki özel ve devlet üniversitelerinden organ nakli koordinatörleri katıldı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde kurulan ''Doku Bankacılığı'' hakkında kapsamlı bilgi verilen toplantıda, böbrek, karaciğer ve kalp gibi organ bağışı sonrasında yapılan nakillerde artık kıkırdak, menisküs ve bağ gibi kas iskelet sisteminin de eklendiği ifade edildi. Organ bağışının önemini vurgulanan toplantıda, organ nakli koordinatörlerine kıkırdak nakli ile ilgili geniş bilgi verildi ve hasta yakınları ile yapılacak görüşmelerde bağışçının vefatı durumunda yapılacak operasyonlar sonrasında vücut bütünlüğünün nasıl korunacağı hakkında açıklama yapıldı. AÜ Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Binnet, yaptığı konuşmada, erişkin ve adölesan çağdaki kişilerde eklem kıkırdaklarında oluşan yaralanmalar sonrasında iyileşmenin son derece güç olduğunu, bu hastalarda bir süre sonra erken gelişen kireçlenme ile dereceli eklem bozukluğu görüldüğünü söyledi. Yaşam kalitesinin bozulmasına yol açan bu durumun ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açtığını ifade eden Binnet, artık menisküs, bağ ve kıkırdak nakillerinin de organ bağışı yapılması halinde kadavradan yapılabildiğini söyledi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



