Hedefimiz Orhun Müzesi... Türkiye devleti 6.5 milyon dolar harcayarak buraya müze yapmış. Kültigin ve Bilge Kaan anıtlarını burada koruma altına almış.
Elin Avrupalısı neden Türklerin geçmişini araştırıyor acaba?.. Neden milyonlarca dolar harcıyor bu yolda?..
İşte bu noktada TİKA'ya büyük iş düşüyor. Orta asya'da iki farklı alfabe kullanmışız. İlki Göktürk alfabesi ki, örnekleri Orhun Abidelerindedir. İkincisi ise Uygur alfabesidir. Moğolların bugün kullandığı alfabe de Uygur alfabesinden Cengiz Hanın emriyle üretilmiş.
Türklerin yoğrulduğu, harman olduğu yer Orhun vadisidir.
Hedefimiz Orhun Müzesi... Türkiye devleti 6.5 milyon dolar harcayarak buraya müze yapmış. Kültigin ve Bilge Kaan anıtlarını burada koruma altına almış.
Eski Orhun Nehri yatağı boyunca iki parça antik kalıntı bölgesi vardır. Biri Karabalgas şehri ki Uygurlara başkentlik yapmış. Diğeri ise Karakurum şehridir. Moğollara başkentlik yapmış. Orhun Vadisi tarih konusunda büyük hazinedir. Burada, bilinen ilk türk devleti olan Hunlara ait mezar kalıntılarına rastlanır.
Bu zenginliği yüzünden Orkun vadisi UNESCO tarafından DÜNYA MİRASI listesine alınmış.
Orhun Müzesi için Türkiye hiçbir fedakarlıktan kaçmamış, Çin ve Moğol mimarı sitili ile muhteşem bir müze binası yapmış. Müze binası ile Kültigin ve Bilgi Kaan anıtlarının orijinal yeri arasında 500 metrelik mesafe var. Kitabeler buradan müzeye taşınarak, yeni koruma altına alınmış.
Anıtın içinde de başka bal bal mezarları ve kitabeler var. Fakat müze bu haliyle bom boş gözüküyor. Burada TİKA'ya büyük iş düşüyor.
Göktürklerin Başkenti Karakurum şehrindeyiz
Bu coğrafyayı yeşerten Orhun ırmağı Karakurum şehrinin hemen yanı başında Ötüken ormanlarından doğarak, Moğolistan içerisinde 1400 km yol kat ettikten sonra Rusya sınırlarında Baykal ırmağına dökülüyor.
Dağların eteğinde ırmağın kenarında yemyeşil düz bir alanda kurulan Karakurum şehri Göktürk, Uygur ve Moğol İmparatorluklarına başkentlik yapmıştı. Şehir, İpek yolunun da birleşme noktasıydı. Bugün O ihtişamlı impatorluk şehrinden geriye sadece 7 bin nüfuslu kasaba kalmış.
Karakurum ile Ulanbatur arası yaklaşık 400 km. Karayolu sağlıklı olmadığı için 8-10 saatte ancak gelinebiliyor. Uçak seferleriyse pahalı... Bu sebeple Moğolistan'a gelen birçok Türk Orhun Abidelerini ve müzelerini görmeden Türkiye'ye dönüyor.
Karakurum şehrinin hemen yanı başında Ötüken ormanlarından doğan Orhun nehrinin kenarındaki çadır tesislere geliyoruz. Amacımız Cuma namazı kılmak.
Hazırlıklarımızı yapıp Orhun nehri kenarında, atayurtta Rabbimize yöneliyoruz.
Milletimizin dirlik ve düzeni için dualar ediyoruz.
Orhun nehri kenarında, suyun sesini dinleyerek uyumak çok güzel bir duygu...
Şimdiki Karakurum'un, eski, İmparatorluklar şehriyle bir alakası yok. Zira şehrin orijinal yeri hala belli değil.
Tarihi Karakurum şehrinden geriye kalan Erdenazu Budist tapınağı. Mabetten çok tipik görüntüsüyle adeta bir kale gibi.
Ancak bir sürprizle karşılaşıyoruz. Cengiz öncesinden kalma 17 camiden birine ait muhteşem bir taş kitabe adeta bize hoş geldin diyor.
Erdenizuu müzesi
Müze kare planlı ve sivri surlarla çevrilmiş. 1585'te inşa edilmiş. İçinde çok eski binalar bulunuyor. Dev Buda heykelleri, Buda'nın yardımcıları, şeytan figürü, Budizm dinini sembolize eden resimler... 108 tane heykel var tapındıkları...
Bu tapınakları tek tek gezip, belgesel çekiyoruz. Bizim dışımızda birçok Avrupa ülkesinden Çin ve Kore'den turistler var. Türkiye'den çok az turist geliyor. Moğolistan'ı yılda 100 bin turistin ziyaret ettiğini öğreniyoruz.
1939'da Moğol Komünist lider KHORLOGİİN CHOİBALSAN tapınakları yıkmış, rahipleri öldürmüş. Çok ilginçtir Stalin tarafından durdurulmuş bu yıkım. Çünkü milyonlarca Müslüman Türk, Stalin tarafından öldürülüp Sibirya'ya sürgüne gönderildi. Kırım, Ahıska gibi Türk yurtları boşaltılıp yerine Hıristiyanlar yerleştirildi.
Tarihi Karakarum ve Karabalgas şehrinde belgesel çekiyoruz
Orhun nehrinin doğduğu yere 4x4 bir jeeple gidiyoruz. Zaman zaman aracımızdan inerek Orhon ırmağından elimizi yüzümüzü yıkayarak serinliyoruz. Tabiatta el değmemişliğin verdiği bir özgürlük yaşanıyor. Birçok yaban hayvana rastlıyoruz. Kartalla ördek yavrularının arasında geçen ölüm kalım mücadelesi...
Orhun ovasında kurulmuş ve Uygur imparatorluğuna başkentlik yapmış Karabalgas şehrine yöneliyoruz. Şehrin kalıntıları ve surları uzaktan saray gibi gözüküyor. Bir zamanların mamur şehri Karabalgas'tan geriye bu harabe ve perişanlık kalmış.
Orhon vadisi ve Ötüken'den Moğolistan'ın başkentine dönüyoruz. Yolumuz üzerinde Tuz (Tuul) Nehri civarında Göktürkler döneminden kalma balbal adı verilen yüzlerce balbal mezar taşı dikkatimizi çekiyor.
Bu bölge dünyanın Büyük Sahra Çölünden sonra ikinci büyük çölü olan Gobi çöl ününde başlangıç noktası. Buradada belgesel çekimlerimizi tamamlayarak kültür ve medeniyet tarihimize vefa borcumuzu ödüyoruz.
Moğolistan'da İslam medeniyeti
3 milyon nüfuslu Moğolistan'da 300 bine yakın Müslüman yaşıyor. Moğolistan İslam Kültürleri Merkezi Birliği 300 civarında yatılı talebe okutuyor.
Moğolistan Cumhurbaşkanın dini danışmanı olan İslam Kültür Merkezi Birliği Genel Başkanı Batırberk Hadis beyin verdiği bilgiye göre başkent Ulanbatur'da dört Cami var. Bazı islam ülkeleri'nin desteği ile Cengiz Han'dan 800 yıl sonra minareli büyük bir cami yapılması sevindirici. Moğolistan genelinde 45 cami bulunuyor. Bu ülkedeki Müslümanlar daha çok Çin'in Doğu Türkistan sınırında ki Bayan Ölgey şehrinde yaşıyor.
Moğolistan'a veda vakti geldi. Elveda Orhon vadisi. Elveda Altaylar ve Ötüken diyarı. Elveda Hunlar. Göktürkler ve Uygurlar. Elveda Karabalgas ve Karakurum şehirleri. Elveda kültür ve medeniyet tarihimizin yazılı tabu senetleri Orhon Abideleri'nin bulunduğu kültür coğrafyamız, elveda...
Bilge Kağan'ın nasihatlerine kulak vermek
Bilge Kağan anıtında özetle şöyle bir ikazda bulunuyor milletine... "Tahta oturduğumda, milletimin adı yok olmasın, töre yok olmasın diye gündüz oturmadım, gece uyumadım. Milletimi kalkındırayım, besleyeyim diye; kuzeye, güneye ve doğuya on iki büyük sefer yaptım. Yoksul milleti zengin kıldım. Az milleti çoğalttım.
Türk, Oğuz Beyleri, Milletim, işitin!
Üstte mavi çökmese, altta yağız yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir?
EY TÜRK TİTRE VE KENDİNE DÖN!.."
-BİTTİ-


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: İsmail Kahraman / Türkiye
Etiketler:



