Resûlullah efendimiz buyurdu ki: 'Her Peygamberin bir havarisi vardır. Benim de havarim Zübeyr'dir.'
HZ. Câbir bin Abdullah anlatıyor: "Hendek günü iş ağırlaşınca, Resûlullah efendimiz bize, 'Benî Kureyza'nın tutum ve davranışını öğrenip gelebilecek bir kişi yok mu? diye sordular.
Zübeyr bin Avvam, 'Ben gider, öğrenip gelirim' dedi. Gidip, onların tutum ve davranışlarını öğrenip geldi. İşler yine ağırlaşınca, Resûlullah efendimiz tekrar sordular: 'Bize, Benî Kureyza'nın tutum ve davranışını öğrenip gelebilecek bir kişi yok mu?'
Yine Zübeyr bin Avvâm dedi ki: 'Ben, gider, öğrenir, gelirim.'
Gidip, onların tutum ve davranışlarını öğrenip geldi ve durumu Resulullah'a arz etti: 'Ya Resûlullah! Onları, kalelerini tamir ederken ve harp talimleri yaparken gördüm. Ayrıca, hayvanlarını derleyip toparlıyorlardı.
Bunun üzerine Resûlullah efendimiz buyurdu ki: 'Her Peygamberin bir havarisi vardır. Benim de havarim Zübeyr'dir.'
Benî Kureyza Yahudilerinin tutum ve davranışlarını gözetlemek ve öğrenmek üzere, Peygamber efendimizin gönderdiği kişilerin ilki Hz. Zübeyr bin Avvâm idi. Hendek savaşında da müşrikler bozguna uğradılar. Medine'de oturan Yahudiler, Ashaba arkadan saldırarak anlaşmayı bozdular. Peygamberimiz de savaştan sonra, onları Medine'den çıkardılar. Yahudiler Hayber kalesine toplandılar.
Peygamberimiz Hendek savaşından sonra da Hayber üzerine yürüdü. Hayber'de, meşhur Yahudi cengâveri Merhab, kaleden çıkarak, teke tek vuruşmak için bir savaşçı istedi. Hz. Ali çıkarak Merhab'ı öldürdü. Merhab'ın öldürülmesinden sonra onun oğlu Yâsir, babasının intikamını almak için meydana çıkarak, "Bana karşı gelecek var mı" diye bağırınca Hz. Zübeyr, hemen atını sürerek onu karşıladı ve ikisi şiddetli bir muharebeye tutuştular. Birkaç dakika sonra Hz. Zübeyr, hasmını öldürdü. Zübeyr bin Avvâm, Hayber kalesinin alınmasında büyük yararlılıklar gösterdi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



