milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • SİGARA TİRYAKİLERİ 4 YILDA 4,5 MİLYON LİRA CEZA ÖDEDİ
  • AVUKATLARDAN, İSTANBUL BAROSU'NA TEPKİ: TAVRINIZ HUKUKİ DEĞİL
  • TÜRK AİLEYE ÇOCUKLARININ CESEDİ 620 GÜNDÜR VERİLMİYOR
  • HİNDİSTAN'DA ZİNCİRLEME TRAFİK KAZASI: 27 ÖLÜ
  • KAÇAK AKARYAKIT OPERASYONUNDA GÖZALTINA ALINAN 9 KİŞİ TUTUKLANDI
  • SURİYE'DEKİ OLAYLARIN BİLANÇOSU 13.004 ÖLÜ

Resulullah Efendimizin dostlarından şakalar

25 MART 2009
ÇAR 00:05

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Sahabe-i Kiram, Peygamber Efendimize yaptıkları gibi kendi aralarında çok enteresan şakalar yapmışlardır. Onlar da insandı ve elbette günlük hayatın meşguliyetleri, yorgunluğu ve stresini gidermek için buna benzer yollara başvurmuşlardır. Tabi bir de fıtrat meselesi vardır. Kimi insanlar yapı gereği şakacı, olaylara mizahi bir tarzla yaklaşan bir karaktere sahiptirler. İşte birkaç tablo...

Şakanın üstadı; Nuayman

Kesilen Deve

Nuayman çok şakacı birisi idi. Yaptığı şakalar bazen aşırıya kaçardı. Fakat yine de Peygamberimiz (sav) onu anlayışla karşılardı.

Bir gün çölde yaşayan bedevi Araplardan birisi Peygamber Efendimizi ziyarete gelmişti. Devesini Mescid-i Nebevi'nin avlusuna bağlayıp içeri girmişti. Sahabîlerden birisi deveyi görünce Nuayman'a:

-Şu deveyi kessen de etini yesek, eti çok özledik, çoktandır et yiyemiyoruz. Nasıl olsa Peygamberimiz devenin parasını ödeyecektir.

Nuayman da itiraz etmedi, o da zaten tam böyle işlerin adamıydı. Deveyi yere yatırdı, kesti ve başladı yüzmeye.

Devenin sahibi Peygamberimizin huzurundan çıkınca bir de ne görsün, devesinin derisi yüzülüyor.

-Eyvah! Devemi kesmişler, diye feryada başladı.

Peygamber Efendimiz dışarı çıktı:

-Bunu kim yaptı? diye sordu.

-Nuayman yaptı, dediler.

Nuayman kaçmıştı. Peygamber Efendimiz Nuayman'ın peşine düştü, aramaya koyuldu.

Sonunda Duabaa adında bir kadının evinin bahçesinde buldu. Nuayman evin avlusundaki çukura girmiş, üzerini de hurma ağacı yaprağı ile örtmüş, görünmüyordu.

Peygamberimiz eve girince birisi bir taraftan yüksek sesle:

-Biz onu görmedik diyor, bir taraftan da parmağıyla Nuayman'ın saklandığı çukura işaret ediyordu.

Peygamberimiz gitti, onu çukurdan çıkardı. Nuayman'ın yüzü gözü toz toprak içinde kalmıştı. Peygamberimiz sordu:

-Niçin böyle yaptın?"

Nuayman:

-Yâ Resulallah, size burada olduğumu söyleyenler yaptırdılar bana...

Peygamber Efendimiz bir yandan Nuayman'ın yüzünü gözünü siliyor, diğer yandan da gülüyordu.  Allah Resulü (sav) daha sonra deve sahibine devesinin parasını ödedi ve işi tatlıya bağladı.

Köle mi değil mi?

Ümmü Seleme anlatıyor:

Hz. Ebu Bekir ticaret maksadıyla Nuayman ve arkadaşı Suveybit'le birlikte Busra yolculuğuna çıktı. Her ikisi de Bedir Savaşı'na katılmıştı. Nuayman kervanın yiyecek işlerine bakıyordu. Bir gün Suveybit ondan yemek isteyince:

-Ebu Bekir gelinceye kadar veremem, dedi.

Bunun üzerine Suveybit kızarak; "Vallahi ben de seni kızdırmasını bilirim!" diye kalkıp bir başka kervanın yanına gitti.

Arkadaşının kendisine yiyecek vermemesine çok ağır bir ceza verecekti. Kervanda bulunanlara:

-Benim genç, güçlü bir Arap kölem var, satın alır mısınız? dedi. Adamlardan biri cevap verdi:

-Anlaşmamıza bağlı, uzlaşırsak elbette alırız. Suveybit:

-Fakat benim kölem çok gevezedir, olabilir ki, size, ''Ben köle değilim.'' diyebilir. Eğer bundan dolayı satın almazsanız, şimdiden söyleyin de bana karşı şımarıklığı artmasın.

-Hayır, biz alırız, kendisini dinlemeyiz bu konuda.

Ve Suveybit'e on genç dişi deve vererek satın aldılar. O da develeri önüne katıp getirdi ve Nuayman'ı göstererek:

-İşte benim kölem budur, dedi. Nuayman:

-O yalan söylüyor, ben hür bir insanım, dediyse de, kervan sahipleri:

-Senin böyle diyeceğini zaten öğrenmiştik, haydi yürü...

Nuayman'ın boynuna ip takıp götürdüler. Hz. Ebu Bekir gelince durumu kendisine haber verdiler. Ebu Bekir hemen arkadaşlarıyla birlikte kervanın yanına gidip, develeri vererek, Nuayman'ı geri aldı. Sonra Resulullah'a durumu anlattılar.

Resulullah (sav) ve ashabı bir yıl boyunca bu olaya güldüler.

Az bedel çok ödül

Hz. Ömer camideydi.

Bir adam içeri girdi ve namaz kılmaya başladı.

Çok hızlı kılıyordu adam. Ve birkaç rekât kıldıktan sonra hemen ellerini açarak yüksek sesle Allah'a dua etmeye başladı:

-Ey Allah'ım, beni cennetine al, cennetinde hurilerle evlendir.

Adamın duasını tebessümle dinleyen Hz. Ömer seslenir:

-Hey adam, sen parayı az ödedin ama karşılığında çok şey istiyorsun.

"Bir şey değilmiş"

Hz. Aişe ağır hastadır.

Ziyaretçiler akın akın gelmektedir.

Yanına gelenlerden biri de kardeşi Abdurrahman'ın torunu Abdullah.

-Geçmiş olsun anneciğim. Sana kurban olayım, kendini nasıl hissediyorsun?

Hz. Aişe (ra):

-Vallahi bu dert ve hastalık ölüm hastalığıdır.

Abdullah:

-Ha öyle mi, demek bir şey değilmiş, ben de korkmuştum.

Bu şaka üzerine Hz. Aişe gülerek;

-Sen bu huyunu hiç bırakmayacaksın. Allah hayrını versin, der.

Kim büyük?

Muaviye (ra) Sebe halkından bir adamla karşılaşınca, aralarında şöyle bir konuşma geçer.

-Senin kavmin ne kadar cahilmiş. Başlarına bir kadını Melike (yönetici) yaptılar. (Burada Sebe Melikesi Belkıs'a işaret etmekteydi.)

Adam Muaviye'nin bu sözüne şöyle cevap verdi:

-Senin kavmin benimkinden daha cahilmiş. Çünkü Resulullah (sav) onları Hakka çağırdığında;

"Ey Allah'ım, eğer bu Kur'an senin katından inmiş bir gerçek ise, üzerimize gökten taş yağdır yahut bize elem verici bir azap getir." Dediler de, "Eğer bu Kur'an senin katından inmiş bir gerçek ise bizi O'na ilet" demediler. Şimdi söyle bakayım kim daha cahilmiş?

Muaviye adama hak verdi.

Hz. Osman'ın başı yarılıyor

Devir Hz. Osman devri. Mahreme b. Nevfel, Medine'de yaşıyordu. İki gözü kör, yaşlı bir ihtiyardı. Tam 115 yaşındaydı. Bir gün mescidde kalktı, küçük abdestini yapmak istedi. Nuayman b. Amr,  yerinden kalkıp onun yanına geldi. Onu mescidin dışına götürüyormuş gibi yapıp bir kenara çektikten sonra;

-İşte buraya ihtiyacını görebilirsin, dedi.

O da orada oturdu ve bevlini yaptı. Halk, cami kenarında adamın küçük abdestini yaptığını anlayınca ona bağırdı. Ama iş işten geçmiş, olan olmuştu. Çok mahcup ve üzgün bir şekilde cemaate gelen Mahreme haykırdı:

-Beni bu yere kim getirdi, azab olunasıca?" dedi.

Ona söylediler:

-Seni Nuayman b. Amr buraya getirdi.

İhtiyar çok kızgındı:

-Benim başıma getirdiğini, Allah da onun başına getirsin. Dikkat ediniz! Bu benim Allah için üzerime farz olsun, nezr olsun. Eğer ben onu elime geçirirsem, şu bastonumla ona öyle bir darbe vuracağım ki, ölünceye kadar unutamayacak. Böylece bir zaman geçti, Mahreme de olanları unuttu.

Sonra bir gün Hz. Osman mescidin bir tarafında namaz kılarken Nuayman, Mahreme'nin yanına giderek;

-Nuayman'dan intikam almak istiyor musun? dedi.

Mahreme:

-Evet, nerdeyse onu bana göster, dedi.

Nuayman, Mahreme'nin kolundan tutarak onu Hz. Osman'ın arkasına götürdü ve;

-İşte Nuayman budur, dedi.

Hz. Osman namaz kılarken hiç bir şeyden haberi olmazdı.

Mahreme iki eliyle asasını tuttu ve bütün gücüyle Hz. Osman'ın kafasına indirdi. Hz. Osman'ın kafası yarıldı. İnsanlar Mahreme'nin yanına gelerek;

-Sen ne yaptın. Mü'minlerin Emîri Osman'a vurdun, dediler.

Anlaşılan yine Nuayman'ın oyununa gelmişti.

Bu olanları işiten Zühre oğulları Nuayman'dan intikam almak istediler, fakat Hz. Osman izin vermedi:

-Bırakın onun cezasını Allah versin. O her şeye rağmen, Bedir ashabındandır, O'na bir zarar vermeyiniz.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 25.03.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Mehmet Nezir Gül / Türkiye
  • tags Etiketler: resulullah, dost, şaka, hz. osman, deve,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Kardeşliğin zirvesi
    2. Vakit Nakittir
    3. İftira edenlerden Allah korusun
    4. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    5. Çocuklarda okul fobisi
    6. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    7. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    10. Gençlerde çatışma
  • Diğer

    1. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    2. Esed güçleri Hama'yı bombalıyor: 50 ölü
    3. ABD insansız hava araçları Pakistan'ı vurdu: 8 ölü
    4. Krampları Çözücü,Teskin Edici,(Çanotu)
    5. BM Hule'deki katliam için uluslararası soruşturma istedi
    6. Meteoroloji'den uyarı
    7. Muş'ta 3 terörist yakalandı
    8. Ya Allah!
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. İktidarda figüran çatlağı
    7. Şok Detay
    8. Ya Allah!
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Fethin erleri hocasıyla buluştu
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek