Sabah erken bir saatte kalkan çocuk kahvaltı yapmadan okula gidiyor. Anneler bu konuda ne kadar mücadele etseler de çoğu zaman başarılı olamıyorlar. Çünkü çocuk evde kahvaltı etmek yerine okulda arkadaşlarıyla birlikte bir şeyler atıştırmayı tercih ediyor. Ancak kahvaltı yapmadan okula giden çocuk derse adapta olamadığı gibi gün içinde zihnini toplamakta zorlanıyor. Çünkü, kahvaltı çocukların güne zinde başlamalarına ve zihinlerini toparlamalarına katkı sağlıyor.
Sabahın erken bir saatinde okula giden öğrenciler çoğu zaman evde kahvaltı yapmadan çıkıyorlar. Oysa güne kahvaltı ile başlamayan öğrencilerin başarılarında azalma olduğu görülmüştür. Aynı zamanda kahvaltı çocukları bazı hastalıklardan koruyor. Glisemik yükün azalması, insülin direncinin oluşmaması ve kalp hastalıklarının oluşmaması için çocuklarımıza düzenli kahvaltı yaptırmalıyız. Bu alışkanlığı evde anne vermeli ve çocuğu kahvaltı yapmaya teşvik etmelidir.
Çocuğun ihtiyacı olan yiyecekler
Süt, peynir, yumurta çocukların büyümeleri açısından önemlidir. Bu gıdalar aynı zamanda zengin kalsiyum içermektedir.
Kahvaltıda ceviz, fındık gibi ürünlerin bulunması çocuğun zihnini toplamasına yardımcı olur.
Pekmez, bal, reçel gibi ürünler çocuğun günlük enerji ihtiyaçlarını karşılayacaktır.
Sabah kahvaltılarında mümkün olduğunca süt ve taze sıkılmış meyve suları tercih edilmelidir.
Ayrıca çocuğun günde 2-3 dilim ekmek tüketmesi sağlanmalıdır. Bu konuda anne çocuğu teşvik etmeli sofrayı çocuğun zevkine uygun şekilde düzenlemelidir.
Nasihatlarımıza kurban ediyoruz
Çocuklarımız istemediğimiz bir şey yaptığında ya da beklemediğimiz bir davranış sergilediğinde ilk yapacağımız şey akıl vermektir. Toplum olarak nasihat etmeyi severiz, karşımızdaki bizi dinlemediğinde ise bunu saygısızlık olarak addederiz. Nasihatlarımız karşısında çocuğumuzun ne kadar sıkıldığını fark etmeyiz aksine görevimizi yerine getirdiğimizi düşünür ve kendimizi iyi hissederiz. Oysa sürekli akıl alan ve hiçbir şekilde problemlerine odaklanamayan kendi kararlarını veremeyen karşılaştığı sorunların üstesinden gelemeyen çocuklar nasihatlarımızın kurbanıdır. Çünkü anne baba çocuğun sorunlarını çözmesi için fırsat vermeyip onları nasihat yağmuruna tutmuşlardır. Bütün bunların sonunucunda ise, sorunlarını başkalarına yükleyen çocuklar ortaya çıkmaktadır.
Bebek dünyaya geldiğinde bağımlıdır. Ancak iki yaşına doğru yavaş yavaş dış dünyaya açılmaktadır. Bu süre içinde anne "yapma, dokunma, yürüme... gibi uyarılarla çocuğun hareketlerini kısıtladığında çocuk bağımsız hareket edemez. Özellikle bağımlı anne babalar, çocuklarıyla ilişkilerinde onların yerine karar vermek ve onların hayatlarını kendi iradeleriyle düzenlemek isterler. Ancak bu çocuklar hayata atıldıklarında zorlanırlar ve nerede ne yapacaklarına karar veremezler. Çocuklarımızı doğru yola teşvik etmek, hayatlarıyla ilgili olumlu kararlar vermeleri noktasında desteklemek her anne babanın görevi olmalıdır. Ancak çocuklarımızın hayatlarını kontrol altında tutarak onları bağımlı hale getirmemeliyiz.
Annelere tavsiyeler
*Anneler çocuklarının damak zevklerini tanımalı ve sağlıklı beslenme alışkanlığı vermelidirler.
*Anneler, çocuğa ev yemeklerini sevdirmeli ve sağlıklı beslenme bilinci vermelidir.
*Çocuğun tabağının ayrı olmasına özen göstermelidir. Bu çocuğun yediği yemeği kontrol etmesi ne sağlayacaktır.
*Yemeklerin görüntüsüne önem vermelidir. Çocuğun sevmediği yiyecekleri zaman zaman sevdikleriyle karıştırarak alışmasına yardımcı olmalıdır.
*Yemek konusunda çocuğu zorlamamalı ve yemek saatlerini işkenceye dönüştürmemelidir.
* Anne çocuğun bütün gıdalardan almasına yardımcı olmalı, sıvı alımını dikkate almalıdır. Hazır meyve sularını tercih etmek yerine evde taze sıkılmış meyve sularını tercih etmelidir.
Akıl vermenin sakıncaları
Sürekli nasihat alarak hareket eden çocuklar büyüdüklerinde birine bağımlı hale geliyorlar. Nasihat uslubuna uygun tarzda yapılmadığında çocuğu sıkabilir ve çocuk anne babayı dinliyor gibi görünse de iç dünyasında hayal alemine dalar ve duyarsızlaşır. Çok fazla nasihat dinleyen çocuklar, kendileri olamıyor ve her zaman bir başkasının yönlendirmesine ihtiyaç duyuyor. Nasihat hayatımızın her alanında karşımıza çıkmakta ve işimizi kolaylaştırmaktadır. Ancak söylenen sözün etkili olabilmesi için kişinin nasihat ettiği şeye hakim olması, samimi olması ve karşısındaki kişiyi rencide etmemesi önemlidir. Bir de nasihat kısa ve öz olmalı muhatabın yapısına uygun bir uslüpla yapılmalıdır. Elbette ihtiyaç hasıl olduğunda yerinde ve zamanında küçük nasihatlar yapılmalıdır. Ancak bu hiçbir zaman çocuklarımızın kendi kararlarını vermelerine engel teşkil etmemeli ve onların özgür düşünme ve doğruyu seçme yeteneğini baltalamamalıdır.



