Allah Resulünün uzak durduğu üç şey! "Allah Resulü şu üç şeyden; Gereksiz tartışmadan, çok konuşmaktan ve kendisini ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olmaktan titizlikle uzak dururdu."
Efendimiz (sav)'ın, sükûtu hikmet, sözleri ise ibretti. Lüzumsuz tartışmayı sevmez, haklı bile olsa tartışmayı terk eden kimsenin cennetin ortasına nail olacağı müjdesini verirdi. Buyurmuştur ki; "Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir"
Kimseyi kötülemezdi, yıkıcı değil yapıcı idi
"Allah Resulü, insanlarla ilgili şu üç husustan titizlikle sakınırdı: Hiç kimseyi kötülemez, kınamaz ve gizli kusurlarını araştırmazdı. Sadece yararlı olacağını ümit ettiği konularda konuşurdu"
Sevgili Peygamberimiz (sav), irşad ve ıslah için gönderilmişti. Birisine yönelteceği tenkit de yıkıcı değil yapıcı olurdu. Özel hayatı ilgilendiren kusurları deşifre etmek yerine, bu kusurların giderilmesi için gerekli manevi alt yapıyı hazırlamakla yükümlü idi. Toplumda yaşanan eksikliklere genel ifadelerle temas ederdi.
O konuşunca herkes susardı
"Allah Resulü konuşurken, O'nun meclisinde bulunanlar, sanki başlarının üzerine kuş konmuşçasına hiç kımıldamadan dinlerlerdi. O susunca da konuşmak isteyen söz alırdı."
Efendimiz ile birlikte İslam'ın ilk döneminde yaşayan, O'nun özel eğitiminden geçen ilk nesil O'nun sünnetini ve hayat anlayışını en güzel şekilde tesbit etmişlerdi. Edep Peygamberinden sabah-akşam edep dersi alan örnek nesil 'sahabe' elbette edepte bize olacaktır.
Ashabının, O'nun huzurundaki durumunu tasvir edenler, son derece edeple ve sessizce onu dinlediklerini anlatmak üzere 'sanki başlarının üzerine kuş konmuşçasına hiç kımıldamadan O'nu dinlerlerdi' ifadesiyle anlatırlardı.
O'nun huzurunda söz almak isteyenler, O sözünü bitirince söz alırlardı. Aradaki samimi diyalog sebebiyle O'na gayet rahat soru sorabilirler, ama hiçbir zaman edebi ihmal etmezlerdi.
Huzurunda tartışma yapılmazdı
"Allah Resulünün ashabı, O'nun huzurunda konuşurken birbirleriyle asla ağız dalaşında bulunmazlardı"
Sevgili Peygamberimiz, gereksiz tartışmalardan hoşlanmazdı. Hele huzurunda tartışma yapılmasına hiç müsaade etmezdi. Peygamberimiz, huzurundaki gereksiz tartışma, onların helak olmalarına sebep olabilirdi.
Böylesine üstün bir edeple yetişen sahabe, O'nun huzurunda birbirleriyle tartışmazlardı. O'nun sorularına "Allah ve Resulü daha iyi bilir" diye cevap verirlerdi.
Huzurunda herkesin sözü dikkatle dinlenirdi
"İçlerinden birisi, Allah Resulünün huzurunda konuşurken, o sözünü bitirinceye kadar diğerleri can kulağıyla konuşanı dinlerlerdi. Allah Resulünün nezdinde, onların hepsinin sözü, ilk önce konuşanın sözü gibi ilgiyle karşılanırdı"
Herkese ayrı bir değer, ayrı bir önem veren efendimiz (sav) herkesin sözünü dikkatle dinlerdi. Ashabı da birbirlerinin sözlerini kesmez, konuşmalarına müdahale etmezlerdi.
Onlar, İslam medeniyetinin öncü kuşağı idiler. Her konuda oldukları gibi, insani ilişkiler konusunda da model toplum oldular. Tarih boyunca rahmetle anıldılar ve rahmetle anılacaklardır.
Birlikte olduğu kişilerle uyumlu idi
"Allah Resulü, ashabının güldüğü şeylere güler, onların hayret ettikleri şeylerde kendisi de hayretlerini ifade ederlerdi."
Efendimiz, Kuran ifadesiyle 'içinizden, sizden bir elçi' idi. Herkesin yediğini yer, herkesin içtiğini içerdi. Herkes gibi giyinir, herkes gibi yaşardı. Onun giyiminde sadelik ve temizlik hâkimdi. O'nun insanlardan farklılığı sadece ruh, gönül vicdan farklılığı idi. Herkesin konuştuğu konulara o da katılır onların güldükleri şeylere O da gülerdi.
Aşırı övgüyü kabul etmezdi
"Allah Resulü, ancak yapılan iyiliğe denk düşen ve dalkavukluğa kaçmayan övgüleri kabul ederdi"
Efendimiz, kendisini "kuru ekmek yiyen Kureyşli bir kadının oğlu" olarak takdim eder, sürekli Allah'ın kulu olma şuurunu aşılardı. Güzel Kuran okuyan Ebu Musa el Eş'ari, Übeyy bi Ka'b ve Abdullah b. Mesud gibi sahabelerin güzel Kur'an tilavetini takdir ederdi. Ancak hiçbir zaman aşırı övgüde bulunmaz, aşırı övgü yapanları kabul etmezdi.
Aşırı övgü yapanların, övdükleri kişiyi kör testere ile kesmiş gibi olacaklarını söylemişti. "Sizi yüzünüze karşı aşırı derecede övenlerin yüzlerine toprak saçın" buyurmuştu.
"Aramızda yarın ne olacağını bilen peygamber vardır" diye kaside okuyan kişiyi hemen uyarmış ve: "Yarın ne olacağını Allah'tan başka kimse bilemez" demişti.
Hiç kimsenin sözünü kesmezdi
"Allah Resulü, haddini aşmadığı müddetçe hiç kimsenin sözünü kesmezdi. Eğer huzurunda haddi aşacak şekilde konuşan olursa, o zaman ya o konuşanı susturur ya da o meclisten ayrılmak suretiyle ona engel olurdu"
Kaynak: Dr. Halil İbrahim Kutlay / Peygamberimizin gençliğe yaklaşımı


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



