milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Saddam'ın Türk torunu ilk kez konuştu

11 OCAK 2011
SAL 14:23

[-] Normal [+]
  • Dünya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Irak'ta 1979'dan, 13 Aralık 2003'te Tikrit'te yakalanmasına kadar süren dönemde Irak Devlet Başkanlığı koltuğunda olan Saddam Hüseyin'in geride bıraktığı tek yadigarı...

  • Saddam'ın Türk torunu ilk kez konuştu -

Dedesi Saddam Hüseyin, ABD güçlerince 13 Aralık 2003 tarihinde yakalanıp, 30 Aralık 2006 yılına gelindiğinde de idam edilerek öldürüldü... Babası Uday Hüseyin, amcası Kusay ve kuzeni Mustafa'yı 2003 yılında Musul'da ABD askerleri ile girdikleri çatışmada kaybetti...

1980'lerin başı... Bağdat'ta katıldığı güzellik yarışmasında kraliçe seçilen Türk asıllı Sevim Torun'un (Geçtiğimiz ay kaybettik), dönemin devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in oğlu Uday Hüseyin ile yaptığı evlilikten dünyaya gelen oğulları Mesut Torun...Ortaya çıkışından sonra özellikle Ortadoğu Medyası'nın ilgi odağı olan ve dünya basının da gündeminde yer alan ve geçtiğimiz günlerde validesi Sevim hanımefendiyi toprağa veren Mesut Torun, Rıdvan Yasin Doğan'a çarpıcı açıklamalarda bulundu...

İşte o röportaj:

"DEDEM ŞEHADET MAKAMINDADIR"

Dedesi kimine göre diktatör, kimine göre şehid... Mesut Torun'a dedesini sorduğumuzda,  "Dedem şehadete ermiştir... İslâm Âlemi'nin bu yüzyılda devlet başkanı olarak verdiği tek şehid... Çünkü dedem idam sehpasında iken elinde Kur'an-ı Kerim vardı... Bu aslında her şeyin göstergesi bana göre." cevabıyla karşılık veriyor...

Mesut Bey, öncelikle bizi kırmayıp tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz... Giriş mahiyetinde bize kısaca kendinizden bahseder misiniz...

Bilindiği üzere Türkiye'de doğdum. Dedem Saddam Hüseyin ve babam Uday Hüseyin'i validemin anlatımıyla tanıma şerefine eriştim. O dönemde gazete ve televizyonlarda  dedem ve babamın fotoğraflarını gördüğümde, anneme: "Bu insanlar biz Türkler'e ne kadar da benziyor" derdim... Daha sonra annemin olayı tam manasıyla anlatması sonrası ayrıca bizdeki belgeler vasıtasıyla meseleye vakıf oldum...

O anda neler düşündünüz? Çünkü, bir devlet başkanının torunu olduğunuzu öğreniyorsunuz.  Bir anda şaşırmış olmalısınız...

Evet şaşırdım tabiî ki. Ama bu şaşkınlığım yıllar içerisinde yerini sevgiye devretti. Dedemi araştırdıkça, karşıma hep medyada  diktatör olarak çıkıyordu. Fakat anneme sorduğumda hiç de öyle olmadığını öğreniyordum. Benim, annemden dinlediğim kadarıyla dedem Saddam Hüseyin, özelikle ailesine karşı merhamet sahibi ve aile içi demokrasiyi sağlamış bir insan... Çünkü babaannem Sacide hanım (basına da yansıdı bu), dedemi boşuyor.

Evet yanlış duymadınız boşuyor. Bu hadise bile dedemin zalim olmadığının göstergesidir. Neden diyecek olursanız isteseydi babaannemi yaptığından ötürü cezalandırabilirdi. Bu illaki maddi anlamda olmayabilirdi de. Manevi anlamda da ülkede ona karşı uygulayacağı bir takım yaptırımlarla her an karşısına çıkabilirdi... Bir de şu var; aile bağlarına, kadına ve kız çocuklarını çok önem verirmiş. Tabi ben bunları hep annemden dinleyerek büyüdüm... Bir de şu var. Halihazırda İran'da ve başka yerlerde uygulanan 'Muta' nikahını dedem ülkesinde resmen yasaklamıştır. Bu, kadına verdiği önem sebebiyledir. Şimdi siz Saddam Hüseyin'e zalim diyebilir misiniz? Bence Asla...

Validenizi kaybettiniz geçtiğimiz ay içerisinde... Acınız büyük

2002 yılından beri devam eden çeşitli sağlık problemleri vardı. 20'ye yakın operasyon geçirdi. Önümüzde yine olması gereken ameliyatı vardı fakat ömrü yetmedi. Bu beni gerçekten çok yaraladı. Hayattaki tek varlığım annemdi. Sağlık sorunlarıyla hep ben ilgileniyordum. Mekânı Cennet olur inşallah ve bu konuda fazla söz söylemek istemiyorum.

HALAM RAGHAD, "KIRMIZI BÜLTEN"LE ARANIYOR...

Peki Mesut Bey, soy isminiz için gerekli makamlara başvurunuz oldu mu hiç? Yani Babanızın soy ismini kullanmak için girişimleriniz oldu mu?

Dediğim gibi merhum validemin rahatsızlığı ve bir anda gelişen Irak işgali bende derin bir iz bırakmıştı. O sebeple girişimlerim hep ertelendi tarafımdan. Ama tabiî ki girişimlerim olacak bu hep aklımdaydı zaten. Şimdi de zaten orada bir işbirlikçi kukla hükümet var. Onların bu meseleye ne kadar değer vereceği veya başka bir deyimle Saddam düşmanlığı yaparak iktidara gelmiş bu kukla hükümetin benim talebime nasıl bakacağı aşikardır. Zaten şu anda Ürdün'de Haşimi Krallığı himayesi altındaki halalarım Râna ve özellikle Raghad'ın yakalanması için aralıksız olarak 'Interpol'e yaptıkları başvurularla kırmızı bültenle arama çıkarttırıyorlar. Bunun baş müsebbibi Maliki denilen o emperyalist ABD kuklasıdır.

Burayı anlayamadım. Biraz açarmısınız. Yani neden arama çıkartsın ki halalarınız için. ABD zaten istediğini almadı mı. Dedeniz Saddam, babanız Uday ve amcanız Kusay'ı öldürerek?...

Hayır anlatamadım herhalde. Maliki hükümeti yaşanan bombalama hadiselerinin ve ABD'ye ve Maliki hükümetine karşı devam eden direnişin finansörü olarak, halam Raghad'ı sorumlu tutuyor. Son olarak da yakın zamanda Irak'ta resmi binalara yönelik gerçekleştirilen bombalı eylemlerden yine halamı sorumlu tutan kukla hükümet bu girişimleri yapmaya devam ediyor. Bu yüzden ben de kısa bir müddet olsun 'Hüseyin' soy ismi için girişimlerimi askıya aldım. İtibarı günden güne artan  halama yapılan bu haksızlıklar sonrasında kimbilir bana hangi aşağılık muamelelerle karşılarlar.

BU BAŞ BU VÜCUD ÜZERİNDEYKEN DAVAMDAN DÖNMEM!

Mesut Bey biraz sert çıkmıyor musunuz. Sonuçta siz bu insanlarla karşı karşıya gelmediniz şimdilik; şöyle diyelim ileride geleceksiniz. Çekinmiyor musunuz?

Bu andan itibaren çekinecek bir durumum kalmadı. O insanların işbirliği yaptığı kişiler babamı öldürdü. Amcamı öldürdü. Dedemi bizzat kendi elleriyle astılar. Yani bir bedel ödendi orada. Ben de bu bedeli ödemeye hazırım. Madem bu soyun devamıyım gereken fedakârlığı yapmalıyım. Şu da bilinsin ki, bu bizzat ailemin davası değil artık; oradaki halkın huzuru ve kurtuluşu için tüm Iraklılar'ın davası. Rahmetli dedemin de dediği gibi "Savaşların anası. Irak İstiklâl Savaşı"nda milyonlarca kaybın yanında Saddam Hüseyin ailesi de şehid vermişti. Dolayısıyle ben de seve seve bu uğurda gereken fedakârlığa hazırım.

Çok iddialı olmadı mı?

Ne demek. Hayır asla iddia değil gerçekler bunlar. Bu baş bu vücud üzerinde olduğu müddetçe, düşüncelerim değişmeyecek ve iddiadan öte hırs olarak devam edecektir. Rabbim inşaallah bana ve geride kalan aile fertlerime; yanı sıra da masum Irak halkına bunu nasib eder. Sonuçta bu bir bağımsızlık mücadelesidir. Bunu Türkiye de yaşamadı mı "Kurtuluş Savaşı" ile...

Peki, sizin bu düşüncelerinize diğer aile fertleri nasıl bakacaktır.Onların böyle bir arzusu var mıdır sizce.

Bunu şu anda hiç düşünmedim ama bildiğim kadarıyla halalarıma himayesi altında oldukları Ürdün Haşimi Krallığı tarafından bir siyaset yasağı konulmuş. Bu sebeple onlar da dolayısıyle açıklamalardan uzak kalıyorlar. Böylelikle onların düşüncelerini de bilmeme imkân yok. Ama inanıyorum ki Saddam Hüseyin'in soyundan gelen hiçbir kimse ihanet etmez ve acziyete düşmez. Onlar da muhakkak bağımsızlık istiyorlardır . İşgalden kurtulmuş, halkı huzur içerisinde yaşayan bağımsız bir Irak istiyorlardır. Tabi bunlar benim kişisel görüşlerim.

DEDEMİN TEK DOSTU, KRAL ABDULLAH'TIR

Biraz da halalarınızdan bahsedersek, onların Ürdün de yaşadıklarını söylediniz.Neden başka bir Arap ülkesi değil de Ürdün Haşimi Krallığı?

Şimdi şöyle ki. Rahmetli dedem Saddam Hüseyin'in, Ürdün Kralı Abdullah'ın babası Kral Hüseyin ile geçmişe dayalı bir muhabbeti ve hukuku var. Merhume Annemin anlatımıyla, dedemin Ürdün Kralı ile atış talimleri yaptığını biliyorum. Hasılı, oradan kaynaklanan bir dostluk var arada. Buna binaen işgal öncesinde halalarımı Ürdün Kraliyet ailesi himaye altına alıyor. Bu bence bir vefa borcu merhum dedeme. Allah bu imkanı akrabalarıma tanıyan Ürdün kralı Abdullah'a uzun ömür versin. Allah ondan razı olsun...

Anlıyorum. Madem Kral Abdullah'a bu yaptıklarından ötürü bir sempatin ve hürmetin var. Bunu senin cümlelerinden anlıyoruz. Peki siz istermiydiniz Ürdün'den bir himaye!

Hayır asla... Ben Türk vatandaşıyım ve ülkemi asla terk etmek istemem. Lâkin akrabalarımı görmek isterim. Onlarla hasret gidermek isterim. Daha önce de bahsettim sanırım, benim zaten 'Hüseyin' soy ismi için bir talebim olacak. Ürdün'ün veya bir başka Ortadoğu devletinin himayesine ihtiyacım asla yok. Zaten dünyanın bana göre en güçlü devleti sınırları içersisindeyim. Bir Osmanlı bakıyesi olan Türkiye topraklarındayım... Ve Türk vatandaşıyım. Bunu da gururla söyleyip taşıyorum. Fakat şu olabilir, benim soy ismimi değiştirmem noktasında muhatabım şu andaki kukla Irak hükümeti değil halamdır. Bu bağlamda bana  yardımcı olabilirler. İnanıyorum ki halalarım da bu isteğime kayıtsız kalmayacaklardır. Yakında bir girişimim olacak...

DEDESİNE MEVLİD OKUTACAK........

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Dünya bölümü’nde 11.01.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Rıdvan Yasin Doğan/Habermolası / Türkiye
  • tags Etiketler: saddam, türk, torun,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Dünya

    1. "Mübarek'i çöpe göndereceğiz"
    2. Annan Planı işe yaramadı
    3. Sırbistan işbirliği yapmalı
    4. ABD'de bir yasakçı kanun daha!
    5. NATO yine sivilleri katletti
    6. İsveç'te 'ikinci' Türk
    7. Sudan, Güney Sudan'ı BM Güvenlik Konseyi'ne şikayet etti
    8. Şam yönetimi, katliamla ilgili her türlü sorumluluğu reddetti
    9. İran'da 9. Dönem Meclis'i göreve başladı
    10. Afrika'da akıl hastalarının çaresizliği
  • Diğer

    1. 7.6 değil 5.5
    2. İhracatta Irak ve Libya sürprizi
    3. Çukurova'da "beyaz altın'' yerini mısıra bırakıyor
    4. Vergide de "yüksek irtifada''
    5. THY'ye 36 yeni uçak
    6. Hece dergisinde Kalmak
    7. Tasavvuf Seni Çağırıyor
    8. Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı
    9. Goethe Enstitüsü 2012 Grimm Yılı Edebiyat Çeviri Yarışması yapıyor
    10. Altın Koza Film Festivali jüri başkanı belli oldu
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. İktidarda figüran çatlağı
    7. Şok Detay
    8. Yasa geri çekilsin
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Saadet Partisi Gazze'de yetimhane inşa edecek
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek