Daha önce Türkiye‘de öğretim üyeliği yapan ve 1993‘ten beri ABD‘nin Princeton Üniversitesi Osmanlı ve Modern Türk Tarihi Bölümü‘nde Atatürk profesörü olarak görev yapan Heath Lowry, Türkçe olarak verdiği konferansta, son yıllarda Balkan ülkelerinde yaptığı araştırmalarda elde ettiği belgeleri ve bulguları anlattı. Daha önce birçok kez araştırma yapmak üzere Bursa‘ya geldiğini ve artık kendini Bursalı gibi hissettiğini belirten Prof. Dr. Lowry, yeniden Bursa‘da olmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.

Uludağ Üniversitesi öğretim üyelerinin yanı sıra Bursa‘daki yerel tarih araştırmacıları ve yazarların da ilgiyle dinlediği konferansta Lowry, Osmanlıların Anadolu‘nun dörtte üçüne hakim olmadan Balkanlar‘da zaten imparatorluk kurduklarını, bunu da Osmanlı tarihi açısından çok önemli gördüğünü vurguladı. Her şeyde olduğu gibi bir devletin temellerinin en önemli şey olduğunun altını çizen Lowry, "Çünkü eğer benim ileri sürmeye çalıştığım tez doğruysa yani bu devletin temellerine de bakmak lazımsa o zaman bu temelleri Balkanlar‘da bulacağız demektir. Osmanlılar 1326‘da Bursa‘yı alarak başladılar, ama hemen sonra Balkanlar‘a yayılmaya başladılar. Ben de bundan yola çıkarak, Meriç‘ten Adriyatik denizine kadar araştırmaya karar verdim. Beş senede 12 kez Batı Trakya ve Doğu Makedonya‘ya gittim. Gördüm ki, 1288‘de Balıkesir‘de doğan ve Vardar Yenice‘de 1417‘de ölen Gazi Evrenos her yere kervansaray yaptırmış ve damgasını vurmuş. Şimdi ayakta kalan yapılardan ve onun aile şeceresinden bir şeyler öğrenmeye çalışıyoruz. Bugün Bursa‘da bile 17.- 18. kuşaktan Evrenosoğulları yaşıyor. Onların dedeleri de mübadele sırasında aileye ait bazı belgeleri ve eşyaları Topkapı Sarayı Müzesine teslim etmişler. Şimdi ben bunları da araştıracağım" diye konuştu.

Geçici gelmedik, kalıcıyız

Osmanlıların gittikleri her yere hanlar, kervansaraylar, camiler vb. gibi yapılar yaparak, "Biz buraya geçici olarak gelmedik, kalıcıyız" şeklinde mesaj verdiklerini savunan Prof. Dr. Lowry, ne yazık ki o dönemde Balkanlar‘da çeşitli milliyetçilik akımları nedeniyle Osmanlı‘nın bıraktığı izlerin bazı yerlerde silindiğini kaydetti. Lowry, "Bu da enteresan bir konu. Şimdi Türkiye‘ye, İstanbul‘a gelen turistler Bizans yapıtlarını görüyorlar, oysa İstanbul 550 yıldan beri Türklerin elinde, Türk şehri, ama bunların hepsini korumuş. Camiye çevirerek cami olarak korumuş ama korumuş. Kariye Camii, bir Ayasofya var örneğin. Maalesef Balkanlar‘da bazı yerlerde böyle şey görmüyoruz. Osmanlıların Balkanlar‘da kurduğu şehirleri tesbit etmekte bile güçlük çekiyoruz, çünkü gerçekten fiziki kalıntıları dahi kalmamış" dedi.

1983-1993 yılları arasında Washington‘da Türk Etütleri Enstitüsü‘nü de kurmuş olan Prof. Dr. Heath Lowry, Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi, 15. Yüzyılda Osmanlı Gerçekleri: Ege‘de Limni Adasındaki Hıristiyan Köylülerin Hayatı, Erken Dönem Osmanlı Devletinin Yapısı, Seyyahların Gözü ile Bursa adlı kitapları bulunuyor. Konferansın ardından Rektör Prof. Dr. Mete Cengiz, Lowry‘ye teşekkür ederek, İznik Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin geleneksel desenlerle süslediği çini tabağı armağan etti.

Muhabir: Haber Merkezi