Bismillahirrahmanirrahim Âlemleri yaratan, yaşatan, yöneten Rabbimize hamd, her şeyi tanzim edici, âlemlere rahmet Peygamberimize salât ve selam olsun.
Adaleti ile ün yapmış, İslam'ı kabul edenlerin kırkıncısı Hz. Ömer hayatı boyunca hep mazlumların yanında yer almıştır. Peygamberimizin yanından hiç ayrılmamış ve İslam'ın tebliğ ve hâkim kılınmasında hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır. İslam'a girdiği haberinin müşriklere ulaşmasını sağlayan Hz. Ömer tehditleri karşısında da boyun eğmemiştir. Geliniz bu olayı oğlundan birlikte dinleyelim.
İbni Ömer (r.a.) anlatıyor: Hz. Ömer (r.a.) İslam'a girince çevresindekilere sordu: Kureyş içinde en çabuk söz ulaştıran kimdir? Cemil b. Mamer el Cemhi'dir' dediler.
Babam onun yanına gitmek üzere yürüdü. Ben de peşinden gittim. Ne yapacak diye bakmaya başladım. Babam, Cemil'in yanına vardı. Ona: Cemil, biliyor musun, ben Müslüman olup Muhammed (s.a.v)'in dinine girdim dedi. Hz. Ömer bunu söyler söylemez Cemil elbisesini sürükleyerek kalktı. Biz de onu izledik. Mescid-i Haram'ın kapısına vardı ve Kabe'nin çevresindeki toplantı mahallelerinde oturan Kureyşlilere sesinin çıktığı kadar bağırdı: Ey Kureyş topluluğu beni dikkatlice dinleyiniz! Hattab oğlu dininden dönmüş!
Cemil'in arkasında bulunan Hz. Ömer: Yalan söyledi! Ben Müslüman oldum, Allah'tan başka ilah ol-madığına, Muhammed (s.a.v)'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şahadet ettim' dedi.
Hz. Ömer sözünü bitirir bitirmez oradakiler Hz. Ömer'e hücum ettiler. Öğleye kadar birbirleriyle kavga ettiler. Hz. Ömer yorulup oturunca, onun başına dikildiler.
Hz. Ömer onlara: Aklınıza ne geliyorsa yapın. Allah'a yemin ederim ki, eğer üçyüz kişi olsaydık sizinle çarpışır burayı ya biz size bırakırdık veya siz bize bırakırdınız dedi.
Onlar bu durumda iken üzerine bir aba ve süslü bir kaftan giymiş bulunan Kureyşli bir ihtiyar gelip onun yanında durdu ve: Bu haliniz nedir? diye sordu.
Onlar: Ömer dininden döndü dediler.
İhtiyar: Bırakın! Adam kendine bir yol seçmiş, ne istiyorsunuz? Adiy oğullarının ileri gelenlerinin sizi böyle bırakacağını mı sanıyorsunuz? Bırakın onu dedi.
Allah'a yemin ederim ki, hepsi hemen Hz. Ömer'in etrafından uzaklaştılar.
Medine'ye hicretten sonra babama: Babacığım! Müslüman olduğun gün Mekke'de seninle kavga eden insanları senden uzaklaştıran adam kimdi?' diye sordum.
Babam: Yavrucuğum o, As b. Vail es Sehmî idi dedi.
Buhari'deki rivayette şöyledir:
Babam Hz. Ömer, evde endişe içinde bulunduğu bir sırada üzerinde bir aba ve ipekle süslü bir gömlek bulunan As b. Vail es Sehmi, O'na geldi.
As, cahiliye devrinde bizim müttefikimiz olan Sehm kabilesindendi.
Hz. Ömer'e: Ne oldu sana?" diye sordu.
Hz. Ömer: Kavmim Müslüman olduğum için beni ölümle tehdit ediyor" diye cevap verdi. O: Sana hiçbir şey yapamazlar dedi. Bu sözden sonra kendimizi emniyette hissettik.
As evden çıktıktan sonra vadide büyük bir sel gibi akmakta olan insan kalabalığına giderek, şöyle sordu: Nereye gidiyorsunuz?' Onlar da: Dininden dönmüş olan Hattab oğluna gidiyoruz" dediler. O'na hiç bir şey yapamazsınız' dedi. Onun bu sözü üzerine müşrikler geri döndüler. (Kaynak: Muhtasar Hayatüs Sahabe)
Allah, yolunda yürüyenlerin yardımcısıdır. İslam tarihi bunun sayısız örnekleri ile doludur. Bu asrın Müslümanları olarak bu örneklerden kendimiz için dersler çıkarmalıyız. Onların mükellef olduğu şeylerden bizler de mükellefiz. Onların İslam davası için yaptıklarını biz bugün yapmaz isek kurtuluşa eremeyiz.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: İsmail Hakkı Akkiraz / Türkiye
Etiketler:



