İngiliz sömürgesinden 1947 yılında Hindistan ile birlikte kurtulan Pakistan'da ordu ile siyaset arasında sular hiç durulmadı. Ordunun dört kez darbeyle yönetimi devirdiği ülkenin tarihinin 30 yıldan fazlası askeri yönetimler altında geçti.
Genelkurmay başkanı işlevini taşıyan "Ordu komutanlığı" ve devlet başkanlığı görevlerini bir arada yürüten Müşerref'in iktidarı 8. yılında gücünü kaybetmeye başladı. 2007 yılının sonlarında ülkede olağan üstü hal ilan eden Müşerref, yüksek mahkeme üyelerinin tamamını görevden aldı ve başkentin ortasında bulunan Taliban'ın kontrolündeki Lal Mescidini, kanlı baskınla yerle bir etti. Bu aşamada gücü iyice zayıflayan Müşerref, devrik başbakan Navaz Şerif ve ülkede iki defa başbakanlık yapmış muhalefet lideri Butto'nun dönüşüne engel olamayınca 2008 yılında genel seçimlere gitmek zorunda kaldı.
2007 yılının son günlerinde PPP lideri Benazir Butto, Ravalpindi kentinde bir seçim mitinginde öldürüldü, yapılan genel seçimlerde PPP galip geldi fakat tek başına hükümeti kuracak sayıya ulaşamadı. Müşerref'in kurduğu İslam Birliği Partisi seçimde ağır yenilgi aldı ve Müşerref parlamento desteğini de kaybetti.
PPP'nin başbakan adayı Yusuf Rıza Gilani liderliğinde kurulan koalisyon hükümetinin Müşerref'i koltuğundan indirmek için yaptığı yasa değişlikleri parlementoda da kabul edildi. Müşerref görevini bırakmak zorunda kaldı ve yerine Benazir Butto'nun dul eşi Asıf Ali Zerdari devlet beşkanı oldu. Müşerref giderayak, ordu komutanlığını güvendiği bir isim olan şimdiki komutan General Eşvak Kayhani'ye bıraktı ve kuvvet komutanlıklarına kendisine yakın isimler atadı. Kısa süre sonra devlet başkanlığı görevinden de ayrılmak zorunda kalan Müşerref İngiltere'ye yerleşti.
2008 seçimleriyle işbaşına gelen Pakistan Halk Partisi (PPP) liderliğindeki koalisyon hükümeti Müşerref tarafından atanan ordu komutanı ve kuvvet komutanlarını değiştirmek yerine bu generallerin görev sürelerini üç yıl daha uzattı. Hükümet, ordu üst kademesinin görev süresini uzatarak ''uyum içinde çalışıyoruz'' mesajı verirken, muhalefet bu uzatmayı ''Hükümet kendi görev süresini uzattı'' şeklinde yorumladı.
Hükümetin, askeri rejim döneminde atanan generallerle birlikte çalışmak yönündeki iradesi, askeri vesayetin doğal olarak ülke yönetimi üzerinde devam etmesini sağladı.
Taliban örgütünün büyük kent merkezlerini kanlı saldırılarla sarsmaya başladığı bu dönemde askerin ülke yönetimindeki baskın rolü ve siyaset üzerindeki gölgesi her fırsatta kendini kriz olarak gösterdi. Terör, güvenlik, istihbarat gibi konularda ABD'nin Başbakan Yusuf Rıza Gilani üzerindeki baskılarını artırması ve ABD'li yetkililerin sık sık ordu ile istihbarat teşkilatını eleştiren açıklamaları, hükümetin bu açıklamalara tepkisiz kalması, asker ile siviller arasındaki gerginliği tırmandırmaya başladı.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



