milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÖĞRETMENLERE YÜKSEK LİSANS İMKANI
  • HALEP'TEKİ PATLAMALAR: "25 ÖLÜ, 175 YARALI"
  • BÖYLE BİR DAYATMAYA MUHALEFET OLARAK KESİNLİKLE BOYUN EĞMEYECEĞİZ
  • SURİYELİ MUHALİFLERİN SINIR DIŞI EDİLMESİNE TEPKİ
  • KAMPTA İSLAM DİNİNE SAYGISIZLIK HAD SAFHADA
  • ''MOBİL'' AİLE HEKİMLERİNİN İŞ YÜKÜ HAFİFLEYECEK

Gözden Irak, Gönülden Irak olmayan Yemen
Osmanlı’nın Yemen’e verdiği önem

6 12 MART 2010
CUM 11:48

[-] Normal [+]
  • Özel Dosyalar
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hicazın güvenliği içinde mutlaka Kızıldenize hâkim olmak gerekir. Kızıldenizi de ancak Yemen'e hâkim olabilen kontrol edebilirdi. Bu sebeple Osmanlı Yemen için binlerce şehit vermiştir. Bu şehitleri Yemen için değil İslam ve Kabe için vermiştir.

Askeri müzede sağ tarafta Şehare'deki Osmanlı şehitliğinin kitabesi ve Osmanlı arması sergileniyor. Kitabede burada yatanlar "İmam Yahya Hazretleri ile birlikte İslam uğrunda ( İttihad-i İslam uğrunda) ifşai hayat eden Osmanlı kahraman şühedasıdır" diye yazıyor (1911). Bu şehitlik 1911'de İmam Yahya ile antlaşma sonucu oluşturulan şehitliktir. Yemen'i gezmeye gidenlerin müzede bunu mutlaka görmelerini tavsiye ediyorum. Osmanlının Yemen'den 1918'de ayrılışından sonra bir kısım subay ve askerler geri dönmemişlerdir. Son Yemen Valisi Mahmud Nedim Paşa bunlardan biridir ve İmam Yahya'nın San'a Valisi olarak görevine devam etmiştir. Ragıp Paşa ise İmam Yahya döneminde Yemen Dışişleri Bakanlığı görevini uzun süre sürdürmüştür. Hatta Yemen'in Birleşmiş Milletlerde tanınmasını o sağlamıştır. Ragıp Paşa'nın otomobili askeri müze giriş kısmında sergilenmektedir. 1918'den sonra bu tip üst düzey subaylar gibi birçok subay ve er Yemen'de kalmışlardır. Bugün 10 binin üstünde Türk-Yemen sınırları içinde yaşamaktadır.

Gezinin en acıklı ânı

Hatta Ethemoğlulları Köyü gibi Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgeler vardır. Bir-ül Azep mahallesi bunlardan biridir. Gezinin en acıklı anı Bir-ül Azep Mahallesinde idi. Burası Osmanlı döneminde bekar subayların kaldığı mahalle imiş. Mahalleyi tertemiz görüyoruz. Hatta mahallenin bugünkü muhtarı da Türk imiş. Ancak zamansızlıktan sebebiyle kendisi ile tanışamadık. Bu mahallede halen Türk aileler mevcut. Beytül Behçet (Behçet'in evi), Beytül Hoca (Hoca'nın evi) bunlardan bazıları. Abdullah Hoca ile tanışıyoruz. Konuşmaya başlıyoruz. Bize geçmişini anlatmaya çalışıyor. Babasının burada kalan askerlerden olduğunu söylüyor ve gözleri doluyor. Torunu ise hemen dedesinin resmini getiriyor. Daha sonra Behçet amca torununun kolunda geliyor. Ayakta zor durabiliyor. Ağlayarak babasının Yemen'de kalan askerlerden olduğunu, Kafkas cephesinde savaştığını ve oradan da buraya geldiğini anlatıyor. İsmail Hoca ile tanışıyoruz, atalarını araştırdığını köklerinin Adapazarı'na uzandığını söylüyor. Türkiye'ye 5 defa gelmiş. Türk mahallesindeki evlerin 29 tanesinin kendilerine ait olduğunu anlatıyor. Kardeşi ve yeğeni ile bizleri tanıştırıyor. Sonra da Türkiye'de bulunan akrabalarının resimlerini gösteriyor.

Yemen Askeri Müzesi

Behçet Bek de İzmirli olduğunu gerçek bir Osmanlı olduğunu ifade etmek için kelimenin üzerine basa basa "Behçet Bek" diyor. Onunla da uzun bir süre sohbet ediyoruz. Daha sonra onlarla vedalaşarak Türk mahallesinden ayrılıyoruz. Osmanlı 7. Orduyu San'a da kurmuştu. Bu Ordu karargahı şu anda Savunma Bakanlığı ve devlet misafirhanesi olarak kullanılıyor. Yemen Askeri Müzesi'nde Osmanlı dönemine ait pek fazla eser yok. Bu eserler Savunma Bakanlığı'nın depolarında tutuluyor.

Dün atalarının gittiği Yemen'e bugün de torunları gidiyor. Amaçları Yemen'in kalkınmasına yardımcı yardımcı olmanın yanı sıra aynı zamanda kendi ekonomilerine katkıda bulunmak. Bunun için de  işçilikten, mühendislik hizmetlerine kadar her alanda çalışıyorlar. Açılan Türk okulları ile de Yemen eğitimine önemli hizmetlerde bulunuyorlar.

Gezimize Lübnan restoranda yediğimiz öğle yemeğinin ardından diğer bir Osmanlı eseri olan Camii Kebir ile sürdürüyoruz. Camii Kebir, Peygamber Efendimiz döneminde yapılan 3. camidir.  Caminin iç avlusu ve avlunun ortasındaki kubbeli yapı Koca Sinan Paşa tarafından (Kanuni Dönemi) yaptırılmış tır. İkindi namazını cemaat ile birlikte eda ediyoruz. Bizlerin Türk olduğunu fark ettikleri aman etrafımızda halkalar oluşturuyorlar, bizlere cami akında bilgi vermekte yarışıyorlar. Oradan San'a'nın I. kapısı olan  Babul Yemen(Yemen Kapısına) geçtik. Kapının restorasyonu Gazi Muhtar Ahmet Paşa tarafından yaptırılmış. Halen üzerinde iç savaşta oluşan top izleri mevcut. Ecdadımız burada başkalarının yaptığı eserleri restore ederek Türk milletinin hoşgörüsünü ve mimariye verdiği önemi göstermektedir. Yemen kapısının ve hemen arkasındaki çarşının görünümü hiçbir yerde göremeyeceğiniz kadar güzel...

Babü-l Yemen'de gezimiz sona ererken herkes sokaklara dağılarak, Türkiye'ye dönüşte neler götürebileceklerini araştırmaya ve alışveriş yapmaya başlıyorlar.

Hicaz'ın güvenliği...

Osmanlı Hicaz'n güvenliğini Yemen'de, İstanbul'un güvenliğini ise Tuna'da görmüştür. İstanbul'un güvenliğini Tuna'da gördüğünde ne kadar uzak görüşlü olduğu 93 harbinde görülmüştür. Tuna'yı geçen Ruslar Yeşilköy önlerine kadar gelmişler ve zorla durdurulmuşlardı. Hicazın güvenliği içinde mutlaka Kızıldenize hâkim olmak gerekir. Kızıldenizi de ancak Yemene hâkim olabilen kontrol edebilirdi. Bu sebeple Osmanlı Yemen için binlerce şehit vermiştir. Bu şehitleri Yemen için değil İslam ve Kabe için vermiştir.

Osmanlı'nın Yemen'e verdiği önemi anlatmasi acisindan Istanbul'dan Yemen'e gönderilen talimat ve fermanlara bakmak en doğru hareket olur kanaatindeyim. Örneğin;

27 Rebiulevvel 982 (1574 tarihli) hukumde şöyle denmektedir:

Mısır Beylerbeyisine hukum ki:

"Vilayet-i Yemen Saltanat makamından uzak olmakla, düşman tarafından herhangi bir hareket ve hucum oldugunda Istanbul'dan yardım göndermek imkansız oldugundan sana emrediyorum ki Yemen Beylerbeyi Behram Bey tarafindan her ne talep olunursa - İstanbul'a sorulmalıdır demeyip- eger altın, eğer silah, eger asker, eger zahire  elinde imkanin dahilinde olan herseyi en kisa zamanda  gönderdikten sonra makamima tafsilatli olarak arz edesin. Vilayet-i Yemen'in emn-u emani (guvenligi) , duzen ve intizami ehemm-i muhimmattandır (en önemli konulardan daha önemlidir) , bu mevzuda ihmalden cok  kacinasin."

Osmanlı'nın, Yemen'de neyin derdinde oldugunu anlatan 1 Zilkade 975 (Nisan 1568) tarihli şu hüküm  çok dikkat çekicidir:

Günümüz Türkçesiyle:

"... Yemen Vilayetinin fethi ve elde tutulması konusu sadece gelir elde etmek için degildir.

Allah muhafaza etsin, Portekizlilerin müslümanlara saldırması ve o bölgeyi tehdid etmesi dini gayret ve hamiyetimize yakışmamaktadır. Ve özellikle de alemlerin biricik Kiblegahı ve tavaf ettigi yer olan Kabe-i Mükerreme'nin korunup muhafaza edilmesi herşeyden daha önemli oldugu ve her türlü gorevden önemli ve her vazifeden  öncelikli vazife oldugu açıkk ve tartışılmazdır..."

(Başbakanlık Arşivi, Muhimme Defteri 7 no: 2738 )

Bu görüşlerinde de bence haklı idiler. Yemen'i gezince bunu daha iyi anlıyorsunuz.

Son söz olarak, insan Yemen'i ve Yemenlilerin yaptıklarını görünce ister istemez buluş adına yapılan eylemleri düşünüyor ve soruyor kendine: "Mucit olmak için bu kadar kendini zorlamaya ve bu zorlamaları meşrulaştırmak için üstüne bir de 'yüksek felsefe' yapmaya gerçekten gerek var mı?" İşlevsel içeriği olmayan yüzeysel bir buluşçuluğun hitap ettiği insan yelpazesi çok sınırlı olabilirken, 'işlevsel' icatçılığın, işbirlikçi, paylaşımcı ve bir bütün oluşturan bir eylem olarak karşımıza çıkıyor. Bunun ne gibi bir şey olduğunu görmek için başkent San'a ve diğer Yemen kentlerine gitmenizi öneririm

Şehit düşen dedelerimizin ruhuna bir fatiha daha okuyarak yazıma son veriyorum ve imkânı olanların mutlaka Yemen'i görmelerini tavsiye ediyorum.

Osmanlı'nın Yemen'e gönderdiği  talimat

Osmanlı'nın Yemen'e verdiği önemi anlatması açısından İstanbul'dan Yemen'e gönderilen talimat ve fermanlara bakmak en doğru hareket olur kanaatindeyim. Örneğin;

27 Rebiulevvel 982 (1574 tarihli) hukumde şöyle denmektedir:

Mısır Beylerbeyisine hukum ki:

"Vilayet-i Yemen Saltanat makamından uzak olmakla, düşman tarafından herhangi bir hareket ve hucum oldugunda Istanbul'dan yardım göndermek imkansız oldugundan sana emrediyorum ki Yemen Beylerbeyi Behram Bey tarafindan her ne talep olunursa - İstanbul'a sorulmalıdır demeyip- eger altın, eğer silah, eger asker, eger zahire  elinde imkanin dahilinde olan herseyi en kisa zamanda  gönderdikten sonra makamima tafsilatli olarak arz edesin. Vilayet-i Yemen'in emn-u emani (guvenligi) , duzen ve intizami ehemm-i muhimmattandır (en önemli konulardan daha önemlidir) , bu mevzuda ihmalden cok  kacinasin."

Osmanlı'nın, Yemen'de neyin derdinde oldugunu anlatan 1 Zilkade 975 (Nisan 1568) tarihli şu hüküm  çok dikkat çekicidir:

Günümüz Türkçesiyle:

"... Yemen Vilayetinin fethi ve elde tutulması konusu sadece gelir elde etmek için degildir.

Allah muhafaza etsin, Portekizlilerin müslümanlara saldırması ve o bölgeyi tehdid etmesi dini gayret ve hamiyetimize yakışmamaktadır. Ve özellikle de alemlerin biricik Kiblegahı ve tavaf ettigi yer olan Kabe-i Mükerreme'nin korunup muhafaza edilmesi herşeyden daha önemli oldugu ve her türlü gorevden önemli ve her vazifeden  öncelikli vazife oldugu açıkk ve tartışılmazdır..."

(Başbakanlık Arşivi, Muhimme Defteri 7 no: 2738)

Bu görüşlerinde de bence haklı idiler. Yemen'i gezince bunu daha iyi anlıyorsunuz.

Son söz olarak, insan Yemen'i ve Yemenlilerin yaptıklarını görünce ister istemez buluş adına yapılan eylemleri düşünüyor ve soruyor kendine: "Mucit olmak için bu kadar kendini zorlamaya ve bu zorlamaları meşrulaştırmak için üstüne bir de 'yüksek felsefe' yapmaya gerçekten gerek var mı?" İşlevsel içeriği olmayan yüzeysel bir buluşçuluğun hitap ettiği insan yelpazesi çok sınırlı olabilirken, 'işlevsel' icatçılığın, işbirlikçi, paylaşımcı ve bir bütün oluşturan bir eylem olarak karşımıza çıkıyor. Bunun ne gibi bir şey olduğunu görmek için başkent San'a ve diğer Yemen kentlerine gitmenizi öneririm

Şehit düşen dedelerimizin ruhuna bir fatiha daha okuyarak yazıma son veriyorum ve imkânı olanların mutlaka Yemen'i görmelerini tavsiye ediyorum.

Gözden Irak, Gönülden Irak olmayan Yemen yazı dizisinin bölümleri

  • 1. bölüm : Osmanlı gitti, huzur bitti07-03-2010
  • 2. bölüm : Gerçekliğin simgesi San’a08-03-2010
  • 3. bölüm : Ebrehe’nin mabedi09-03-2010
  • 4. bölüm : Yemen sokakları10-03-2010
  • 5. bölüm : Zamanın durduğu kent11-03-2010
  • 6. bölüm : Osmanlı’nın Yemen’e verdiği önem12-03-2010
Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Özel Dosyalar bölümü’nde 12.03.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Ferhat Koç / Türkiye
  • tags Etiketler: yemen, mülteci, katliam, osmanlı, medeniyet, hz. nuh, mezhep, unesco, habbaba, islam,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Özel Dosyalar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. AVM'ler Mescitsiz toplum projesi mi?
    2. Bodrumlara sürgün edilen mescitler
    3. Panorama 2011
    4. Panorama 2011
    5. Panorama 2011
    6. Panorama 2011
    7. Panorama 2011
    8. Umut olmak güzel bir duygu
    9. İşte Libya gerçeği!
    10. Nijer günleri
    1. Irak ve Libya'daki hatalar Suriye'de yapılmasın
    2. AVM'ler Mescitsiz toplum projesi mi?
    3. Umut olmak güzel bir duygu
    4. Panorama 2011
    5. Bodrumlara sürgün edilen mescitler
    6. Arap Baharı günlerinde Beyrut (2)
    7. Arap baharı günlerinde Beyrut (1)
    8. İşte Libya gerçeği!
    9. Nijer günleri
    10. Panorama 2011
    1. Arap baharı günlerinde Beyrut (1)
    2. Arap Baharı günlerinde Beyrut (2)
    3. Irak ve Libya'daki hatalar Suriye'de yapılmasın
    4. Nijer günleri
    5. İşte Libya gerçeği!
    6. Umut olmak güzel bir duygu
    7. Panorama 2011
    8. Panorama 2011
    9. Panorama 2011
    10. Panorama 2011
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Yazı dizileri

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    2. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    3. Nijer'de hayat yine de güzel
    4. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    5. Para içinde yüzen bir adam
    6. Kültür başkenti Kuveyt
    7. Kongrede gözyaşlarımıza hakim olamadık
    8. Kuveyt Kalkınma Sandığı bölgenin can simidi
    9. Petrolle ilgili politikalar devletlerin siyasetleridir
    10. Erbakan'ın vefatı İslâm dünyası için büyük kayıp
    1. Para içinde yüzen bir adam
    2. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    3. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    4. Nijer'de hayat yine de güzel
    5. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    1. Para içinde yüzen bir adam
    2. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    3. Nijer'de hayat yine de güzel
    4. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    5. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Röportajlar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    2. Müslümanlar dünyada söz sahibi olacak
    3. Kıbrıslı Türkler'in sabrı taşıyor
    4. Görsel Yönetmenimiz Bilal Ay ile Milli Gazete'nin yeni yüzüne dair
    5. Ölülerimiz bile mağdur oldu
    6. Çözüm konfederasyondur
    7. 1.5 milyarlık dev uyanmalı
    8. Avrupa'nın krizi, hak edilmeyen refahın faturası
    9. Noel’e değil Fethe koşuyoruz
    10. Müslümanlar uyanıyor
    1. Ölülerimiz bile mağdur oldu
    2. Büyükelçiliğe müdahale Türkiye'ye meydan okumaydı
    3. Dünya müslümanları birleşirse Keşmir kurtulur
    4. Batı'da ahlak Doğu'da terör sorunu var
    5. PKK profesyonel yardım alıyor
    6. Avrupa batışın eşiğinde
    7. Korsanların o kadar gücü yok
    8. 1.5 milyarlık dev uyanmalı
    9. Müslümanlar dünyada söz sahibi olacak
    10. İmece sistemiyle tüm krizleri yenebiliriz
    1. Korsanların o kadar gücü yok
    2. Kapitalizm, kendi krallığını yok ediyor
    3. Batı'da ahlak Doğu'da terör sorunu var
    4. PKK profesyonel yardım alıyor
    5. Dünya müslümanları birleşirse Keşmir kurtulur
    6. Sultanların sohbete katıldığı dergah
    7. "Yine Yeniden Milli Görüş"
    8. İmece sistemiyle tüm krizleri yenebiliriz
    9. 'Sultan baba' rahmetle anılıyor
    10. Avrupa batışın eşiğinde
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek