milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Övünülen geçmişin ihtilali

18 EYLÜL 2011
PAZ 01:00

[-] Normal [+]
  • Değmesin Yağlı Boya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Kumkapı meyhanelerinden birine gelip demlenen bir esmer vatandaşımız, kendince bir fırsatını bulduğunda etrafındakilere derki: Ben Yassıada'da infazları yapan/gerçekleştiren adamım!

  • Övünülen geçmişin ihtilali -

O akşam o meyhanede alkol alanlar, siz benim kim olduğumu biliyor musunuz, vezninde kulaklarına çalınan bu cümlenin sahibine doğru bakarlar ve sonra... Sonrasını ben bir yerlerde okumuştum. Cellad linç edildi ve cesedi çöplüğe atıldı.

Kimdi o? Ben börekçi Ali'yi astım. Tecrübeliyim, baş cellad sıfatı isterim, diyen mi? Yoksa belgelerde adı geçmeyen diğeri mi? Bilmiyorum.

Geçmişin gazete/dergi sayfalarında gezinirken eriştiğim bu bilgi çok sorular çağrıştırmıştı bende. Neden o kişi kendini ifşa etmişti? Bir tek cevap bulabiliyorum bu soruya: itibar görmek için.. Hey meyhaneci iki şişe daha koy buraya. E anlat bakalım, nasıl yaptın o işi?

Hadisenin sonu, o görevli kişinin hayalinin/düşüncesinin yanlışlığını anlatırken bize, bir neden sorusu daha düşüyor akıllara.

Neden, itibar göreceğini sanıyordu, o roman vatandaşımız? Yoksa görmemiş mi idi yaptığı o işin sonunda üzülenleri?

Ona aferin çekmişse onu görevlendirenler, kendilerine eşit kılmışlarsa, ha bizim imzamız, ha senin sandalyeyi tekmelemen, demişlerse..

İki kadeh bedava alkol derdine düşmesi normal değil mi o cellad sıfatlı vatandaşımızın?

Biz Anadolu şehirlerinde, kasabalarında, köylerinde hep üzülenler gördük bu idamlara;

Ailelerimiz üzüldüğü için üzülmüştük bizde. (Ailelerimiz ki öğretmenlerimiz tarafından 27 Mayıs'a övgü şiirleri yazmakla ödevlendirilmişti üstelik.)

Başka üzülenlerin üzüntülerinin bizim üzüntümüzle çakışmadığını öğrendiğimizde ise bir kere daha üzülmüştük.

Onlar neden onbeş kişi asılmadı diye üzülüyorlarmış. Bunu hep belli ettiler. Bizim üzüntümüzü unutmaya çalıştığımızı her anladıklarında, onlar da hatırladılar o üzüntülerini. İçinde cip, ip, irtica gibi kelimeler geçen cümleler kurdular bize karşı. Kurtarılmayacak olanlar hep bizlerdik.

1960 yılının mayıs ayının sonunda olan o ihtilale, övünülen geçmişi oluşturan basın'dan örnekler koyduk sayfamıza.

İdam kararları Eylül 1961 yılında verildi ve hemen infaz edildi. Peki, Yassıada yargıçlarına yol gösteren bu karikatürlerin yayım tarihi ne? Ağustos 1960. Daha iki ay olmuş ihtilal olalı ve mahkemeler dahi kurulmamış.

Övünülen geçmişin basını kimlerin idamını istiyordu? Bizzat belirtmişler isim isim: Bayar, Menderes, Koraltan, Zorlu.

Hasan Polatkan dahil edilse de ihtilalcilerce, övünülen geçmişin basını üzüntüsünü hep sürdürmüştür, istediğimize itiraz edildi diye. Yaşlılığa farklı muamele ihtimali hiç hesaplarında yoktu.

Çiğnendiğini vurguladıkları fakat ne yapılarak çiğnendiği bir türlü açıklanamayan o anayasa ne oldu? Ne yaptılar?

Daha iyisini yaptık, diye övünmeleri gerekiyordu. Yeni bir ihtilale kadar öyle yaptılar. Yeni bir ihtilal, yeni bir Anayasa demekti.

HATIRLA SEVGİLİ (!)

Başbakan R. Tayip Erdoğan gittiği Arap ülkelerinde laikliğe vurgu yapmış, laik yönetimlerin iyi olduğunu filan söylemiş.

