Bu ülkede akıl hocası çok. Tunus'un, Mısır'ın yerini haritada bulmakta güçlük çekenler dahi döktürüyor kartel gazetelerinde.
"Türkiye'yi örnek alsınlar!"
Tunus'u peşpeşe ziyaret eden iki Cumhurbaşkanı Türkiye'nin Cumhurbaşkanları değil mi idi?
Onlarla gidip gelip Tunus zulmü öven gazeteciler, Türkiye'nin gazetecileri değil mi idi?
İkna odaları uygulamasını kimden örnek aldı Türkiye'nin üniversite hocaları? Tunus'tan değil mi?
Peki, nasıl olacak da Türkiye onlara örnek olacak?
Bugünlerde Meclis'te de konuşulan Demirel devri icraatı "ikna odaları" ile ilgilendirilmesi serbest olsun diye bir misal verelim yakın tarihimizden.
Rahmetli Mehmet Akif bir cuma günü Beyazıd Camii şadırvanında abdest alırken görünce Ağaoğlu'nu; demiş ki:
"Hey Ağaoğlu! Senin kafirliğin de riya imiş."
Gitsin ama nereye?
- Mübarek, neden bu kadar direndi?
- Hazırlıksız yakalandı. Londra'ya kaçan oğlu ne kadar götürmüşse artık..
- Sadece para meselesi mi?
- Gidilecek yer de önemli elbette. Lâkin buraya gel diyen oldu da gitmediler mi?
GÖnderenlerİn Genel BaŞkanI
CHP'yi güçlendiren yeni transferlerden Süheyl Batum'un "kağıttan kaplan" ordu tanımına tepki vermiş Kılıçdaroğlu:
"Bizim partide orduyu genel başkan eleştirebilir."
Mesele genel başkan sıfatı ise...
Süheyl Batum'u oraya gönderenler, "Biz onu genel başkan olması için yetiştirdik" dememişler mi idi?
Montaj otomobil ya da demokrasi
Bu ülkedeki bir otomobil montaj fabrikasının 40 yaşına ermesi kutlanırken, devrin başbakanı Demirel de konuşturulmuş.
"1965 seçimlerinde 4 şey vaat etmiştim. İstanbul Boğazı'na köprü, Keban Barajı, Televizyon, otomobil."
1960 ihtilalinden sonra yapılan ikinci seçimdir 1965 seçimleri. Çoğunlukla ve tek başına iktidara getirilen AP'nin genel başkanının vaadi bunlar. Demokrasiyi bu ülkeye yerleştireceğiz, ihtilallerin olmaması için tedbirler alacağız ve geçmiş ihtilalin hesabını soracağız gibi bir vaad niçin yok dersiniz?
Demokrasi bu ülkeye getirilen yayını masraflı siyah-beyaz televizyonlar kadar gerekli değil mi idi?
İhtilallerin olmamasını istemek, ihtilallerin olmaması için yasal düzenlemeler yapmak çoğunluk iktidarının görevi olmaz mı? Hem de ihtilalden sonra getirilen, ihtilale muhalif insanların partisinden beklenmez mi bu?
Fakat 1969 seçimlerinden de iktidar olarak çıkan AP'nin genel başkanının aklına gelmez. Ya da başka bir hesabı vardır. Diyor ki: "12 Şubat 1971. Tofaş'ı açtık. Bir ay sonra 12 Mart 1971'de muhtıra geldi."
Kimse sormuyor: O muhtıranın gelmemesi için ne yapmıştın? Demokratik hak isteklerine verilecek tek cevap "inceldiği yerden kopsun" mu olmalı idi? Protesto hakkını kullananları niye kışkırttın "yollar yürümekle aşınmaz!" Diyerek.
Demokrasiyi tartışan bir Meclis'ten daha mı çok tercih ediliyordu, idamları/yasakları tartışan bir Meclis? "Diyanet İşleri Başkanlığı bizim nazarımızda Kadastro Genel Müdürlüğü gibidir," demekle seçmenini yaralarken, hangi masonik duygusunu tatmin etmişti iktidardaki AP?
Bin yıl sürmesini istediği 28 Şubat'a yol veren, organizasyonunu sağlayanDemirel'in, montaj sanayicisi Koç'a destek verdim, demesi kadar, bu ülkenin demokratik bir ülke olmasını isterdim, demesini de duymalı idi bu ülkenin insanları.
YAVRUM MESUT VE THE ŞAPGALI BABA
NURLU SÜLEYMAN MÜBAREK DEĞİLDİR!
- Alo the Şapgalı baba duydun mu? Sana söylüyorum be Mübarek adam duydun mu?
- Neyi duydum mu yavrum Mesut? Binaenaleyh bana Mübarek deme. Fevkalade kastın mı var?
- Lafın gelişi söyledim yahu. Mübarek de kaçmış.
- Mübarek olsun, mübarek olsun! Binaenaleyh bizimle ne ilgisi var? Duyan da bizim eve kaçmış sanacak.
- Şöyle ilgisi var the şapgalı baba. Obama "Bu başlangıç", demiş yahu.
- Neyin başlanıcı yavrum Mesut? Binaenaleyh bizde 28 Şubat var. Fevkalade tedbirliyiz. Daha dokuzyüz küsur yılımız var.
- Obama yalan mı söyledi yahu?
- Ceviz oynamaya gelsin obama. Binaenaleyh sıraya dizmek onun işi değil, fevkalade zordur.
- Benden söylemesi the şapgalı baba. Haberin olsun yahu.
- Kimden haberim olacak yavrum Mesut? Binaenaleyh kimin benden haberi var? Arayıp soranlarım fevkalade azaldı yavrum Mesut.
- Ben arıyorum seni the şapgalı baba. Senin gibi bir adama baba dedik yahu.
- Beni kartel patronu ile karıştırma yavrum Mesut! Binaenaleyh ona git o karıştırsın..
Bana Tunus'u anlat
Bİn Ali yasaklamada çok başarılı diyerek Tunus'u yol eden Demirel ve A. Necdet Sezer'e niçin kamera tutmuyor kartel medyası?
Dünyanın ilk beşyüz sıralamasında hiç üniversitesi olmayan ülkemizin atanmış rektörlerinin ellerinden tutarak Bin Ali yönetiminden ders aldıran Demirel ve A. NecdetSezer'in bir diyecekleri olmalı bu ülkenin insanlarına.
Ne yazık ki kartelleşmiş bir medya var ülkemizde.
Yoksa gereği yapılmaz mı idi?
Birbiri ile yarışan gazetelerde seri röportaj başlıkları: "Filan üniversitemizin rektörü hayranı olduğu Bin Ali'nin kaçmasını hâlâ anlayamadım, diyor."
Bir başkası: "Biz onu üniversitemize davet ederek bir küçük ikna odası maketiyle ödüllendirmek isterken, gitti, yazık etti."
Ve en önemlisi Demirel'in Diyanet İşleri Başkanı M. Nuri Yılmaz'ın röportajı olabilirdi: Yassıada'da kumandan bendim, diye övünen Tarık Güryay vezninde anlatamaz mı Tunus izlenimlerini. Karısının dahi "Gerizekalı" dediği Bin Ali Müslümanlığını öne çıkararak...
Sahi, şimdi nerde sayın M. Nuri Yılmaz?
Temizlikçi CHP
"KaĞIttan kaplan" sözünün tepki alması üzerine "Ben CHP geleneğini bilmiyordum" diyen Süheyl Batum, aslında CHP geleneğinin tam gereğini yapmıştır.
50 yıl önce çizilen bu karikatürdeki gibidir CHP geleneği. CHP'liler şartları oluşturacaklar, ordu gelip ihtilal yapacak, CHP'nin dediğini yapacak.
İşte Süheyl Batum da bunu anlatıyor. Şartları oluşturmak için çok uğraştık. Nerde kaldı ihtilal?
Genlerindeki demokrasi anlayışı böyle CHP'lilerin. Neden kızıyorlarSüheyl Batum'a.
Elli yıllık yalan!
Mübarek'in İsviçre bankalarındaki parası dondurulmuş. Otuz yıl kendi yönettiği bir ülkenin bankalarına/kurumlarına/insanlarına güvenmemenin tescil edilmiş en güzel örneğidir bu. Bırakın vatan sevgisi nutuklarını...
Bir ülke iyi yönetilemiyor olabilir. Lakin acı olan iyi yönetemeyenlerin yiyemediklerini bir başka devletin kasasında/bankasında saklamalarıdır.
Sokak bunu öğrendiğinde harekete geçer. Yalanı dahi insanların tavır koymasına yeter. Tıpkı bu ülkede 50 yıl önce yaşanılanlar gibi...
Menderes ve arkadaşlarına günümüzün Bin Ali'si, Mübarek'i muamelesi yapan ihtilal medyasının bu karikatürlerini görünce insan 27 Mayıs'ın hesabını sormayan/sormaya cesaret edemeyen partilerle birlikte yaşadığına üzülmez mi?
Sayfamızı sevenler, beğenenler, bir diyeceği olanlar, katkı vermek isteyenler...
info@necatituncer.com
adresinden bize ulaşabilirler...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Karikatür:Halil Eser / Türkiye
Etiketler:



