Gezi boyunca 30 bin kişinin yaşadığı Sbena Mülteci Kampı, Handa Nun Mülteci Kampı ve Tanf Mülteci kampını ziyaret ettik.
Bayramın ikinci günü ekibimizle birlikte kurbanların kesileceği kesimhaneye doğru yola koyulduk. Şam‘da kurban kesimi için çok modern kesimhaneler kurulmuş burada kesilen hayvanların etleri anında kamyonetlere yüklenerek, ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor. İHH‘nın Suriye‘de kestiği kurbanlar da ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Kesimhane‘de temiz bir ortamda kesilen Kurbanlar, Filistin kamplarına götürülmek üzere kamyonetlere yüklendi. Bizlerde et dağıtımına katkıda bulunmak için dağıtım çalışmalarına katılanlara yardım etmek ve ihtiyaç sahiplerini evlerinde ziyaret edip bayramlarını kutlamak için onlarla birlikte hareket ettik. İlk olarak 1952 yılında kurulan ve 250 bin Filistinli mültecinin yaşadığı Yermük Kampı‘na gittik. İşgal sonrasında Suriye sınırları içerisinde kurulan 21 kamptan biri olan Yermük Kampı‘nda daracık sokaklarında Filistinlilerle bayramlaştık. İhtiyaç sahipleri için getirilen etler görevliler tarafından dağıtılırken, bizlerde Filistinli ailelerle sohbet ettik. Filistin kamplarında çok sayıda yetimler var, bizdeki yoksulluk kelimesinin anlamıyla kıyaslanamayacak derecede yoksullar yaşıyor orada. Babaları evden savaşmak için çıkmış ve bir daha dönmemiş, çocukların mazlum bakışları karşısında yüreklerimiz sızladı. Çok zor şartlarda hayata tutunmaya çalışan ve insani şartların oldukça altında rutubetli evlerde yaşayan Filistinliler, onurlarından ve gururlarında bir şey yitirmiş değil. Onlar şu anda vatanlarından uzakta, mülteci olarak ve vatanlarına kavuşacakları günün hasreti ile yanıp tutuşuyorlar.
Gezi boyunca 30 bin kişinin yaşadığı Sbena Mülteci Kampı, Handa Nun Mülteci Kampı ve Tanf Mülteci kampını ziyaret ettik. Bütün kamplarda yaşam şartları oldukça ağırdı. 18 bin kişinin yaşadığı Handa Nun kampında Türkiye‘den gönderilen yardımlarla bir dikiş nakış merkezi açılmış. Bu merkez sayesinde iş bulan ve çalışan Filistinli kadınlar, ürettikleri kıyafetleri pazarda satarak hayatlarını kazanıyorlar. Dikiş nakış merkezi deyip geçmeyin onların yaşadığı şartlarda bu gibi küçük işletmeler bile hayati öneme sahip. Yine İHH Sbena kampında 70 bin dolara su kuyusu açtırmış. Su kuyuları kampların su ihtiyacını karşılıyor. Yine aynı yerde yapılan ve bütün kampın su ihtiyacının karşılanacağı 80 bin dolara yapılan 200 ton kapasiteli su deposu da tamamlanmak üzere. Depo açıldığında kampın su ihtiyacının önemli bölümünü ve özellikle su kesintilerinin yaşadığı dönemlerde karşılayacak.