Onu dinleyen Araplar da şaşırmış, bu ülkenin insanları da...

Biz şaşırmadık! Bu ülkede AP'nin tek başına hükümet kurduğu her seçim öncesinde Demirel meydanlarda hep şöyle haykırırdı:

- Herkesin göğsünü gere gere Müslümanım deme hakkı vardır!

AKP'li durmaz yürür

AKP'lileri gördüm, şehrin en büyük/işlek/namlı caddesinde...

Yürüyordular!

Elleri havada, bir şey taşıyormuş gibi yürüyordular.

Ve mahzundu halleri.

Gazete müvezzii çocuğa sordum; AKP'lilerin anlayamadığım bu hallerini? Gerçi ben, hep güçlük çekmişimdir AKP'lileri her anlama çalışması yaptığımda. Hele gömleksizlerini hiç mi hiç anlayabilmiş değilim.

Gazete müvezzii o küçük çocuk soruma ne cevap verdi dersiniz? Tahmin ettiğiniz gibi bana elinde tuttuğu adresi gösterdi. Milli Gazete doğrusunu yazıyor!

Millî Gazete'de  okudum: Başbakan ve AKP Genel Başkanı R. Tayyip Erdoğan'ın yurt dışı gezisinde olması, AKP'lileri tatil havasına sokmadı. R.Tayyip Erdoğan başlarında imiş gibi sürdürdüler yürüyüşlerini, Onu birkaç gündür görmemiş olmanın hasreti ve üzüntüsü okunuyordu yüzlerinde.

Resimde görüldüğü gibi...

İTİRAF MI KANDIRMACA MI?

Kemal Kılıçdaroğlu partisi CHP'yi kastederek, geçmişimizle gurur duyuyoruz, demiş.

Peki, o zaman sormazlar mı adama.

Neden yeni CHP demek ihtiyacı hissetmiştiniz.

Yavrum Mesut ve The Şapgalı baba

GEÇMİŞİ KAN, GELECEĞİ HAVA

-Alo! The şapkalı baba duydun mu? Senin Kemal'in geçmişiyle gurur duyuyormuş yahu.

-Geleceğinden umudunu mu kesmiş yavrum mesut. Binaenleyh ben ona fevkalade gelecek hazırlamıştım.

-Kendine niçin ayarlamadın the şapşalı baba. Şimdi sokaklarda sürünüyorsun yahu.

-Topal karıncaları sayıyorum. Sen ne yapıyorsun yavrum mesut. Binaenleyh seninki alçak yürüme eğitimi mi?

-Ben çamur üstünde oturmam the şapşalı baba. Tedbirli yürüyorum yahu.

-Kendim çamur olmuşum. Binaenleyh ayakta duramıyorum desene şuna. Benim geçmişim, benim geleceğim, suyum havam, ekmeğim fevkalade garanti altındadır yavrum mesut.

- Neyin karşılığında the şapgalı baba? Bana çamurlu diyen, kan gölünün üstünde oturuyor, gözyaşı selinde yüzüyor yahu.

-Akacak kan damarda durmazsa bu benim suçum mu yavrum Mesut. Binaenaleyh ben 9. Senfoniyi dinlemedim mi, işte çağdaş Türkiye demedim mi? Kemal'e bak, fevkalade örnek al. Geçmişle gurur duymak, iyidir, hastır, güzeldir.

-Bugün ne yapıyoruz the şapgalı baba? Yüzümüze kimse bakmıyor yahu.

-Sen aynaya bakabiliyor musun yavrum Mesut. Binaenaleyh yüzüne baksalar fevkalade iddianame hazırlasalar daha mı iyi?

-Senin de iddianamen var mı?

-Ben iddialı bir adamım yavrum Mesut. Binaenaleyh telefonu bir kaldırsam, karşıma yirmi devlet başkanı çıkar.

-Dersin ama çıkmaz değil mi the şapgalı baba.

-Önemli olan havadır yavrum Mesut. Binaenaleyh hava atmasını bileceksin.

-Benim Kemal'im derken hava mı atıyordun the şapgalı baba. Onun için mi havasını aldı yahu?

-Bunları karıştırma yavrum Mesut. Binaenaleyh sen gözünü yoldan ayırma. Fevkalade bir durum olabilir. Tankları görebilirsin. Herkes becerdiği işi yapsın yavrum Mesut.

Yolsuzluk neredeymiş?

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde, zannederim iki yılı geçiyor, bir diploma yolsuzluğu meselesi ortaya çıkmıştı. Bir kısım talebenin ve memurun ifadesi alındı. Kalem Şefi tevkif edildi. Tahkikat derinleştirildi. Sonraaa... Tahkikatın neticesi alınacak ve Fakülte Dekanı gazetecilere bilgi verecek denildi.

1960 yılının Mayıs ayında, bir gazetenin üniversite muhabiri Hukuk Fakültesi Dekanı Naci Şensoy'u fakülte koridorunda yakaladı:

- Hocam, bu diploma yolsuzlğu hakkında biraz bilgi verseniz. Son durum nedir? Vatandaşta, talebe de merak ediyor.

Şensoy, tesbihini şaklatarak cevap verdi:

- Ben bugün yarın gazetecileri çağırıp bir basın toplantısı yapacağım. Hepinize bilgi verir, sorularınızı cevaplandırırırm. Ayrı ayrı olmasın.

1960 yılının Kasım ayında aynı gazeteci, Naci Şensoy'u fakültedeki dekanlık odasında ziyaret etti:

- Hocam, bu diploma yolsuzluğu meselesi ne oldu?

- Ben bugün yarın sizlerle bir basın toplantısı yapacağım. O zaman öğrenmek istediklerinizi de sorarsınız.

1961 yılının Aralık ayında Vali Refik Tulga'nın Belediye Sarayında verdiği bir kokteylde aynı dekan ile aynı gazeteci karşılaştılar:

- Hocam fakülteye bir uğrasam. Bugünlerde birşey çıkar mı acaba?

- Sen şu diploma yolsuzlğu meselesini söylüyorsun değil mi? Ben bugün yarın bir basın toplantısını yapıp durumu izah edeceğim. O zaman istediklerinizi de sorarsınız. Vallaha başka birşey yok!

1960 Mayıs'ından önce olduğu anlaşılan bu yolsuzluk  olayının, İ.Ü. Hukuk Fakültesi hocalarını ihtilal kışkırtıcılığına tetiklediği, teşvik ettiği, soyundurduğu bu ülkede hiçbir zaman, hiçbir kimse tarafından iddia edilmedi.

Onlar, üstün vatan sevgilerinden dolayı ve Menderes hükümetinin yolsuzluk yaptığını gördüklerinden yollara düştüler. İnanın.(!)

Yorumlama metotları

Celal Bayar Kayseri Cezaevi'ndeyken, birgün ziyaretçilerine şöyle der:

- İsmet Paşa'nın dediğini yapın. Ülkeyi bu durumdan o kurtarır.

İsmet Paşacı medyada bayram havası. Aklın başına yeni mi geldi? Yıllardır size bunu öğretmeye çalışmadık mı? gibi cümlelerle başlayan çıngıraklı yazılar.

Halbuki, Bayar'ın demek istediği başka. Bu durumdan o kurtarır derken, bu duruma o getirdi, daha kötüsünü de yapabilir diyor.

Yani baharı da yazı da iyi anlamak lazım...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Değmesin Yağlı Boya bölümü’nde 18.09.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: demirel, mesut yılmaz, akp, siyaset, kemal kılıçdaroğlu, norveç, breivik,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Değmesin Yağlı Boya

    1. 27 Mayıs: Bir CHP imalatıdır
    2. Bush montlu Özal günlerinden
    3. Nisan Mayıs ayları
    4. Sen neden oradasın?
    5. Bir cami elli lira
    6. Adı malzemedir
    7. Bir sıçrarsın Çevik
    8. Hesaplaşma başlasın
    9. Sakal, cübbe, sarık=Sanık
    10. 28 Şubat: 32 kısım tekmili birden
  • Diğer

    1. Annan Planı işe yaramadı
    2. Sırbistan işbirliği yapmalı
    3. ABD'de bir yasakçı kanun daha!
    4. NATO yine sivilleri katletti
    5. İsveç'te 'ikinci' Türk
    6. Kardeşliğin zirvesi
    7. Vakit Nakittir
    8. İftira edenlerden Allah korusun
    9. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    10. Prof. Dr. Saraç: "Üniversiteler, bulunmamaları gereken bir yarışta"
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. İktidarda figüran çatlağı
    7. Şok Detay
    8. Yasa geri çekilsin
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Saadet Partisi Gazze'de yetimhane inşa edecek
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek