Anadolu Gençlik Dergisi Küçükçekmece İlçe Başkanlığı'nın düzenlediği Gül Muhammed'im programı, gönlü Resulullah (sav) aşkıyla yanan sevdalıları bir araya getirdi.
Anadolu Gençlik Dergisi'nin her yıl kutladığı Gül Muhammedim programı, bu sene de muhteşem bir atmosferde Müslümanların yüreğindeki Resulullah sevdasını ateşledi. Selim Akduman'ın sunuculuğunu yaptığı programın konukları arasındoa Saadet Partisi 3. Bölge Milletvekili adayı Veli Tunç, Mürsel Başer, Küçükçekmece Büyük Birlik Partisi İlçe Başkanı Mustafa Er, Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay gibi isimler yer aldı. Kur'an Tilavetiyle başlayan programda 40 Yaşındasın şiirini okuyan Ahsen Eleğler adlı öğrenci yürekten alkış aldı.
Anadolu Gençlik Dergisi Küçükçekmece İlçe Başkanı Atilla Olgunöz, açılış konuşmasında "Projesi insan, muhatap kitlesi gençlik, sevdası Türkiye olan Anadolu Gençlik dergisi başka Türkiye olmadığını ve bu ülkeyi sokakta bulmadığının şuuru ile İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır inancı ve mukaddes görev aşkı ile insanlığın hizmetinde olan bir sivil toplum kuruluşudur" dedi. Türkiye'nin sosyal olarak çok zor günlerin eşiğinden geçtiğini belirten Olgunöz, "Türkiye'nin geleceği olan gençlerimiz bu gün maalesef uyuşturucu batağında çırpınmakta, maddi imkânsızlıktan dolayı misyonerlerin hain tuzaklarına düşmekte, ailevi değerlerin gün geçtikçe zayıfladığı ülkemizde, ailesini hiçe sayan insanların sayısı hiç de az değil. Önce ahlak ve maneviyat sloganımızla gençliğimizin şuurlu ve milli manevi değerlerine bağlı bir gençlik olarak yetiştirilmesi için çırpınmalıyız" diye konuştu.
Daha sonra kürsüye Ali Bayraktar geldi. Bayraktar, Resulullah (sav) Efendimizi anlatabilmenin kelimelerle mümkün olmayacağını belirterek, "O'nu anlamak için öncelikle O'nun bize gösterdiği yol ve düsturda yaşamamız gerekir. Ey sultanlar sultanı başımızın tacı peygamberimiz. Tüm salat ve güzel sözler yanında yetersiz kalıyor. Sana layık birer ümmet olamadık.Bizleri şefaatine kabul eyle ne olur.Yaptığımız günahlar dağları aştı.Buna rağmen senin merhametini diliyoruz çünkü biliyoruz ki ancak peygamberimizin şefaati bizi bu günahlardan kurtarabilir.Yüce Rabbim seni bize peygamber gönderdiği için çok şanslıyız ama biz bu şansında hakkını vermiyoruz.Rabbim günahlarımızı bağışlasın inşallah ve bu dünyada gül yüzünü göremedik öbür dünyada kavuşalım inşallah.Rabbime Müslüman olduğum ve peygamberim olduğun için her şey için şükürler olsun..Mehmet Akif'in sahipsiz bir vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır. Dizelerinde anlattığı gibi bu vatanın sadece toprak parçasından ibaret olmadığını bile ve bu vatana sahip çıkan bir gençlik yetiştirmektir. Kavga yerine barışı, düşmanlık yerine kardeşliği, kin, nefret yerine sevgiyi, cehalet yerine bilgiyi hakim kılmaktır. Bu çerçeve de gençlerimize büyük önem vermekteyiz" dedi.
"O'nun ahlâkı Kur'ân'dı"
Kur'ân'da anlatılan güzelliklerin tamamını Peygamberimizin şahsında görmek mümkündür. Sahabîlerin, Peygamberimizin ahlâkı hakkında bilgi almak istemeleri üzerine, Efendimizin hanımı Hz. işe şu cevabı vermişti:
"Siz Kur'ân'ı okumuyor musunuz? Onun ahlâkı Kur'ân'dı."
Peygamberimizin hayâtında ve ahlâkında, her meslek ve seviyeden insan, örnek alacak yönler bulabilir. İnsan olarak onun hayâtından alacağı sayısız fazilet ve güzellik yanında, kendi mesleğini ve toplumdaki yerini ilgilendirecek yüzlerce dersi de alabilir. Çünkü Peygamberimizin hayâtı her yönüyle hepimize örnektir.
Meselâ, zengin bir insan, hicretten birkaç sene sonra bütün Arabistan'a hakim olup çok büyük servetlere sahip olan ve hepsini ihtiyaç sahiplerine dağıtan Peygamberimizi kendisine örnek alabilir. Sahipsiz, çaresiz ve kimsesiz insanlar; Mekke hayâtı boyunca akla hayâle gelmeyen işkence ve baskılara maruz kalıp, üstelik bütün yakınları tarafından yalnız bırakılan, ama hiçbir biçimde dâvasından ve inancından taviz vermeyen bir Peygamberi kendine rehber alabilir. Bir öğrenci; Allah tarafından Kur'ân âyetlerini vahiy yoluyla indiren Hz. Cebrail karşısında oturup Kur'ân'ı öğrenen Peygamberimizi hayâtına örnek alabilir. Başarılı bir kumandan; Bedir ve Huneyn Savaşlarında düşmanı mağlûp edip, az sayıdaki mücahitleriyle beraber çok sayıdaki düşman karşısında büyük zaferler kazanan; Mekke'nin fethi sırasında muhteşem ordusuyla şehre girerken, mütevazı halinden, başım devesinin semerine eğecek kadar engin gönüllü ve vakar sahibi bir Peygambere bağlanabilir"


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Ahmet Çekin / Türkiye
Etiketler:



